*

şükela:  tümü | bugün
  • bergson 1937 yılında vasiyetnamesine, öldükten sonra katolik kilisesince vaftiz edilmek istediğini yazar... yahudi düşmanlığının hızla yaygınlaşmasından korktuğu için değil, bilakis nazilerin gözüne batmak ve onları kendince protesto etmek için yapar bunu...

    3 ocak 1941'de, alman işgalindeki paris'te, yahudi olduğunu kaydettirmek için saatlerce kuyrukta beklerken zatürreye yenik düşer ve yere yıkılır...
  • (bkz: sezgicilik)*i sistemleştiren kişi. 1859-1941 yılları arasında yaşamıştır.
  • türkçe'de çevrilmiş kitapları bulunan, yanlış anlaşılmaya açık filozof.
    1- bergson ve kudret-i ruhiyeye dair birkaç konferansı (1923)
    2- şuurun bilavasıta mutaları hakkında (1928)
    3- din ve ahlakın iki kaynağı (1932) / ahlak ve dinin iki kaynağı (1933)/ ahlak ve dinin iki kaynağı (1986)
    4- yaratıcı tekamülden hayatın tekamülü (1934)
    5- gülme: komiğin anlamı üzerine bir deneme (1945)/ gülme (1996)
    6- zihin kudreti (1959)
    7- düşünce ve devingen (1932)
    8- metafiziğe giriş (1998)

    (aynı maddedeki (/) işaretiyle ayrılmış kitaplar, aynı eserin farklı çevirilerini gösterir.)
  • tam olarak ne adini koydugu ne de sistemlestirdigi düsünceleriyle yirminci yüzyili kelimenin gerçek anlamiyla derinden etkilemis olan filozof. derindendir cunku - maurice merleau-ponty ve gilles deleuze haricinde -onun formule ettiklerini arac olarak kullanan dusunurler cogunlukla - bir heidegger'i ya da sartre'i tanittiklari gibi - bergson'u kaynak olarak belirtmeyi pek dusunmemislerdir.
    peki bu derinligin gorunmezligi nedendir? bergson neden ozellikle ikinci dunya savasi oncesinde gorunmez olmustur? sebebi einstein'la girdigi ve kaybettigi iddia edilen tartismaya atfedilebilir. einstein'in zaman postulasyonuna sonuna kadar karsi cikmis ne ki ozel ve genel gorelilik teorilerini biraz birbirine karistirmistir. itibari zedelenmis ve fizigin yukselen teorisine dair elestirilerini tam olarak ortaya koyamamak zaten yanlis anlasilmaya musait yazilarini iyice mistik bir havaya sokmustur. yüzyilin ikinci yarisinda deleuze tarafindan 'savunulmustur'. (bkz: le bergsonisme)
  • bergson'a göre bir hareketin aynısını tekrar yaratamamızın iki sebebi vardır;
    ilki şudur; iki konumu istediğiniz kadar birbirine yaklaştırmayı deneyin, hareket hep ikinin arasındaki aralıkta gerçekleşecektir, yani sizin arkanızda.
    ikincisi ise; zamanı istediğniz kadar kesip biçip bölebilirsiniz ancak hareket hep kendi niteliksel süresi içerisinde gerçekleşecektir.
  • necip fazil'i bir hayli etkilemiş filozof. ayica, bazi kilit fikirlerini kendinden yüzyıllar önce gazali düşünmüştür.
  • “şimdiki zamanı gelecek olarak düşündüğümüzde henüz var olmamıştır; onu var olan diye düşündüğümüzdeyse çoktan geçmiştir.” sözünün sahibi son dönem fransız felsefesinin temsilcilerinden olan yazar.
  • bir bergsonist olmanın zorluğundan ziyade bergson'un temel kavramları olan süre, virtuel ve yaşama atılım kavramlarını kendi felsefesinde bir bütünlük oluşturacak şekilde kavramak gerçekten çok zordur. en basitinden sezgi kavramı bile yanlış anlaşılmalara oldukça müsaittir. buradan bergson'un sistematik bir düşünür olduğu savı çıkarılmamalı tabii... kant'ın aklına karşı zihini, hegel'ci olumsuzlamaya karşı olumlama ve farklılığın çokluğunu, kendi özgün monist sisteminde ön plana çıkarmıştır. bir bakıma hegel ve kant'la yüzleşmek, onlardan kurtulmaktır bergson okumak.
    tabii anlamak yetmez sadece, bergson bir olay filozofudur. oluşu anlamak için de oluşa dahil olmak gerekir son kertede. durağan değil dinamik bir evrendir bergson'un evreni.
  • ahlakçı felsefeyle ilgilenen herkesin öncelikle, ahlak'ı reddetmek için yola çıkan 'rasyonel felsefeyle' ilgilenenlerinse sonunda gelecekleri önemli bir duraktır fransız felsefeci. irrasyonel felsefeyle tanıştığım zamanlarda altından gazali ve necip fazıl'ın çıkmasına hiç şaşırmadığım insan. nietzsche'nin de yaşamı ahlak'a kurban etmeyin derken bir ahlaksızlığın kendisini derinden sarsması üzerine hastalanarak ölmesi gözönünde bulundurulunca bir gün takip etmem gereken bir -izm olacaksa bergonizmi tercih ederim.
  • deleuze'un cinema 1 ve 2'sini anlamak için uğranması gereken zorunlu istasyonun adı.