aynı isimde "hekimoğlu" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
1009 entry daha
  • o kadar usta bir oyuncunun (bkz: timuçin esen) hala baston kullanmayı çözemediği dizi.

    orijinalinde sağ bacakta sakatlık varken burada sol bacakta var ama ikisi de sağ tarafta baston kullanıyor.

    house karakterini izlerken bacağın sakatlığı gözünüze batmıyor çünkü hugh lauire hatasız kullanıyor bacağını. otururken, kalkarken, uzatırken, bastonluyken ve bastonsuzken hiç sırıtmıyor.

    orijinaline göre bir diğer sıkıntısı ise (daha önce yazılmış) hekimoğlu’nun eksik kalan mizah yanı. house çok güzel laf sokar, kinayeli konuşur ve metaforları çok iyidir. bizim hekimoğlu biraz daha sinirli bakıyor.

    haricinde diziyi severek izliyorum ve izlemeye devam da edeceğim. beğenmeme timinden değilim yani. dizideki detaylar, odaların dizaynı, kullanılan objeler özenle ayarlanmış. bunu yazarken bir şey daha geldi aklıma. house hep siyah kalem kullanırdı tahtada ve yazısı okunuyordu. *
  • başarılı bulup takip ettiğim uyarlama dizi.

    bu bölüm için konuşmak gerekirse benim için hayal kırıklığıydı. orjinal versiyonda bebeklerin biri ölüyordu fakat bizimkiler herhalde tepkilerden çekindikleri için(ne alakaysa ben de anlamadım) her şeyi gene toz pembeye boyadı.

    rahibe bölümünü uyarla(ya)mayacaklarını hepimiz biliyoruz ama afrika uyku hastalığı ile ilgili bölümü merakla bekliyorum.
  • ilk iki bölümünü çok beğensem de üçüncü bölümüyle birlikte eksikleri göze batmaya başlayan dizidir..

    dizinin süresini kısaltma gibi bi' imkanları yok, olmayacak.. ancak, tek bir bölümü alıp 2 saate yayma mantığını anlamakta güçlük çekiyorum..

    arkadaş, dizi 8 sene oynamış. 176 tane bölümü var, bunca hikaye içeriğini teker teker bölümlere yedirmeye çalışmak gerçekten son derece kötü bir karar.. sonuçta, dünyanın en iyi senaristi de olsa 40-50 dakikalık işi 2 saate uzattığında, o işin bir yerde sıkmaya başlamaması olanaksız. zira, tempo düşüyor..

    tempoyu arttırmanın ve birden fazla ana vaka ile hikayeyi sürekli yüksek tutmanın yolu ise basit. orijinal bölümleri teker teker değil, en azından ikişer ikişer kullanmaları lazım..
  • rakibi dizinin ciddi ciddi çekim kalitesinin fazla olmasına ragmen, rakibi diziye 10 basan yapım.

    zira bu dizide oyuncuya yatırım yapmışlar, senaryoyu direk iyisinden parasını verip almışlar.

    mucize doktor, geldiği nokta itibarıyla aşk dizisine dönüşmüş durumda. hekimoğlu da ise aksiyon sürekli devam ediyor.

    mucize doktor oyuncularının insanları soğutan bir tarafı var. örneğin hocam buldum buldum diyen esas kız. ben bu kadına hastanede tedavi olmak istemem. aklı hocaya yazmak olan değişik bir tip. zengin bebesi doktora gelirsek kendini üstten görme hemşireyi ezikleme felan. ferman denilen adama gelirsek beni rahatsız eden bir tarafı varda henüz tespit edemedim. mucize doktora gelirsek bir işinde bokunu çıkarmayın gözünü sevim, adamın sevilme nedeni masumiyetiydi. şimdi antipatik bir aşık oldu.

    hekimoğlu candır iyi ki geldi...
  • kocası ile arası kötüyken eski sevgilisine veren, sonra hamile kalıp hangisinden acaba şimdi n'olacak benim halim diye düşünen bir yosmayı normal bir durum şekilde yansıtan dizi. midem bulandı.
  • orjinaline elinden geldiğince sadık kalmaya çalıştıkça başarılı olacak dizi.

    son bölümde iki bebeğe iki ayrı tedavi gibi çılgın bir fikir bizim senaristlerin pek aklına gelmezdi sanırım ki bölümün en vurucu sahnesiydi.
    ilk iki bölüm komiklikler şakalarla geçti diye bu bölümü yadırgayanlar dizinin orjinalinin dram olduğunu unutmasın lütfen.

