şükela:  tümü | bugün
  • fleet foxes ın 2 mayıs 2011 de çıkacak albümünün ismi.albümden çıkan ilk parça albümle aynı isimdeki helplessness blues sitelerinden indirilebilir.şarkıyı dinledikten sonra insan derin bir oh çekip fleet foxes ı ne kadar özlediğini farkediyor.
    şarkıya ulaşım için: http://www.fleetfoxes.com/helplessness-blues.html
  • az önce google reader'ın sayfalarını kurcalarken karşıma bir anda çıkınca şok etkisi yaratan single. gruptan yeni bilgileri ne zamandır takip etmediğim için, bir an yeni albüm sandım. meğer sadece yeni albüme adını veren parçaymış. tek parça üzerinden konuşmak doğru olmaz tabi ama alışkın olduğumuz fleet foxes soundu bu albümde de devam edecek gibi. insanı hemen yakalayan melodiler ve ona eşlik eden vokaller, her zamanki gibi güzel.
  • güzel bir müjde.
  • ilk yarısı (robin'in daha önce albüme esin olduğunu da söylediği) roy harper'ın "stormcock" albümünden çıkmış, ikinci yarısıysa 2008'li yılların fleet foxes'ını özleyenler için yazılmış gibi görünen bu güzel şarkının sözleri de şöyle (gibidir):

    i was raised up believing,
    i was somehow unique
    like a snowflake distinct among snowflakes,
    unique in each way you can see.

    and now after some thinking
    i'd say i'd rather be
    a functioning cog in some great machinery,
    serving something beyond me.

    but i don't, i don't know what that will be,
    i'll get back to you someday soon you will see...

    what's my name? what's my station?
    oh, just tell me what i should do!
    i don't need to be kind to the armies of night
    that would do such injustice to you;

    or bow down, and be grateful,
    and say "sure take all that you see"
    to the men who move only in dimly-lit halls
    and determine my future for me...

    and i don't, i don't know who to believe;
    i'll get back to you someday soon you will see...

    if i know only one thing,
    it's that every thing that i see
    of the world outside is so inconceivable
    often i barely can speak...

    yeah, i'm tongue tied and dizzy,
    and i can't keep it to myself;
    what good is it to sing helplessness blues?
    why should i wait for anyone else?

    and i know, i know you will keep me on the shelf,
    i'll come back to you someday soon myself...

    if i had an orchard,
    i'd work till i'm raw...
    if i had an orchard,
    i'd work till i'm sore...

    and you would wait tables,
    and soon run the store...

    gold hair in the sunlight,
    my light in the dawn...
    if i had an orchard,
    i'd work till i'm sore...

    if i had an orchard,
    i'd work till i'm sore...

    someday i'll be
    like the man on the screen...
  • daha fazla insanı hüzünlendirmek adına hayatımda ilk kez bir parçayı siteye yükledim. sanırım olmuştur:http://hotfile.com/…/06_helplessness_blues.mp3.html
  • çıkış tarihinden önce malum ortamlardan indirmiş, bu yüzden biraz saçma da olsa suçluluk duygusunu taşıyan bendenizi başka diyarlara sürükleyebilmiş muhteşem bir albüm. her ne kadar ilk dinlemenin heyecanıyla yazıyor olsam da şu an için kendi adıma yılın en güzel albümü diyebilirim. grup elemanlarının hepsinin gözlerinden öpüyorum ve bir daha takipçilerini bu kadar bekletmemeleri konusunda hepsini nazikçe uyarıyorum. albümün parça listesi ise şu şekildedir:

    montezuma
    bedouin dress
    sim sala bim
    battery kinzie
    the plains / bitter dancer
    helplessness blues
    the cascades
    lorelai
    someone you'd admire
    the shrine / an argument
    blue spotted tail
    grown ocean

