şükela:  tümü | bugün soru sor
  • geçenlerde ilk kez gittim, keşke çok önceden gitseymişim diyorum.

    içeri girip merhaba dediğimde şahin beyefendi gülümseyerek öyle bir merhaba dedi ki, kendimi oranın hatırlı müşterisi gibi hissettim. gidişimiz çok planlı olmadığından rezervasyon yaptırmamıştık. yer olup olmadığını sorduğumda, bize yer ayarlamak için hemen üst kata koşarak yukarıdan bir masa taşıdılar. masamız artık hazırdı. kendi şarapları olan hazzo pulo'dan içmeye başladığımızda, masamızın hemen yanıbaşındaki fasıl çalmaya başlamıştı.
    mekanın güzelliği kadar; servisi yapan garsonların güleryüzü de masayı güzelleştirdi. öyle ki, o an düşünceli olan bir garson beyefendinin dalgın yüzüne, sesimi duyduğunda bir milisaniyede kocaman bir gülümseme yerleşti.

    ve de gecenin oradaki çalışanlara saygımı bir kat daha artıran olayı şu oldu;
    ne kadar limiti kaldığını hatırlamadığım kredi kartım onay vermeyince, beyefendi kibarca, arkadaşlarımın duymaması için eğilerek, "eğer varsa başka bir kart alabilir miyim? yoksa hiç önemli değil istediğiniz zaman verebilirsiniz, lütfen kendinizi çok rahat hissedin, istediğiniz zaman, hiç sorun değil." dedi. ve o an beni kalbimden vurdu.
    yanımda nakit de vardı, başka kredi kartım da. ama duruma böyle incelikli yaklaşması, öğrenci halinden anlaması çok saygıdeğerdi. garson, işletmeci nasıl olur, gelip buradan öğrensinler dedim içimden.

    özetle gecenin sonunda kendimi hep geldiğim bir yerden çıkar gibi hissettim. ama artık hep gideceğim bir yerden çıkıyordum.
  • şahin adlı garsonun şarapla dans ettiği mekan..
    (bkz: şahin abi)
  • garsonların, 13-14 yaşınızdaki şeftali halinizde bile, size büyük saygıyla yaklaştığı, sıcak mekan.. anı saklama kabı..
  • içeri girdiğinizde öyle bir karşılarlar ki sizi, elinizi sıkarlar, gülümserler... "ulan" dersin, "ya bunlar bizi çok fena ütücek, ya da önceki hayatlarımızdan tanıyoruz birbirimizi." tabi ikisi de değildir, adamlar bildiğin kibar insanlar. hele şahin abi, babanın oğlu ilgilenmez seninle o kadar.

    üst kat gerçekten ev gibi. yani bizim ev gibi değil mesela, daha karanlık. ama ben filmlerde öyle evler gördüm, öyle evler var. o evler gibi işte. koyu ahşap rengi, mum ışığı ve şarap. hem şarabı da çok güzel, içimi çok rahat. ayrıca hem işbu entry'de anlatılan hem de yukarıda anlatılanlara göre hesaplı bir yer.
  • etkisinden kurtulmanın kolay olmadığı, sizi geri çağıran huzurlu mekan.
  • önceki gün en son çıkan olmam hasebiyle yaptığımız kısa sohbet akabinde, şahin beyin tuncelili olduğunu öğrenerek hayretlere düçar olduğum mekan.
  • bugün ilk kez giderek test ettiğim mekan. bir kere mekan olarak çok güzel, huzurlu. üst kattaki şahin bey'in kibar ve güzel yaklaşımı çok hoş. fakat üst kat kalabalıklaştıkça sadece kendisi tüm masalarla ilgilendiği için her yere yetişmekte zorlandı ve bizim siparişleri getirdikten sonra bir daha hiç yanımıza uğramadı. bu yönden eksi verdim.

    mekanın kendi şarabı hazzo pulo hoş içimli ve güzel. yunan salatası da iyi, menüde ithal peynir yazıyor ama hiç ithal peynir vermediklerini söyledi, o zaman menüde olması anlamsız. ayrıca sensus ile kıyaslarsak peynir tabağı küçük. spaghetti napoliten ise oldukça vasattı.

    sonuç olarak ortam hoş ve romantik, şarap yanında pek ana yemek sipariş etmeye gerek yok. yemeği dışarıda yiyip şarabı orada içmek daha iyi.

    fiyatlar ise muadillerine kıyasla iyi.
  • taksimde bilmem ne zaman gittiğim viktor levinin sade meyhane olduğunu öğrenince arkadaşın boşver yeaaa hazzo puloya gidelim demesiyle dün akşam kendimizi orada bulduk.
    adının şahin olduğunu az önce sözlükte öğrendiğim garsonun işini aşkla yapışı görülmeye değer.ilgisi alakası kendisi efendiliği herşey 10 numara.şarabın yanına su istediğimizde büyük şişe su getirerek sudan para almıyoruz bol bol için efenim diyip bizi bir hayli güldürmüştür.böyle iyi insanlar hep olsun.
  • kadehteki şarap bitmeden bir yenisi doluyor,peynir tabağı,ince ince yağan yağmur ve keman sesi,hani belki de huysuz ve tatlı kadın o güzel sohbetlerin fonu oluyor.kalabalıklaşsa da gürültüsü yok bu mekanın,duygusu çok.hiç kuşkusuz tüm bunlarda kendi adını taşıyan o güzel şarabının etkisi büyük.
  • kendime kendime mirildandigim sarkinun rumcasini da caldilar ya... obuyorum.