şükela:  tümü | bugün
  • ingilizlerin eskiden kullandıkları, hala geleneği yaşatmak adına bazı bildirilerde kullanılan arkaik seslenme cümlesi.
    "pşştt buraya bakın bi', beni dinleyin!" gibi bir anlamı var.
  • homayoun shajarian'ın subdue albümünün (aynı adı taşıyan filmin soundtrack albümüdür) en bomba parçalarından ahay khabardar (veya ahay xabardar)'ın ingilizce ismi. albümde hem ingilizce, hem farsça isimleri yazılıdır (spotify'da ikisini de yazarak şarkıya ulaşabilirsiniz yani).

    şarkı şurada: https://www.youtube.com/watch?v=2przakt4eye

    orijinal dili farsça olan parça dinledikçe yürek dağlamaktadır.

    (bkz: ahay khabardar)
  • hümayün şeceryan’ın insanda ciğer bırakmayan parçası. en derin ve karanlık yanımı aydınlatan güzellik

    gökyüzünde ne zaman dolunay olduğunu fark etsem -yani ne zaman sert bir dolunaya denk gelsem- bu parçaya düşüyorum. buhran buluyor beni, daralıyorum. şu günlerde yeni bir dolunaya üç var. durumum aynı. zihnim bulanık. cümlelerim dağınık

    bu yeni buhranımda fark ediyorum ki; insan ne yapması gerektiğini biliyor, seziyor. sadece bazen yapmak zor geliyor. bazen...

    malumdur ki dolunay varken gece tuhaf bir aydınlık taşır. aslında gök karanlıktır ancak içinde güçlü bir ışığı barındırır. benim hayatım da böyle. bir dolunay hatırlarım mesela acıdan öldüğüm, sonra yeniden doğduğum. ardından şükrettiğim. iyi ki öldüm dediğim.

    şimdi yeni bir dolunay vakti. ben karanlıkta doğruya tutunmaya çalışıyorum. hayatımın en önemli kararlarından bilmem kaçıncısını vermeye çalışıyorum. bu kez ölmeden, dibi görmeden doğmam gerek. umutluyum. hep umudum hep hûda’m var. dolunayın ışığı aydınlatacak beni. biliyorum. inanıyorum. mecburum

    olmak zorunda. olacak. öyle de oldu