şükela:  tümü | bugün soru sor
  • en kastırıcı isler sıralamasında baslarda yer alacak bi eylemdir kendisi.. artık kafayı yersiniz sonlara dogru.. onu begenir mi, bu onda var mıydı derken afakanlar ustunuze ustunuze gelir.. en kestirme kacıs yolu en guzel hediye kitaptır mantıgıyla hareket etmektir.. bunun dısında hediye alacagınız kisiye bir komplo hazırlayarak onunla beraber alısverise cıkabilir, begendigi biseyi hemen arkasından paketlettirebilirsiniz. hem begendigi biseyi almıs olursunuz boylece..
  • sebepsiz yere de yaparak onem verdiginiz insanlari sevindirebileceginiz eylem.
  • sadece icten oldugunda anlamlanan eylem, degilse almayın kardesim, yuzlesin..
  • insanın başkalarını mutlu etme kisvesi altında kendini mutlu etme çabası.
  • hediye alinacak kisi veya kisilerle araya okyanus girmesi durumunda kisitli secenekler arasinda kalip ne alacagini bilememek.
  • cocukken, ozellikle 11-12 yasina kadar hastasi oldugum, ozel gun falan dinlemeden ne zaman icimden gelse ufak da olsa birilerine aldigim sevindirme ve mutlu etme aparatiydi hediyeler benim icin.hatta ilkokulda yanimda oturan arkadasima bile durup dururken hediye aldigimi hatirliyorum.ne olduysa buyudukce ya ben hediye kavraminin tam olarak ne anlama geldigini unuttum ya da insanlar memnuniyetsiz bir hal aldilar ve bir noktadan sonra hediye almak zorunlu ve cetrefilli bir prosedur olmaya basladi.bu yuzden artik hediye almak yerine bir yerde yemek yada icki ismarlamak gibi caktirmadan yapilan guzellikler tercih ediliyor.
  • hediyeyi teslim etme safhasından önceki son aşama. hediye alınana kadarki yorgunluk, kararsızlık, ve sıkıntı, hediye teslim edildiğinde karşıdakinin mutluluğuyla doğru orantılı olarak sevinç ve huzura dönüşür. ayrıca içten yapılmadıkça hiç yapılmaması gerek.
  • yanlış hatırlamıyorsam ilkokullarda böyle bir şenlik düzenlenmişti. bütün sınıf isimlerini kağıda yazıp bir torbaya atmış sonra herkes torbanın içinden hediye alacağı kişiyi çekmiş ve ismini kendine saklamıştı. sonra da çoğunluk boktan hediyeler aldığı için güzel birşey alan azınlık çok bozulmuştu. sanırım o gün ilkokulda bize hediye almanın ne menem birşey olduğu öğretilmişti. tevekkeli değil sevmem hediye almayı.
  • bir insanın mutlu olmasından kendi mutluluğundan daha çok zevk alanlarda sıklıkla görülen dürtü. filhakika bokunu çıkartmamak lazımdır, "tam sekiz saattir birlikteyiz vee işte hediyeeeen" marallığına girmediği sürece sevdiğiniz insanın hediyesini alıncaki o yüz ifadesini görmek kadar insanı mutlu eden bir şey yoktur. sevaptır, caizdir.
  • yaşını başını almış aile büyüklerine, hele ki bu aile büyüğüne beslenen sevgi sadece kan bağından süzülmüyorsa ve yaşamınızda çok önemli yeri varsa anneannenin/dedenin, hediye almak yıpratır; eritir kişiyi. her yeni yılda, doğumgününde, sadece ona ve size ait özel bir günde, çoğu zaman da yalnızca içten geldiği için binbir özenle seçilip alınan, paketlenen; açılması hevesle beklenen hediyeler bir kaç yıl sonra gene kendi elleriniz tarafından ayırılacak; verilecekler verildikten sonra kalanlar kutulanıp kaldırılacaktır evin ücra köşelerine.