şükela:  tümü | bugün
  • ismini, japonca barış veya sükûnet anlamına gelen heian kelimesinden alan bu dönem, yönetim açısından tabiri caizse japonlar'ın lale devri olarak anılır. japon edebiyatı tarihçileri ise bu dönemi fazla feminen bulur. zira bu dönemde şiir, edebiyat ve estetik kavramlarının öne çıkmasında ve japon dilinin edebiyat dili haline getirilmesinde kadınların üstünlüğü dikkat çekmiştir.

    estetiğin ön planda olduğu bu dönemin güzellik anlayışı ise günümüz güzellik anlayışından tamamen farklıdır. misal; o dönemde bir kadına "güzel" denilebilmesi için o kadının; yuvarlak, hafif tombul yüzlü ve küçük gözlü olması ve ayrıca kaşlarının tamamını alıp 1-2 santim yukarıdan kalemle kaş çizmesi ve dişlerini siyaha boyaması gerekliymiş.

    aşırı feminen ve estetik bi dönem olan heian dönemi sonlarına doğru imparatorluk-taşra çatışmalarına sahne olmuş ve yerini militarist ve eril bi dönem olarak tanımlanabilecek kamakura dönemine bırakmıştır.

    (bkz: yastıkname)
  • heian dönemi, ya da japonca ismiyle heian jidai, klasik japon tarihinin son dönemidir ve ismini, dönemin başkenti heian-kyo'dan (bugünkü kyoto) alır. heian kelime anlamıyla huzur ve dinginlik demektir. bu dönemde sosyal, kültürel ve dini alanlarda çin etkisi hat safhadaydı. aynı zamanda japon aristokrasinin doruk noktası olarak anılır bu dönem. resim, şiir ve müzik gibi sanatlarda eşsiz bir estetik ve zevk geliştirilmiş, japon soyluları, bu uzun barış devrinde sanatsal faaliyetlerle ilgilenmişlerdi yalnızca. aynı zamanda bu dönemde imparatorluk ailesi gücünü kaybetti ve yönetim, evlilikler yoluyla fujiwaralar, tairalar gibi büyük klanların eline geçti. samuraylar da bu dönemin sonlarına doğru yükseldiler.

    794 yılında, başkent nara'da muazzam bir güce ulaşmış budist tapınağının etkisinden çekinen imparator kammu, titiz bir düzenle inşa ettirdiği heian'ı başkent ilan etti ve dönem böylelikle başladı. bir süre sonra soylu aileler, özellikle fujiwaralar, yönetimde söz sahibi olmaya başladılar, ama onlar da güçlerini korumak için savaşçılara ihtiyaç duydular. böylelikle savaşçı sınıf ilk defa saygınlık kazandı ve ileride feodal japonya'yı yaratacak olan samurayların önü açıldı.

    taira no masakado ve fujiwara no sumitomo gibi soylu, savaşçı klan liderleri otoriteye isyan ettiler, ama başarılı olamadılar. samuray sınıfının şogunluğu beklemesi gerekecekti. högen isyanı ile tairalar sayesinde samuraylar saraya girdiler ve toplumun elitlerinden oldular. taira no kiyomori'nin emri doğrultusunda taira samurayları gösterişli giyinmeye, aydınlarca bilinen çin yazısını öğrenmeye, şiir yazmaya ve tapınaklarda düzenlenen eğlencelere katılmaya başladılar. tairalar da fujiwaraların izinden gittiler, ama genpei savaşı ile yok oldular. daha asker ve disiplinli minamotoların başa geçmesiyle de tokyo merkezli kamakura devri başladı, bu rüya ve güzellik dönemi sona erdi.

    heian şehrinin ortasından bir nehir geçerdi, kötü ruhları akıtıp götürmesi için buna dikkat edilmişti. tıpkı çin'deki tangların başkentine öykünüp inşa edilen eski başkent nara'ya benzer, ama daha büyük çaplı kurulmuştu bu şehir. zaten onuncu yüzyıla dek özgün bir heian kültürü yerine, nara kültürü hüküm sürmekteydi.

