şükela:  tümü | bugün
  • hipokrat yemininin türkiye versiyonudur. tıp fakültesinden mezun olanlar hep bir ağızdan şunları söyler:

    hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda hayatımı insanlık
    yolunda adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum,

    hocalarıma,
    saygı ve gönül borcumu
    her zaman koruyacağıma,

    sanatımı
    vicdanımın buyrukları doğrultusunda
    dikkat ve özenle yerine getireceğime,

    hasta
    ve toplumun sağlığını
    baş görev sayacağıma,

    benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma
    ve onları saklayacağıma,

    hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime,

    meslektaşlarımı kardeş bileceğime,

    din,
    milliyet,
    ırk,
    siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının
    görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime,

    insan hayatına,
    kesinlikle saygı göstereceğime,
    `
    baskı altında kalsam bile`,
    tıp bilgilerimi
    insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma,

    açıkça,

    özgürce

    ve namusum üzerine and içerim.

    not: bu andı yetersiz içenler yukarıda koyu ile yazılan kısımlarda bazı sorunlarla karşılaşabilir.
  • bu andı bağırarak okuduğum gün aklımda. kalabalık sınıfımla birlikte, başımda kep, üzerimde cübbeyle, artık hekim olduğum fikrinin üzerimde yarattığı o güzel ve biraz kaygılı duygu ile bu andı okuyordum.

    meslek hayatım boyunca bu andı, önümdeki uzun ve zorluklarla dolu yolda ışık yaptım kendime. işimi sadece meslek değil bir sanat olarak gördüm. onu duygumla, zihnimle, tüm etkileşimlerimle besledim.

    elbette hayatımı bu meslekle kazandım ama birincil hedefim asla para kazanmak olmadı. cebine para koyup evine gönderdiğim bir çok hastam oldu. bir çok hastam bana elleriyle börek açıp, dalından kiraz toplayıp getirdi, karnımı doyurdu; ayaklarım üşümesin diye patik, hamile olduğumu görüp bebeklerime hırka ördüler.

    katili de tedavi ettim, oğlu öldürülen anneyi de; ülkücü de tedavi ettim, kürtçü de; roman da tedavi ettim, cübbeli sarıklı adamı da; mini etekli kadını da, çarşaf giymiş kadını da...hepsine eşit mesafede olmaya hep özen gösterdim.

    önceliğim hep hastamın iyiliği oldu; bazen hastamın yakınına karşı durdum bunun için, bazen hasta yakını ile birlikte çalıştım.

    bugün durup bu mesleğe atıldığım ilk günü düşünüyorum. geçirdiğim yılları...
    dinlemesi çok zor hikayeler dinledim, hasta odadan çıkınca oturup ağladığım günler oldu, bazen çok çaresiz hissettim. fiziksel saldırıya uğradığım zamanlar oldu, masama silah koyup tehdit ettiler, idare tarafından usulsüzlük yapmam için zorlandım, hakaret işittim ve daha neler neler. tüm bu zorlukları bu andın ışığında, alnım ak, sabırla atlattım.

    burada beni okuyan hekim adayları ve yeni hekimler için yazıyorum bu entry'yi. mesleğimiz çok zor, riskli, yorucu, insanı yavaş yavaş tüketebilen bir iş. ama okuduğunuz andı asla unutmayın, bu ant bizim ışığımız, yolumuzu en karanlık anda bile aydınlatıyor.

    sakın ümitsizliğe kapılmayın, zorlukların tümü gelip geçici, ama mesleğimiz dünya var oldukça var olacak, çok kıymetli ve özel bir iş. gün gelecek biriniz hamile bir kadının hayatını kurtaracak, biriniz kopmuş bir eli, diğeriniz birinin böbreğini, ötekiniz intihar etmek isteyen birini. o an yaşayacağınız duygu, dünyanın en güzel duygusu; ölçüsü, karşılığı olmayan bir işi başarmanın sevinci ve gururunu hissedeceksiniz.

    andımızı izleyin, o size hep doğru yolu gösterecek, sizi o güzel duyguya eninde sonunda taşıyacak.
  • bu andı etmeden önce tıpçısındır. sonrasında ise hekim. ama hemen kavrayamiyor insan hekimliği.

    tıpçıyken ön yargıların, peşin hükümlerin olabiliyor. ama hekimken böyle değil dostum. bazen önüne cinayet zanlısı, bazen tecavüz zanlısı, bazen terörist, bazen küs olduğun arkadasın, bazen ekşide doktorlara pervasızca genellemeler yaftalayan biri gelebiliyor.

    hepsine eşit davranmak zorundasın. bu and belki ederken sadece non-koopere olarak tekrarladığın sözler olsa bile o an. gün geçtikçe aklına geliyor cümleleri. davranışlarına yansıyor kelimeleri. kelimelerine dokunuyor manası.