şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir arkadaşıma doğum günü hediyesi aldığım web sitesi.
    anladığım kadarıyla küçük bir ekibin girişimi ama müşteri destek anlayışıyla takdir kazandılar. oluşan bir sorunu kendi inisiyatiflerini kullanarak çözdüler. alışveriş yapacaksanız tercih edebilirsiniz.
  • kesinlikle alışveriş yapılmaması gereken site. yetersiz ve özensiz ambalajdan dolayı sipariş ettiğim ürünler paramparça geldi. yenilerini isteyince sanki lütfediyormuşçasına davrandılar. ürünlerin kargoda hasar görmesi sanki benim suçummuş gibi. yenilerini ertesi gün kargolayacaklarını söylediler fakat üzerinden günler geçmesine rağmen ses çıkmadı. tekrar aradım ve hâlâ kargoya verilmediğini öğrendim. bana haber veren yok tabii. üstüne üslük müşteri hizmetlerindeki h. hanım telefon görüşmesini karşıdakinin sonlandırmasını beklemeden telefonu insanın suratına kapatıyor. nezaketsizlik diz boyu. bunca telefon trafiğinden sonra yeni ürünler tam ve sağlam bir şekilde ulaşacak mı merak içerisinde bekliyorum.
  • yazdığım entry gg sebebiyle şikayet edilip silinmiş. ilahi hediyerengi.com. neymiş efendim hırsız demişmişim. hukuki ispat olmadan hırsız diyemezmişim. e peki madem, ben entrynin sağını solunu düzeltip tekrar gireyim hırsız mı değil mi burayı okuyan kişi kendisi karar versin. bakın ben asla öyle bir şey ile itham etmiyorum. yanlış anlaşılma olmasın. benim ne haddime?

    " insanların ürettikleri eserleri, eser sahiplerine sormadan alıp, kullanıp bardakların falan üstüne basıp satılmaya çalışılan hediyelik site.

    https://twitter.com/…nur/status/1088039664815165449
    https://twitter.com/…cel/status/1088040920862375936

    hukuken hırsızlıkları ispat edilmemiş(henüz) olsa da, üretilen eserlerin içerisinde bulunan imzaların itina ile silinmiş olması, site sahiplerinin ne kadar art niyetli olduğunu yeterince gösteriyor.

    eser sahibi insanlar ethem onur bilgiç ve gökhan yücel zaten dava açıp bu ürünleri satıştan kaldırtacaklar. ama bir eser sahibini böyle uğraştırmaya gerek var mı? şu güzel insanların canını niye sıkıyorsunuz? hiç utanmıyorsunuz değil mi?"