    bu dönemde japonya'ya büyük bir huzur hakim oldu. soylular sanatla uğraşıp çiçeklerin açmasını, dolunayı izlediler, savaştan el etek çekerek kalabalık eğlenceler düzenlediler. heian yaşantısını anlatan genji monogatari de, elimize ulaşan, modern anlamda ilk roman olarak kabul edilir.
  • 794-1192 yılları arasında sürmüş olan heian dönemi, japon tarihindeki klasik dönemlerin sonuncusudur. dönem, adını “barış ve huzur” anlamına da gelen kyoto’nun eski adı heian kelimesinden almaktadır ve 794 yılında ellinci imparator kammu tarafından başkentin heiankyou’ya taşınmasıyla başlamıştır. heian dönemi, japon kültüründe nesiller boyunca özenilmiş ve takdir edilmiş yüksek bir kültüre sahip olmasıyla meşhurdur.
  • "imparatorluk başkentinin 784 yılında nara'dan nagaoka'ya, 794'te de oradan heiankyo'ya, yani günümüzdeki adıyla kyoto'ya taşınmasıyla başlayan ve 1192'de kamakura'da askeri hükümetin kurulmasıyla sona eren heian döneminde, (...) ivan morris'in belirttiği gibi, bugün geleneksel japonya denince hemen akla gelen şeylerin, suşi ve soya sosunun, zen budizmle bağlantılı çay seremonilerinin*, çiçek aranjmanı gibi pratiklerin, haiku şiirlerinin, no ve kabuki tiyatrosunun, harakirinin ve özellikle de eril militarist ideolojinin kült figürleri olan samuray ve geyşaların daha ortaya çıkmamış olduğu bir dönem." tuncay birkan - yastıkname (sunuş)

    "ama yine de hakikaten ciddi ölçüde "kadın eli değmiş" bir dönemdir heian dönemi ve benzersizliği de büyük oranda buradan kaynaklanır." tuncay birkan - agy

    "mesela çin'den ithal konfüçyüsçülüğün katı kuralcılığı ve budizmin kasvetli, teni hor gören bakış açısı burada şintoizmin de etkisiyle yumuşatılmıştır. belli günlerde belli yönlere yolcuk yapmayı, tırnak kesmeyi, yıkanmayı vs. yasaklayan çeşit çeşit hurafesiyle ve doğaya kutsallık atfedişiyle şintoizm bu dinlerin soyutluğunu azaltmış, yeryüzüyle irtibatını ve insanların zaafları karşısındaki hoşgörüyü artırmıştır, denebilir." tuncay birkan - agy

    (bu arada heian döneminin güzellik standartları günümüzdekine göre epey farklı. güzellikten anlaşılan yuvarlak, hafif tombul yüzlü ve çok küçük gözlü olmak. ayrıca kadınların kaşlarını tamamen alıp bir-iki santim üzerine kalemle kaş çizmek ve dişlerini siyaha boyamak gibi adetleri var.) tuncay birkan - agy

    "basit bir hapşırık bile
    çıkarır ortaya sevgisi az olanı
    ama gerçekten sevenin çok acı,
    böyle fuzuli şeyden acı duyması!" sei şonagon - yastıkname
    [heian dönemi japonya'sında hapşırmanın batı'da olduğu gibi birçok anlamı vardı. ayrıca biri hapşırırsa ondan önce son konuşan kişinin sözünün yalan olduğu düşünülüyordu.]

    heian dönemi japonya'sında "yasak renkler" koyu eflatun/mor gibi sadece imparator ailesinin veya yüksek saray soylularının giyebileceği renklerdi. açık mor ve ve üzüm moru yasak renkler arasında değildi. (bkz: mor/@ibisile)

    (bkz: aylar/@ibisile)
    (bkz: hototogisu/@ibisile)