şükela:  tümü | bugün
  • konusunu gerçek bir olaydan alan 1948 yapımı başarılı bir film-noir örneği. polis için çalışan bir telsiz teknisyeniyken ikinci dünya savaşına katılmak için görevinden ayrılan ve asker dönüşü balatayı sıyırıp cinayet işlemeye başlayan zeki bir katil ve onu yakalamaya and içmiş los angeles polis departmanının kovalamaca öyküsü. balatayı sıyırmış dedim zira film boyunca adamın cinayetleri neden işlediğiyle ilgili hiç bir şey söylenmiyor, mantıklı bir neden verilmiyor (ya da ben kaçırdım o kısmı).

    bir de film boyunca arka planda konuşan ve ses tonu tam da o yıllarda sinemalarda savaş haberlerini sunan adamın ses tonunu andıran (bunun nasıl bir şey olduğunu kulağınızda canlandıramadıysanız ntv'de hava durumunu sunan karizmatik abi gibi diyeyim ordan çıkarın siz) bir narrator var. belli ki o tarihte filme ciddi ve belgeselimsi bir hava katsın diye konulmuş bu dış ses olayı ama 2005 senesinden bakınca filme oldukça sevimli ve nostaljik bir hava katıyor.

    lakin filmin en önemli olayı ne senaryosu ne de o karizmatik sesli narrator. filmin olayı her biri kartpostal olabilecek wallpaper olabilecek güzellikteki enfes görüntüleri. durdur bir sahneyi öyle 10 dakka izle, o derece. esasen içinde film noir'in nerdeyse tüm klişelerini barındıran bu filmin bir de o enfes görüntüler ve sürekliyici öyküsüyle casablanca ya da malta şahini ayarında bir klasik olması gerekirdi ama sanırım içinde en ufak bir romantik tad, bir kadın kokusu barındırmadığı için bu fırsatı kaçırmış yazık etmiş kendine. neyse siz yine de bi yerlerde denk gelirseniz kaçırmayın izleyin gözleriniz bayram etsin...
  • haftaya cuma cnbc e de macera filmleri kuşağında oynayacak olan filmdir.
  • demin bitirdiğim film tek kelimeyle muhteşem ötesiydi kara film hastası olarak ilk 5 e rahat sokarım.
  • yarı belgesel tarzını dış anlatıcı sesle destekleyen muazzam bir film noir örneği! kamera açıları ve çekimler gerçekten bir harika. kendinden sonraki bir çok filme ilham kaynağı olduğu da bir gerçek. hatta aklıma ilk gelen iki film; david fincher başyapıtları se7en ve zodiac oldu. anthony mann' in çektiği final sahnesi ise carol reed' in the third man' indeki o ünlü kanalizasyon finalini ve tabii ki orson welles' i hatırlatıyor.