şükela:  tümü | bugün
  • epikuros'un haz felsefesi. turkcesi hazcılık. davranislarini, eylemlerini hazza yonelik surdurme, degerlendirme egilimi. pragmatizmle (bkz: pragmatizm) yakin iliskilidir.
    fakat bir felsefi akim olarak "aydinlanma"dan sonra etkisini yitirmistir.
  • (bkz: hedonist)
  • (bkz: anti hedonizm)
  • yaşam amacının zevk almak ve mutluluktan ibaret olduğunu savunan dünya görüşü
  • "anlık hazzın yanında,
    sonsuzluğun lafı mı olur",
    diyor charles baudelaire... kavafis'e de baudelaire'i onamak düşüyor sadece.
  • (bkz: edony)
    (bkz: africanism)
  • 'yitirmemeye calis onlari,...
    ne denli az olsa da saklayabildiklerin.
    yasaminin sevisme goruntulerini.
    yerlestir onlari gizlice dizelerine,
    yakalamaya calis onlari...
    dusuncelerinde dirildikleri zaman
    ogle pariltisinda ya da geceleri.'

    kavafis'den 'tahrik oldukca'...zira kavafis hedonizm'e sarkastik yaklasir. zevk alinan oldugu kadar aci, huzursuzluk yaratandir da ayni zamanda..
  • hayatın esas gayesini zevk olarak kabul eden öğretidir;hazcılık zevke düşkünlük diye de tanımlanır.
  • iki başlık altında incelenmesi uygundur:

    1- psikolojik hedonizm : insanların psikolojikman yalnızca haz almayı arzuladığını savunan bakış.

    2- ahlaki hedonizm : zevk ve mutluluğu azami hale getirmenin temel ahlaki yükümlülüğümüz olduğunu belirten öğreti.

    ahlaki hedonizm terimi ilk olarak antik yunan filozofu epikuros ile anılır. kendisinden arda kalan menoikeus'a mektup adlı yapıtında hazzın doğasını açıklar ve hayatın kederini (tanrılardan ve ölümden korkuyu) nasıl azaltabiliriz sorusu üzerine tavsiyelerde bulunur.

    orta çağda hristiyan filozofları büyük ölçüde epikuros hedonizmi'nin geçersizliğini ilan ettiler. onlara göre bu felsefe hristiyan inancındaki günahtan uzak durma, tanrı'nın isteklerini yerine getirme ve hristiyan imanının, umudunun ve hayırseverliğinin meziyetlerini geliştirme olguları ile bağdaşmıyordu.

    erasmus gibi rönesans filozofları hazcılığı tekrar canlandırdılar ve bu felsefenin haz üzerine olan vurgusunun aslında tanrı'nın insanların mutlu olmaları dilkeleriyle uyuşur olduğunu savundular. ingiliz filozof thomas more da erasmus gibi hedonizmi dini dini esaslara dayanarak savunur.ütopya adlı eserinde, "bir insanın mutluluğunun temel kısmını haz teşkil eder" demiştir.

    18. yüzyılda, zevk ve mutluluğun ahlaki boyutu francis hutcheson ve david hume tarafından daha sistematik bir şekilde dikkatle incelendi. bu iki filozofun teorileri faydacılık felsefesine ön ayak olmuşlardır.
  • (bkz: epikur)