şükela:  tümü | bugün
  • gerekli şartı sağlamış kişilerin sgk dan alacakları yazı ile (kendi istekleri ile) elde edebilecekleri tazminat.

    genel kural olarak kendi isteği ile işten çıkanlara kıdem tazminatı ödenmez.

    ancak bu kuralın istisnası ; istifa ettiği halde kıdem tazminatı işverenden alınabilecek
    bunun şartları : 15 yıl sgk lı iseniz, hadi patron eyvallah dendiğinde bile talep edilen tazminat halini alır.

    sözlük ahalisinin cok kucuk bir kısmını kapsasa bile abi, abla ve büyükleri için imkan sunmaktadır.

    kıdem tazminatının işveren tarafından ödenmemesi halinde, işçinin iş mahkemesinde dava açması gerekmektedir. iş mahkemesinde, açacağınız dava kısa sürede karara bağlanacağı gibi, ayrıca fesih tarihinden itibaren kıdem tazminatının gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesine karar verilmektedir.

    edit: cok soru geldi = daha bir sözlük dili ile anlatırsak

    patrona kendine birini bul,
    ahanda sgk onaylı belge. öde parayı bakalım diyorsunuz

    ödemesede ;
    iş makhekesinde avukata ihtiyac olmadan dava açıyorsun
    mahkemenin tespit süresi uzun değil sgk resmi belgesi ve ödenmemiş para var ortada
    + banka faizi ile birlikte iş verenin taaa bilmemnesine kaçıyor...

    15 yıllık bir ssk kaydı gerekiyor bunun içinde 3600 gün prim ödenmiş olacak

    örnek:
    1.nci işyeri : 2 yıl ssk
    2.nci işyeri : 13 yıl ssk
    ssk dan kaşe vurulmuş belgeyi alıyorsun
    2. işyerine diyorsun ki öde bakalım parayı (e tabi ki : 13 yılın kıdemini alacaksın)
  • bunu yapan insan, hem emmiş hem de gömmüş bir kişidir. çıkışta eli öpülür. darısı başımıza diye uğurlanır.
  • yamuluyor da olabilirim ama evlilik sebebi ile işten ayrılındığında da böyle bir para alınıyor olabilir. emin değilim, emin olmak için evlenemem.

    edit: yamulmuyormuşum, evlilik belgesi ile bir sene içinde patronun karşısına çıkarsam ama kadın olmam şart tabi, evimin kadını olacam ya, "ahanda evlendim, ver bakayım paramı" diyebiliyormuşum. bilgilendirenlere teşekkürler.
  • istisnai bir durum olmakla birlikte özellikle banka, sigorta şirketleri vb. kuruluşların birleşmeleri öncesinde ortaya çıkabilir. iki banka birleşme hazırlıklarına başlamıştır. her iki taraftan da işten çıkarmalar olacaktır. böyle bir durumda insan kaynakları ve üst yönetim, gönüllü olanların tazminatlarının ödenmesine hükmeder. istifalar alınır ve tazminatlar hesaplara geçilir. (başıma geldi).

    daha da istisnai olan bir durum ise, işverenin takdirini kazanmışken ayrılma durumudur. eğer karşınızdaki yönetici insan gibi insansa ve zorunluluklarınızın farkındaysa, istifa ettiğiniz halde paranızın ödenmesine hükmedebilir.

    ekleme: pluton bir gezegendir uyardı sağolsun, ilk bölümdeki duruma düşerseniz, size imzalatılan bir feragatnamenin benzerini kurumunuzdan almayı unutmayın.
  • iyi firmaların sevdikleri çalışanlarına yaptıkları kıyaktır. (babam teee çalışırken söylüyordu bizim şirketin böyle bir uygulaması var diye)
  • genel kanaatin aksine abes değil olması gerekendir. nitekim yargıtay da bu konuda "...bir iş yerinde uzun yıllar çalışan ve istifa eden kişinin sonradan dava açarak tazminat alabileceğine..." karar vermiştir. yani yüksek mahkeme haklarını almadan kişinin istifasını olağan bulmuyor, istifada haklı bir gerekçe ve hatta zaruret olduğuna vurgu yapıyor.
    ha derseniz ki, "ben dava açıp hakkımı böylece alırım" yanılırsınız. çünkü güzel ülkemde görülen iş davalarında en iyi ihtimalle 2 - 3 yılda karar verilebilmekte! kararın kesinleşmesi, temyizi, icrası ayrı bir muamma.
  • yamulmuyorsam haklı gerekçelerle işçinin iş sözleşmesini tek taraflı feshi de kıdem tazminatını gerektirir. ama çok pis yamuluyor da olabilirim, bana güvenip de hareket etmeyin çok pis inkar ederim.
  • 11 sene oldu sigortalılık sürem. ha gayret kızım 4 yıl kalmış. ya 4 sene daha bu işyerine tahammül edeceksin. ya da basacaksın nikahı alacaksın parayı.
    kadın olmak bazen çok ballı ya.