şükela:  tümü | bugün
  • istanbul doğumlu fransız yönetim kuramcısıdır. klasik yönetim anlayışının kurucularındandır. yönetim süreci yaklaşımı ile yönetim yazınında önemli bir yere sahiptir. 1860 yılında saint-étienne madencilik akademisi'nden mezun olmuştur. her ne kadar maden mühendisi olsa da genelde yöneticilik yapmıştır. özellikle "general and industrial management" adlı kitabında yönetimin genel geçer ilkere sahip olduğu ve bu ilkelerin her yönetim süreci için gerekli olduğu teziyle dikkatleri üzerinde toplamıştır. bu ilkeler literatürde yönetimin 14 ilkesi olarak bilinir.

    ayrıca yönetim sürecini 5 değil 4; eylem değil işlev olarak tanımlamıştır. eşgüdüm (yada koordinasyon) sonradan başkalarınca yöneltmeden (komutadan) ayrı bir işlev olarak tanımlanmıştır.

    istanbul'da doğmuş, paris'de ölmüş; maden mühendisliği okumuş, yönetim üzerine çalışmıştır.
  • (bkz: frederick winslow taylor) ile hemen hemen aynı dönemde yaşamış olup ondan habersiz olarak büyük bir işletmenin sistemli bir biçimde nasıl yönetilmesi gerektiğine kafa yormuş fransız maden mühendisidir. yaşadığı dönemde pek kıymeti bilinmese bile 20.yy ın ikinci yarısından sonra farkının farkedildiği bir talihsiz bedevidir aynı zamanda. bu yanlışa sebebiyet veren durumda 1916'da yayımladığı ünlü eseri 'genel ve sınai yönetim(administration industrielle et generale) 'in aradan yıllar geçtikten sonra 1949 yılında ingilizce bilen bi ademoğlunun aklına gelipte bu dile kazandırmayı akıl etmiş olmasının etkisi büyüktür. garibimin yaşadığı dönemde ülkesi fransa'da bile taylorizm egemen olmuştur. taylor adlı muhterem bi kaç gözlem yapıp ortaya bi kaç fikir attıktan sonra şöhretinin doruklarına ulaşmış harvard'ta ders verip, şirketlere danışmanlık yapıp am üstünde göt sikerken fayol 1860'ta girdiği şirketi iflastan kurtarıp aynı şirkette tam 58 yıl çalışmış ,şirketi çok güçlü bir mali duruma kavuşturmuş bu durumu anlayamayan kaz kafalılara 'kardeşim olayın benim kişisel niteliklerimle alakası yok tamamen uyguladığım yöntemlerle alakalı ' diyerek meram anlatmakla nefes tüketmiştir. genel ve sınai yönetim adlı eserinde (ilginçtir bu eser türkçeye ingilizce'den önce 1936'da çevrilmiştir ; kimin aklına geldiyse gidip mezarına su dökmeli ) bir sınai işletmesinde bulunan başlıca faliyetleri 6 başlık halinde sınıflandırmıştır(işletmeciler buna fonksiyon diye havalı bi terim uydurmuşlardır)
    1-teknik(üretim)
    2-ticari(satınalma,satma ve karşılıklı değişim)
    3-mali(finansal)
    4-muhasebe (istatistik dahil)
    5-güvenlik(mülkiyetin ve kişisel hakların korunması)
    6-yönetim
    bunlardan ilk beşini çerezdir bunlar diye nitelendirmiş zurnanın zırt dediği yerin yönetim olduğunu iddia etmiştir. yönetimin aşamaları üzerinde ciddiyetle durmuş ve yönetim fonksiyonlarını :
    1-planlama
    2-örgütleme
    3-yöneltme
    4-koordinasyon
    5-denetim
    olmak üzere 5 başlıkta toplamıştır planlama ve örgütlemeyi en önemli diğer üçünü de ikinci derecede önemli olarak nitelemiş denetimi pek siklememiştir.
    fayol'un adını koyduğu işletme sürecinin aşamalarından güvenliği bir kenara bırakırsak 'üretim','pazarlama','finansman' ve 'muhasebe'başlıkları günümüzde ayrı ayrı bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.
    ayrıntılı olarak ele alıp bölümlerine ayırdığı yönetim mevzuu ise halen onun sınıflandığı 'planlama','örgütleme','yöneltme',koordinasyon' ve 'denetim' şekilde literatürdeki yerini korumaktadır.
    bütün bunları bilen garou ise hemen bir kahvehaneye koşup etrafındaki çay içip sigara tüttüren posta , gözcü ,şok adlı kültürel yayın organlarıyla düşünsel dünyalarını geliştiren necip kamuoyunu etrafına toplayıp 'yaww arkadaş görüyon mu? adam 100 sene önce görmüş bak bunları gavur çalışıyo ' söylemleriyle halkı aydınlatarak görevini sözlükten sonra sokak (bildiğin sokak) ta da yerine getirecek halktan kopuk aydın güruhundan olmayacaktır.
    (bkz: ben sizler için varım)
  • insanı insanlığından bezdiren 14 adet ilkesi vardır.. her kafası çalışan insan bu ilkelerin bir işyerinde olması gerektiğine idrak edebilecekken kendisi kalkıp benim ilkelerim demiştir.. hayır boşu boşuna sınavlarda sallanan küfürleri üzerine çekiyor.. oturduğu yerde otursa imiş; yönetim organizasyonmuş, işletme yönetimiymiş bunlara hiç bulaşmasaymış mezarında rahat edicekmiş..
  • "fayol yöneticinin öncelikle sağlıklı olması gerektiği üzerinde durmuş.." ***

