şükela:  tümü | bugün
  • sovyetleri bile atomla tehdit etmiş truman salağının sovyetlere karşı geliştirdiği paranoyayı takriben senatodan izin alarak elde ettiği ve yunanistan ve türkiye'ye hibe edeceği 400 milyon doların (100ü türkiye'ye) "demokrat ülkeler" için sovyet tehditi karşısında ordu modernizasyonuna ilaç gibi geleceğini söylemesine karşılık, abd tarihinin en gerçekçi politikacısı olan wallace "yunanistan'ı ve türkiye'yi demokrat ülkeler saymak tam anlamıyla saçmalıktır" demiş. adam her konuda olduğu gibi bu konuda da haklıymış beyler.

    oliver stone beyfendi the untold history of the united states belgeselinde kendisi için bir dizi ağıt yakmaktadır ki tarih olasılıkları kaldırmayacağından wallace bölümleri derin iç çekmelerle geçiştiriliyor.
  • 7 ekim 1888 - 18 kasım 1965 tarihleri arasında yaşamış, abd'nin 33ncü başkan yardımcısı(1941-1945) olarak görev yapmış, ırkçılık karşıtı, demokrasi yanlısı, işçi haklarını savunan, anti-emperyalist, barış yanlısı, halkçı siyasetçi. görüşleri nedeniyle sadece abd'de değil güney amerika ve uzak doğudan da destek görmüştü.

    temmuz 1944'deki demokrat parti kongresinde hile ile harry s. truman'a mağlup sayıldı. kongrede büyük çoğunluğun wallace taraftarları olmasına rağmen, sermayedarların adayı truman'ın kazanması için wallace yanlılarını salondan çıkarıldı ve truman, 3ncü tur sonunda roosevelt'in yardımcısı seçildi. bu, trumanı, ölümüne yakın olan roosevelt'in ardından abd başkanı yapacaktı. eğer, büyük çoğunluk ile galip gelecek olan wallace, sermayedarlar tarafından hile ile engellenmeseydi, abd'nin kaderinin daha farklı gelişeceği söylenir. truman abd'nin barış ve demokrasi yanlısı kimliğinin bozulmasındaki ilk oldu. ve başkan olması gereken wallace, gelişmeleri dışarıdan izlemek durumunda kaldı.
  • kukla salakların yerine tercih edildiği zeki adam,

    o gün başkan yardımcısı olsaydı ne atom bombası atılır ne de vietnam savaşı olurdu diye düşündürmüyor değil!

    mısırları güzeldir.
  • --- spoiler ---
    tüm hatalarımızın kaynağı korkularımızdır.
    --- spoiler ---
  • henry agard wallace (d. 7 ekim 1888, adair ili, iowa - ö. 18 kasım 1965, danbury, connecticut, abd), amerika birleşik devletleri'nin 33. başkan yardımcısı. 1930'lar boyunca yönetimin tartışmalara yol açan tarım siyasetini belirlemiş, ama dış ilişkiler konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle 1946'da demokratik parti'den kopmuştur.

    asıl mesleği tarım uzmanlığıydı. verimi yüksek tahıl türleriyle ilgili deneyleri, bitki genetiği alanında büyük ilerlemelere yol açtı. sonradan, bu deney sonuçlarını değerlendirdiği melez mısır üretiminden büyük para kazandı. 1933-40 arasında başkan franklin d. roosevelt'in hükümetinde tarım bakanı oldu. görevi sırasında tarım ürünü fiyatlarını yükseltmek ve istikrara kavuşturmak, toprağı korumak, ihtiyat depolamak ve üretimi denetlemek üzere çıkarılan new deal yasalarını (özellikle 1933 tarım kalkınma yasası'nı) hazırladı ve uyguladı.

    wallace, roosevelt'in üçüncü başkanlık döneminde başkan yardımcısı oldu. abd ıı. dünya savaşı'na girince etkili bir savaş ekonomisi danışmanı olarak özellikle ekonominin yönetiminde birçok yeni görev üstlendi. partinin özellikle güneyli üyelerden oluşan tutucu kanadı wallace'ın 1944'te yaniden aday gösterilmesine karşı çıktı. yerine harry s. truman geçti. wallace sonraki iki yıl boyunca ticaret bakanlığı görevinde bulundu. ama truman yönetiminin sovyetler birliği karşısında benimsediği sertlikten yana soğuk savaş politikasından gitgide daha çok rahatsız olmaya başladı ve istifa etti. 1946-47 yıllarında haftalık liberal the new republic dergisinin yayın yönetmeni oldu. daha sonra dergiden ayrıldı ve yeni kurulan sol eğilimli ilerici parti'nin kuruluş çalışmalarına katıldı. 1948 başkanlık seçimlerinde aday oldu; sscb'yle daha yakın işbirliği kurulmasını, tüm dış yardımları birleşmiş milletler'in yönetmesini ve silah indirimine gidilmesini savundu. seçimlerde 1 milyonu aşkın oy aldı; daha sonra ilerici parti'den ayrıldı.

