şükela:  tümü | bugün
  • ne kadar küçük ayrıntılar ne kadar çok şey değiştiriyor...
    bir kişinin bir tercihi o dönemki milyarlarca kişinin hayatını, sağlığını, refahını; ondan sonraki daha fazla milyarların da hayatını aynı şekilde etkiliyor.

    bir afrika atasözü bu nedenle çok mantıklı geliyor: "değişiklik yaratmak için çok küçük olduğunuzu düşünüyorsanız, kapalı bir odada bir sivrisinekle kalmamışsınız demektir."

    acaba henry wallace gibi bir adam başkan olsaydı dünyayı nasıl değiştirirdi diye düşünürüm hep. elbette onun dünyası truman kuklasının dünyasından farklı olurdu. yani tüm dünya değişirdi ve daha iyi bir dünya olacağı şüphesizdi. soğuk savaşın olmadığını düşünsenize? 1945'teki roosevelt'in ölümünden sonraki görüşmelerde neler yaşanırdı acaba?

    wallace'ın başkan yardımcısı seçilemediği o gün, chicago'da... çoğunluğun istediği gibi erteleme olmasaydı (o gün emrivaki şekilde erteleme verilmişti) ve wallace aday ilan edilebilseydi kesinlikle seçilecekti (oldukça popülerdi, seçilememe ihtimali ikili bir seçimde erdoğan'ın kılıçardoğlu'na kaybetmesi gibi bir şeydi).

    ayrıca roosevelt bir deha olmasına rağmen neden "açıkça" wallace'ı desteklemedi bunu hiç anlamadım. kesin olarak bilemediğimiz/bilemeyeceğimiz şeyler var ve sanırım hayatımız boyunca öğrenemeyeceğiz. hayat çok enteresan.
  • roosevelt 1933 yılında tarım bakanı olan kendisini göreve atar. henry’nin en büyük sorunu 14 milyon hektarlık arazinin nadasa bırakılması sonucu çölleşme ihtimaliydi. başkan kendisine gerek desteği vereceğini ifade eder kaldı ki roosevelt bizatihi orman dairesini arayıp ormancılara emir vererek çölleşen arazi etrafına tam olarak 200 milyon ağaç diktirmiştir. çiftçileri de topraklarına geri dönsün deyü destekler vermiştir.
  • 2. dünya savaşı sonrası amerika’ nın emperyalist hamiliği yavaş yavaş ingiltere’den almaya başladığı (1947) soğuk savaşın başlangıç aşamalarında, truman hükümeti ve özelikle dış temsilciliklerdeki belli bir bürokrat klik sscb “demir perdesi”nin yunanistan ve türkiye’yi içine alabilecek ciddi tehditler oluşturduğu, türkiye’nin iç ve dış komünist tehditle karşı karşıya olduğu paranoyasını ısıtıp piyasaya sürmeye başladı. truman doktrini ve tamamlayıcısı marshall planı ile beraber türkiye ve yunanistan’ a yapılacak askeri ve ekonomik yardımlar için kamuoyu çalışmalarının başladığı bir dönemde tartışmalar abd senatosunda da devam ededurdu. abd’nin türkiye’ ye 100 yunanistan’a 300 milyon dolar hibe edileceği böylesi siyasi bir atmosferde tartışmalar devam ededururken manchester’da ki bir işçi toplantısında yunanistan ve türkiye hakkında eski baskan yardımcısı olarak wallace şunları ifade ediyor.

    “ halkı temsil etmeyen ve düşmanla işbirliği yapmış (düşman olarak nazi almanya’ sı kastediliyor) generaller tarafından idare edilen bir hükümetin irtica rejiminin yüz kızartıcı suistimallerine karşı haykıran 16 yaşındaki çocukları idam etmek için mi hürriyet isteniyor” hür işçi sendikaları ile bir çok esaslı hürriyetin kaldırıldığı bir memlekette, rus hudutları üzerinde bir milyona yakın mevcudu bulunun bir türk ordusunu elde tutmak için mi hürriyet isteniyor? ”
  • (bkz: ing muharrem ince)
  • demokrat partinin günümüze kadar hiç değişmediğinin kanıtıdır.

hesabın var mı? giriş yap