şükela:  tümü | bugün
  • zafer yayınlarının küçük küçük kitapçıklar halinde piyasaya sürdüğü seri.

    takdim

    "hazır cevaplar", çok kullanılan bir tabirle "güldürüken düşündüren" bir özelliğe sahip.
    bu kitap, eski devrilerden günümüze geniş bir zaman dilimi içerisinde vukua gelen, öğretici ve faydalı diyebileceğimiz, insan zekasının varabileceği noktaların, en güzel nüktelerle ifadesidir..
    takdirlerinize sunmakla mutluyuz.
  • (bkz: hazircevap)
  • hallâc-ı mansur'a;

    -kendinize biraz dostça muamele edemez misiniz?
    demişler. şöyle cevap vermiş;
    -bedenim, kendisinden asla hoşlanmadığım bir dosttur.
  • çölde diyojen'e rastladım.
    - gölge et, başka ihsan istemem, diyordu.
  • lafı uzatanlara ne yapmak lazım diye farabi'ye sormuşlar, şöyle demiş;

    - uzun konuşanı kısa dinlemeli.
  • ingiliz kralı, vilayetlerinden birinde seyahat ederken, yolu bir köye düşer. mütevazi bir handa geceler. yemek olarak da bulduğu dört yumurta ile karnını doyurur. hesabını sorunca, on altın isterler.
    - aman! der, kral. burada yumurta kıtlığı mı var?
    han sahibi cevap verir:
    - hayır. yumurta boldur ama kral kıtlığı var.
  • büyük iskender'e:
    -"falan kişiler sizin aleyhinizde konuşuyorlar, onlara gerekli cezayı veriniz ki sussunlar" dediklerinde, kendisinden şu cevabı almışlar:
    -"o zaman onlar,söyledikleri şeylerde haklı olurlar"
  • diyojen çok dar bi sokakta bir adamla karşılaşır. ikisinden biri kenara çekilmeyince geçmek mümkün değildir. adam;
    - ben bir serserinin önünde kenara çekilmem
    der. diyojen, kenara çekilir, gayet sakin,
    - ben çekilirim.
  • cenap şahabettin' e
    - neden şu terbiyesize bir tokat vurmadın? dediklerinde şu cevabı vermiş:
    - eldivenim yoktu, iğrendim.
  • ünlü bir avcının karşısına çıkan pehlivan:
    - yiğit isen, tut da beni yere vur! dediğinde, avcı:
    - ben nişancıyım, tuttuğumu değil, attığımı vururum.