    verimli bir yazar olan wallace'ın en önemli yapıtları arasında sixty million jobs (1945; altmış milyon iş), the century of the common man (1943; sıradan insanın yüzyılı), america must choose (1934; amerika seçimini yapmalı) ve the long look ahead (1960; uzağa bakış) sayılabilir. 1944 yılında alaska üzerinden rusya ve çin'e giderken kolyma ve diğer sovyet çalışma kamplarında bir kaç hafta kalmış ve anılarını soviet asia mission (1946) adlı kitapta yayınlamıştır.

    kaynak: vikipedi

    ayrıca kendisi hakkında bir yazı; http://www.newyorker.com/…ross?mbid=social_tablet_f
  • amerikadan cikmis en iyi politikacidir heralde. belgesel icin :

    [izlenmesi gereken bir belgesel.. http://belgeselmi.weebly.com/…nin-gizli-tarihi.html]
  • ne kadar küçük ayrıntılar ne kadar çok şey değiştiriyor...
    bir kişinin bir tercihi o dönemki milyarlarca kişinin hayatını, sağlığını, refahını; ondan sonraki daha fazla milyarların da hayatını aynı şekilde etkiliyor.

    bir afrika atasözü bu nedenle çok mantıklı geliyor: "değişiklik yaratmak için çok küçük olduğunuzu düşünüyorsanız, kapalı bir odada bir sivrisinekle kalmamışsınız demektir."

    acaba henry wallace gibi bir adam başkan olsaydı dünyayı nasıl değiştirirdi diye düşünürüm hep. elbette onun dünyası truman kuklasının dünyasından farklı olurdu. yani tüm dünya değişirdi ve daha iyi bir dünya olacağı şüphesizdi. soğuk savaşın olmadığını düşünsenize? 1945'teki roosevelt'in ölümünden sonraki görüşmelerde neler yaşanırdı acaba?

    wallace'ın başkan yardımcısı seçilemediği o gün, chicago'da... çoğunluğun istediği gibi erteleme olmasaydı (o gün emrivaki şekilde erteleme verilmişti) ve wallace aday ilan edilebilseydi kesinlikle seçilecekti (oldukça popülerdi, seçilememe ihtimali ikili bir seçimde erdoğan'ın kılıçardoğlu'na kaybetmesi gibi bir şeydi).

    ayrıca roosevelt bir deha olmasına rağmen neden "açıkça" wallace'ı desteklemedi bunu hiç anlamadım. kesin olarak bilemediğimiz/bilemeyeceğimiz şeyler var ve sanırım hayatımız boyunca öğrenemeyeceğiz. hayat çok enteresan.
  • demokrat partinin günümüze kadar hiç değişmediğinin kanıtıdır.
  • 2. dünya savaşı sonrası amerika’ nın emperyalist hamiliği yavaş yavaş ingiltere’den almaya başladığı (1947) soğuk savaşın başlangıç aşamalarında, truman hükümeti ve özelikle dış temsilciliklerdeki belli bir bürokrat klik sscb “demir perdesi”nin yunanistan ve türkiye’yi içine alabilecek ciddi tehditler oluşturduğu, türkiye’nin iç ve dış komünist tehditle karşı karşıya olduğu paranoyasını ısıtıp piyasaya sürmeye başladı. truman doktrini ve tamamlayıcısı marshall planı ile beraber türkiye ve yunanistan’ a yapılacak askeri ve ekonomik yardımlar için kamuoyu çalışmalarının başladığı bir dönemde tartışmalar abd senatosunda da devam ededurdu. abd’nin türkiye’ ye 100 yunanistan’a 300 milyon dolar hibe edileceği böylesi siyasi bir atmosferde tartışmalar devam ededururken manchester’da ki bir işçi toplantısında yunanistan ve türkiye hakkında eski baskan yardımcısı olarak wallace şunları ifade ediyor.

    “ halkı temsil etmeyen ve düşmanla işbirliği yapmış (düşman olarak nazi almanya’ sı kastediliyor) generaller tarafından idare edilen bir hükümetin irtica rejiminin yüz kızartıcı suistimallerine karşı haykıran 16 yaşındaki çocukları idam etmek için mi hürriyet isteniyor” hür işçi sendikaları ile bir çok esaslı hürriyetin kaldırıldığı bir memlekette, rus hudutları üzerinde bir milyona yakın mevcudu bulunun bir türk ordusunu elde tutmak için mi hürriyet isteniyor? ”
  • (bkz: ing muharrem ince)

hesabın var mı? giriş yap