şükela:  tümü | bugün
  • antalya da garaja giden (ya da laraya giden) dolmus duraklarina yakin bir pasajin icinde sadece helva ve pide satan bir dukkan vardi... duden selalesine yada kursunlu selalesine gezmeye gidecegimiz zaman once gider burda helva ekmek alirdik...
  • * karbonu ayrı, hidratı ayrı, nişastayı ayrı zaman almak istemeyenlerin kendilerine duvara tırmanma ziyafeti çekebilecekleri bileşim, geleneksel güzide kombinasyon. doyuruculuk açsından ekmek arası makarnayla aşık atabildiği görülmüştür.
    * nasrettin hoca'nın göle yoğurt çalışının 8. yüzyılında, her sene törenlerle yapılacak kutlama. nereye ekileceğini başlık değerlendirme kurulu zirve tertibiyle pek yakında belirleyecektir.
  • tahin helvasının genellikle ekmeğin, özellikle sıcak ramazan pidesinin arasına girmesiyle oluşan, adamı yerken zevkten zevke, yedikten sonra da dağa taşa savuran yiyecek. deli susatır.
  • nedense "acıklı yiyecek & zavallı yiyen" imajı var bu müthiş ikilide. insanların gözüne, sadece fakir ve açlara yardım kuruluşlarının dağıttığı bir yiyecek gibi görünüyor heralde, gayet güzel ve doyurucu olduğundan severek yiyorum işyerinde falan "yazık yaaa" bakışları eşliğinde. bi de şöyle bişey var;
    (bkz: helva ekmek çay)
  • dolapta sürekli bulundurduğum ve çaresiz kaldığım durumlarda yaptığım enfes yiyecektir
  • sanırım aslında amele öğünü ama leyla ile mecnun'da, mecnun'un babasının yemek istediği ekmek arası yiyecek.

    postmodern bir versiyon buldum.

    http://banualtun.blogspot.com/…asi-helva-keyfi.html
  • balığın üstüne muhteşem giden ikili. 2 lokmasına karşılık yarım bardak su içerek bir tam ekmek arası helva bitirilebilir.
  • anneannemin genç kızlık zamanlarında bir fabrikada çalışırken paraları olmadığı için her gün yiye yiye bıktığını iddia ettiği kombin.

    "üç kuruş paramız yoktu, herkes peynir ekmek yerdi, ben helva ekmek yerdim her gün..." şeklinde gözleri dola dola anlatır.