şükela:  tümü | bugün
  • george bush'u basin toplantisinda yuzyuze sikistirabilen, kekeleten, sapsallatan (aslinda cok da ugrasmasina gerek yok ya) bir gazeteci.
  • amerika basininin first lady'si. bush'a irak isgali'nin altindaki gercek nedenini sordu ve sordugu diger savas sorularina bush cevap veremedi. kendisi 4 agustos 1920 kentucky winchester dogumlu, suriye asilli. meslek hayati boyunca 9 amerika baskani gördü ve beyaz saray'da basin toplantilarinin "tesekkürler bay baskan" sözüyle kapatilmasini sagladi.
    amerika baskanlarindan gerald ford hakkinda söyle der:
    "tanri söylendigi gibi 6 günde evreni yaratip, yedinci gün dinlenmis olamaz. neden mi? bunu helen thomas'a aciklamak zorunda kalirdi da ondan."
    86 yasinda olmasina ragmen gazeteciligi birakmayacak olmasini söyle anlatiyor:
    "sanirim hayatimin sonuna kadar calisacagim. insanin bu kadar eglendigi bir isi birakmasi cok sacma olur"
  • helen, beyaz saray'da hancıdır, başkanlar yolcu. 1960 yılında o zaman aday olan jfk'in kampanyasını upi haber ajansının muhabiri olarak takip etmeyle başlayan başkanlık muhabirliği, kennedy'nin kazanmasıyla beyaz saray'a taşınmış. 88 yaşındaki helen ablamız, o zamandan bu yana tam 48 senedir upi'ın beyaz saray muhabirliğini yapıyor. beyaz saray toplantılarında öyle bir otorite haline gelmiş ki, basın toplantıları onun sorusuyla başlayip onun, "teşekkürler sayın başkan" sözüyle sona eriyor. lübnan göçmeni bir ailenin çocuğuymus. kennedy'den beri bütün başkanlar ahbabı olmuş. gel gör ki, "telefonum çaldı, arayan başkandı" yavşaklığına tek bir gün bile tenezzül etmemek gibi bir gazetecilik karakterine sahip. başkanların hepsinden o kadar iltifat göreceksin buna rağmen, basın toplantılarında analarından emdikleri sütü burunlarından getireceksin. helen'imin sevgilimin pazartesi günü doğum günüydü , kaçırmışım. gecikmeli "happy birthday" diyorum, "kim ne derse desin cok guzelsin" diyorum ve ocak ayından itibaren sorularını, aynı gün doğduğu kansaslı hemşehrisine sormasını diliyorum.
  • iftiharla ifşa ederim ki azize helen'i yanağından öpmüşlüğüm var.

    dedim "ahdim var, sen de akdenizlisin bilirsin bu işleri..."

    güldü, uzatti yanağını. ne iş yapmaya calıştığımı söyledim. elimden tuttu, "hayatın boyunca konuşman gerektigi yerde mutlaka konuş! agzini asla kapama! " dedi.
    ağzımı açık bırakmış bir kadındır, gazetecidir helen.
  • 89. yasgununu ayni gun dogdugu kansasli hemserisi tarafindan hos bir sekilde kutlanmis unlu gazeteci.

    http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/8184556.stm
  • sanıyorum ki emekli olmuş. yada edilmiş. emin değilim. ama israil'in baskısı olduğu iddia ediliyor.

    http://news.yahoo.com/…itterfeed&utm_medium=twitter
  • baskanlar degisir, helen kalir; ta ki helen'in dudaklarindan su sozcukler dokulene kadar: jews should "get the hell out of palestine!"

    sonra ozur diledi falan, ama istifa ettirdiler neticede.

    - ne? dusunce ozgurlugu mu?
  • istifasının temelinde "israil filistinden defolmalı, terketmeli ve anavatanlarına, almanya ve polonyaya dönmeli" sözlerinin olduğunu düşündüğüm kıdemli beyaz saray muhabiri.

    http://www.youtube.com/watch?v=aeqb8h0i-bg

    gerçi yaşı da gelmişti, 1920 doğumluymuş kendisi, daha ne olsun.
  • böylesine efsanevi bir kariyerin böylesine ironik bir sebepten bitmesi çok yazık, ne çok acı çekiyordur kim bilir.

    (bkz: özgür basın)
    (bkz: free country)
  • 4chan'da fotoğrafları sık sık görünen teyze.

    (bkz: that makes me moist)

    edit: -de değil -da