    merak ettiğim şey, üzerinden 10 yıl geçtiği için unuttum ama cameron zeynep gibi duygusal mıydı bu derece? bir de hekimoğlu galetayı sigara niyetine mi gömüyor acaba?

    house rolü için başka bir oyuncu seçilebilir miydi bilemiyorum timuçin esen iyi bir seçim gibi ama daha önce yorumlarda erdal beşikçioğlu ismini gördüm. bence yakışmazdı.
  • çok uzun gereksiz uzun timuçin esen ve okan yalabık hariç zorlama olmuş. orjinal dizide house efendi daha cüretkar istediğini alan deliydi bizim uyarlamada house efendiyi ev kedisine çevirmişler. uysal sinirlenmeyen bir karakter olup çıkmış ağrı kesici yerine antideprasan kullanıyor galiba. bir de orjinallinde her hastaya ota boka (bkz: lupus) tanısı koyma sevdaları vardı. yerli ve milli uyarlamada kullanmıyorlar.
  • mucize doktor gibi yabancı ülkelerden ithal devşirme dizidir. o kadar tutmamasının nedeni de, mucize doktor’daki kadar samimiyet hissettirmemesidir. ali’yi canlandıran oyuncu çok iyi bir iş çıkarmış. diğerleri de aynı şekilde; nazlı, adil hoca, demir ve diğerleri.
  • galip derviş'ten sonra gördüğüm en başarılı uyarlama.
    dizinin ruhunu verebileceği maksimum düzeyde veriyor. zaten tümüyle kopyala yapıştır yapsaydı izlemezdik. kimse izlemezdi. hoş bu haliyle de uzun süre dayanabilir mi bilinmez.
    şun an için izlenebilecek belki de tek türk dizisi.
  • 3. bölüm itibarıyla olmamış dizi.

    hayat her zaman toz pembe, mutlu son demek değil. house m.d.'nin en vurucu noktası gerektiğinde hayatın işte tam da bu yanını çekinmeden izleyicinin suratına çarpmaktı. izleyici tepki göstermesin, tatliş mutlu sonlar, araya minik sürprizler yerleştirelim kaygısıyla orijinal senaryonun çizgisinden çıkarsanız dizinin ana konseptinin içine edersiniz.

    yardımcı oyunculuklar hariç 2. bölüme kadar iyi kötü makul bir ivme yakalanmışken sonraki bölümlerin senaryosuna yine benzer kaygılarla müdahale edilecekse üzgünüm ama bu dizinin ömrü çok uzun sürmez. diğer kısa soluklu başarısız uyarlamaların yanında yer alır.

    hadi orijinal dizide olan ancak türk adetlerine uymayan(!) ahlaki konuları yumuşatıp sansürleyeceksiniz eliniz mahkum çünkü yukarılardan birileri tepenize binerler anında, bu konuda bir beklentimiz de yok zaten. ama bari kötü sonlara müdahale etmeyin be kardeşim!

    edit: bazı alıngan arkadaşlar orijinal diziyi referans gösterdikleri için bazı ekşi yazarlarına trip atmış kendince. ama bu dizinin büyük çoğunlukla orijinal diziyi izleyen kitle tarafından takip edilmediğini iddia eden varsa en usturuplu haliyle saftır. pardon ama kimse zaten dizi birebir orijinalininm kopyası olsun demiyor, zaten büyük çoğunluğun böyle bir şeyin türkiye koşullarında mümkün olmadığının farkında olduğunu düşünüyorum. 2. bölüme kadar iyi kötü güzel giden bir uyarlama 3. bölümle birlikte bambaşka bir formata bürünüp pembe dizi kıvamına girmeye başladı. o yerin dibine soktuğunuz arka sokaklar bile en azından bir dramı yansıtırken daha dürüst ve cesur davranıyor. pembe gözlüğe alışkın olanlar diziyi takip etmeye devam edebilir. gerçi niye bu diziye takıldıklarını da anlamıyorum, halbuki o kitleye hitap eden çok daha pembiş yayınlar var tvlerde.

    hoooop hadi buyrun o zaman;
    tanım: arka sokaklar kadar bile dürüst ve cüretkar olamamış uyarlama doktor dizisi.
130 entry daha