1. güzellik ile masumiyetin tek bedende birleşkesi hoş kız. kötü bir oyunculuğu da yok aynı zamanda.
  2. garip tesadüflerin eseriyle karşılaştığım hanımdır. kızar mı bilmem ama yazayım. olur ki daha sonra bu yazı burada olmazsa o kızmıştır ben de silmişimdir.

    tv izlemeyi uzun zaman önce bırakmışsınızdır. eksikliğini hissetmediğiniz gibi bunu çevreye anlatıp gurur da duyabiliyorsunuzdur. işin aslı televizyona çarkıfelek döneminde yasemin koşal'ın beyaz kutuları çevirmesinden beri düşmansınızdır. bilahare düşününce anlarsınız. karşısına geçmekten öte hiçbir aksiyon sergilemediğiniz aletin içinde bütün bir gençliğiniz yatar. karşısında ölen zamana acınır.

    zaman olur büyürsünüz ki el oğlu interneti icat etmiştir. irc damında çile doldurur, icq vaktini tecrübe eder, msnde gençliği ziyan etmeye devam edersiniz. ha yine zaman birşeyler karşısında ölür ama tv bu dönemin ancak ara oyuncusu olur. kendi halinde bişiler göstermeye anlatmaya devam eder. önemli şeyler anlatmadığı zaman çoğu kez yüzüne bakmazsınız.

    yine de internet geldi diye televizyonunu satan insanlar olmaz. zira, o da candır. mutfağa giderken, televizyon zamanı iyi ayarlayıp charlize theron gibi kimseleri gösterir. vaşşşş diye tvnin olduğu odaya girersiniz. veyahut konudaki örneğimizde hazal kaya da gösterilebilir. onda da odaya vaşş diye girilmesinde sakınca bence yoktur. kimbilir kaç kez oha bu kim dedirtip ekran başına kilitledi yurdum gençlerini bu kızcağız.

    her nasılsa bugün ben henüz kim olduğunu idrak edememişken sohbetimize dahil oldu bu hanım. severe tribulence lar küba füze krizi derken ordan girdik burdan çıktık uzun süre. sinirliydi dünyaya... on yedisinde daha iyi bir dünyayı sırf üzerinde yaşayan insanlar için arzuluyordu. onu kesmiyor bunu biçmiyordu benim yaptığım gibi... güçlüydü... güzeldi de. gören kendisini üstünden uzun rüzgarlı yılların geçip eskitemediği ince bir huş ağacına benzetirdi ama kendisine çok az şey söyleyebilirdi. hatta bu hanımın konuşarak yarattığı karmaşadan sonra kullandığımız türkçe karganın gaklayışından daha güzel çıkmıyor*.

    daha genç. şan şöhret gibi kaldırılması güç yükler altında ve fırtınalı düşünceler arasında yükseklere doğru çıkıyor. ama tırmanışı sırasında bir an durup telefonuma süper bi özellik yüklemeyi de ihmal etmiyor ve kendisini taksime kadar bırakmama da müsade ediyor.

    yaşıyormuş bu tip kimseler. umudum artıyor.
  3. gencoda bir bölümde kulağında çalan müziği merak eden kişiye "rammstein * bak dinle" demiştir.fakat ne acıdır ki çalan şeyin rammstein ile yakından uzakdan alakası yoktur.ona çalan şeyin rammstein olmadığı söylenmeli ve tez zamanda live aus berlin konserinden bück dich performansı izletilmelidir. *
  4. kızların daha o yaşlarda bile kocaman bir kadın gibi gözükebildiğinin en büyük kanıtı heralde. 90 lı olduğunu öğrenince şaka sandım 83 lü dür dedim ama değilmiş. hoş yinede
  5. kanal d'de yayinlanmaya baslayacak ask-i memnu dizisinin fragmanlarinda kamera evi gezerken bir kac cercevede resmi gozukur gibi olan ve acaba dedirttiren insan.
  6. besbelli aşk-ı memnu'da, ıtır esen'den yıllar sonra sonra türk dizi tarihinin yeni nihal'i olmuştur kendisi.
  7. aşk-ı memnu fragmanlarında görüp kime benziyor kime benziyor diye düşüne düşüne buldum. kesinlikle sanem çelik'e benziyo bu kız. burnu, gözleri, ağzı hık demiş sanem çelik'in burnundan düşmüş.
  8. aşk-ı memnu'nun ilk bölümü itibariyle, performansıyla usta oyucuların yanında sırıtmamış, aksine parlamış genç oyuncu. fm deyişiyle tam bir wonderkid.
  9. mu camel bir kreasyon.

hazal kaya hakkında bilgi verin