    lan arkadaş, sanki daha önceki teorisyenler ya da işletmeciler, yöneticilerin sağlıksız da çalışabileceğini iddia etmiş.
  • iibf fakültesi öğrencilerinin başının belası olan ekonomist. kendisi yönetim süreci yaklaşımının kurucusu sayılmıs bır klasık düşünce adamı yönü de vardır. finansal güdüleme yaklaşımı kendısının en onemlı calısmalarındandır.
  • pek çok sanatçı gibi, öldükten sonra değeri anlaşılmıştır. 1916 yılında yazdığı "administration industrielle et générale" adlı eserinin 1949 yılında ingilizce'ye çevrilmesinden dolayı, söz konusu eserde ortaya koyduğu ilkelerin önemi aradan 33 yıl geçtikten sonra anlaşılmaya başlamıştır.
  • ortaya koyduğu yönetim fonksiyonları aradan geçen 100 yıla rağmen halen değişmemiştir. çağdaşı taylor üretimden yola çıkarak yönetim üzerine bir anlayış geliştirmiştir fakat fayol genel bir yönetim anlayışı ise tepeden aşağıya bütün faaliyetleri kapsayacak şekilde bir yönetim anlayışı ortaya koymuştur. klasik yönetimin taylor ve weber ile birlikte kurucularındandır.
  • bu adamın ünlü 14 yönetim ilkesi şu şekildedir:

    1. iş bölümü (division of labour): fayol'a göre iş konusunda uzmanlık kazanmak ve daha başarılı çalışanlar elde edebilmek için organizasyondaki insan kaynağının işlere uygun şekilde dağıtılması gerekir.
    2. otorite (authority): yöneticiler emir verebilmelidir. otorite onlara bu hakkı tanır. unutulmamalıdır ki sorumluluk otoritenin uygulanması ile doğar.
    3. disiplin: çalşanlar organizasyonda belirlenen kurallara uymalı ve saygı göstermelidir. iyi bir disiplin, iyi bir liderliğin sonucudur.
    4. emirlerin tekliği (unity of command): her çalışanın emir aldığı bir amiri olmalıdır.
    5. hedef tekliği (unity of direction): organizasyondaki her grubun amacı ortak olmalıdır ve tek bir yönetici tarafından ortak hedefe ulaşan bir plan çerçevesinde yönetilmelidir.
    6. genel amaçların bireysel amaçlara üstünlüğü(subordination): herhangi bir bireyin kişisel amaçları, organizasyonun genel amacını geçmemli, buna üstünlük sağlamamalıdır.
    7. ücret (remunaration): çalışanlara, hizmetlerine göre uygun şekilde ödeme yapılmalıdır.
    8. merkezileştirme (centralization): merkezileştirme, hangi çalışanın hangi oranda kararlara dahil olacağını belirlemek anlamına gelir.
    9. sabit zincir (scalar chain): en tepe yöneticiden en alttaki çalışana kadar uzanan zincir, bir sabit zinciri ifade eder. her türlü iletişim bu zinciri takip etmelidir. bu zincir sabit olmalıdır.
    10. sıra (order): bir organizasyondaki kişilerin, makinelerin, malzemelerin v.b. belirli bir sırada olması, yerlerinin ve çalışma şekillerinin belirli olması anlamına gelir.
    11. özkaynak (equity): yöneticiler, astlarına nazik ve anlayışlı davranmalıdır.
    12. personel sabitliği (stability of tenure of personnel): işe girip çıkmaların yüksek olduğu bir iş yeri verimsizdir. yönetim, düzgün bir şekilde personel planlaması yapmalı ve ayrılan personelin yerini uygun şekilde doldurmalıdır.
    13. girişim (ınitiative): planları yapacak ve uygulayacak olan çalışanların yüksek seviyede gayret göstermesi gerekir.
    14. takım ruhu (esprit de corps): organizasyondaki takım ruhunun ödüllendirilmesi, yüksek uyum ve birlik getirecektir.
  • babası galata köprüsü inşaatında görev almıştır. herkes bilimsel yönetim yaklaşımını taylorizm diye bilir ki bu hf'nin hakkını yemek olur. zira kendisinin kuramsal birikimini inkar etmek abesle iştigaldir.

    kendisinin idare ve icra dengesi hakkında da çarpıcı tespitleri vardır. insanın makina gibi çalış(tırıl)masını eleştirdiği çalışmalarında beden-zihin terbiyesi ve dinlenmenin önemi hakkında da mantıklı açıklamalar mevcuttur.
  • fayol: "yönetim eğitimi tam olarak verilmemektedir; bunun başlıca nedeni ise bir doktrin eksikliğidir"
    ifadesi ile henüz yönetime dair kabul görmüş bir doktirin olmaması ve bilgi birikiminin oluşmaması konularını belirtiyor ve kişisel doktrinler sayısı konusunda bir sıkıntı yaşandığını düşünmüyordu.

    fayol'un ingilizceye çevrilen eseri genel ve endüstriyel yönetim'de fransızca idare anlamına gelen administration sözcüğünü kullanmış, ingilizce literatürde ise ilgili konuda çalışan yazarlar yönetim anlamına gelen management sözcüğünü kullanmışlardır.

    idare sözcüğü belirleyici, yönetim sözcüğü ise uygulayıcı anlama gelmektedir. o dönem belirleyici ve karar verici bir konumda çalışan fayol'un böyle bir yaklaşımla hareket ettiği için bu kelime ayrımını yaptığı düşünülebilir.

    kaynak: aykut berber, klasik yönetim düşüncesi, 2013