    albümü özetleyecek son söz; başyapıt.
  • geçmiş 10 yılda üretilen en iyi amerikan bandrollü prodüksiyon olabilir.
  • www.npr.org'dan dinlediğim kadarıyla (çoktan torrentleri düşmüş gerçi) mükemmel bir albüm. eski albümlerine benziyor diyebilirsiniz, fleet foxes yine aynı şeyleri yapmış diyebilirsiniz, ama dinlerken zevk almayacağını söyleyenlerin kulaklarından şüphelenirim. kesinlikle müzik ziyafeti garantili bir albüm bu.
  • açık konuşayım, çok seviyor olmama rağmen kendilerini aşamayacağını düşündüğüm belli başlı gruplar vardır. gıranj diyarından gelen genç grup fleet foxes da bunlardan biriydi. 2008 tarihli ilk albümü dinlediğinizde; tamam diyorsunuz, işte fleet foxes bundan ibaret. oluru gideri budur. bundan sonraki albümler ilk albümün bi taklidi olacak, albüm başı kulağın seçtiği bi iki şerbetli şarkı boğaz yakacak, o kadar.

    benim bu önyargımı öngörmüş olacaklar ki (başka açıklaması olamaz) helplessness blues'u yapmış adamlar. grubun müziği resmen demini almış, oturmuş. ilk albümdeki parçalar yanında geçici kalıyor, pop kalıyor, yer yer sıkıcı kalıyor. şimdi adamlara hande yener muamelesi yapmam kendilerinin gücüne gitmiş olabilir ama cidden böylesi bir gelişim beklemiyordum.

    albüm içi sıralama yapacak olursam:

    5 - the cascades
    4 - montezuma
    3 - lorelai
    2 - battery kinzie
    1 - helplessness blues

    evet albümün ismini alan şarkı bir tepe eser, bir marş olmuş. en iyisinden bir neutral milk hotel şarkısı gibi. insanın soundtrack yapası geliyor.
  • birçok açıdan fleet foxes'ın ilk lp'sini gölgede bırakacağına eminim; şimdi hatırlayamadığım bir müzik dergisinin dediği gibi içinde ilk albümün "white winter hymnal"ı gibi fazlasıyla öne çıkan bir şarkı yok, bununla birlikte bütün şarkılar "white winter hymnal" kalitesinde, çoğu, (enstrümantal ya da lyrical) doluluk açısından onu da geride bırakıyor; şarkı-sözleri için "helplessness blues", müzik içinse enfes (sanırım) mandolin melodileriyle ve vokallerle dolu "lorelai"ı ya da gitarın ve vokallerin çok ilginç şekilde yükselip alçaldıkları zaman zaman kaotikleşen bir harmanlamayı, "the shrine/an argument"ı örnek gösterebiliriz. "someone you'd admire", "blue spotted tail" diğer şarkılara göre daha durgun, enstrümantal olarak daha sade; ayrıca ilginç bir şekilde albümün bana göre en iyi iki şarkısının ardına konmuşlar; özellikle "blue spotted tail"in hem normal seyrindeki hem de son saniyelerindeki havası bu şarkının bir outro olduğunu iddia eder nitelikte; "grown ocean" bundan sonraki fleet foxes için bir ipucu mu? bilemeyeceğim, ama albümden ayrı bir yerde duruyor gibi; bu hissi edinmemizin en büyük sebebi bası. albümün lirikal açıdan en "ağır" şarkısından sonra grubun havasına oranla oldukça şenlikli liriksiz bir beste konması da ilgi çekici. ("grown ocean" da epey şenlikli sayılır.)

    ayrıca "fleet foxes yine aynı şeyleri yapmış" diyemeyiz; tabii bunu büyük tespit havalarında yazıyorum ama kulağı olan herkes kolaylıkla fark eder; "fleet foxes"ta en önemli enstrüman vokaller ve akustik gitarlarken bu albümde piyanonun, kemanın, hatta flütün bile şarkıyı-sürükleyen enstrümanlar olmasalar da şarkının havasını belirleyen enstrümanlar haline geldiğini görüyoruz - diğerinde sadece "your protector"ın introsunda flüt vardı mesela.
hesabın var mı? giriş yap