şükela:  tümü | bugün
  • henry david thoreau diye de bilinir. civil disobedience yani sivil itaatsizlik isimli yazisinda icraatini onaylamadigin devlete bagli kalmanin ve de haksiz buldugun yasalara itaat etmenin gereksizliginden ve sacmaligindan dem vurur. walden golcugu kenarinda insa ettigi kulubesinde gecirdigi iki yili anlattigi walden kitabinda da cok saglam modern toplum elestirisi yapmistir. ralph waldo emerson'in da yakin dostudur. guzel insandir. minimalist bir sahsiyettir.
  • tolstoy da ayni telden calan guzel insanlardandir. yazilari ve dusunceleri, thoreau gibi, gandhi'nin tarzinin serpilmesinde etkili olmustur.
  • paul auster'in ghosts'unda da gecer belli bir oneme sahip olarak .
  • a wise man stays at home sözüyle her türlü bürokratik işleme; seçim, vergi, askerlik gibi kurumlara karşı olmasını ve insanların kendilerini bulmak için başka yerler aramamaları gerektiğinin altını çizer.
  • olu ozanlar dernegifilminde buyuk bi oneme sahip yazar...
  • hayat dusturu "basitleştir, basitleştir, basitleştir" olan, 2 yılını concord, massachusetts'deki walden gölü kenarında arkadaşı ve hamisi emersonun arazisinde kendi başına inşa ettiği bir kulübede geçiren ve burada yaşadıklarını walden adlı kitabında toplayan ve kitabın ilk bölümünde "bu kitapta kendimden bahsettim evet, kendimden daha iyi tanıdığım biri olsaydı bunu yapmazdım" diyen, ince espiri anlayışıyla çoğu zaman walden'i okurken beni kahkahaya boğan, düşünceleri ve eylemleri birbirini tutan; bu yüzdendir ki amerikan vergi yasasını protesto etmek için vergisini ödemeyip hapse giren, kendisini hapiste ziyarete gelen aydın bir arkadaşının senin gibi bir adam nasıl olur da hapse girer demesi üzerine "asıl sen nasıl olur da hala dışarıdasın" diye cevap veren*, harvard'tan mezun ve havard'ı "bütün bilim dalları var ama köklerini unutmuşlar" * diye eleştiren, bir gün walden'in türkçesini de okurum belki diye ic gecirmeme sebep olan, bununla yetinmeyip kitabı türkçeye çevirmeye kalkışmama*sebep olacak kadar hayranı olduğum düşünür, yazar ve şair...
  • ormana gittim
    çünkü bilinçli yaşamak istiyordum
    hayatı tatmak ve yaşamın iliğini özümsemek istiyordum
    yaşam dolu olmayan herşeyi bozguna uğratmak için
    ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamamış olduğumu farketmek için
  • "i went to the woods to live deliberately,
    to front the facts of life,
    to see if i could not learn
    what it had to teach,
    that i should not die
    and learn that i had not lived.
    bu yazı dead poets society adlı film/romanda mağaradaki her toplantıya başlanırken okunan kısım..
    ormana gittim
    çünkü bilinçli yaşamak istiyordum
    hayatı tatmak ve yaşamın iliğini özümsemek istiyordum
    yaşam dolu olmayan herşeyi bozguna uğratmak için
    ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamamış olduğumu farketmek için
  • "bir ağaç boy atmayı ne kadar özlerse kendini o kadar yüksek bir atmosferde bulur." - henry david thoreau
  • "i went to the woods to live deliberately,
    to front the facts of life,
    to see if i could not learn
    what it had to teach,
    that i should not die
    and learn that i had not lived.

    i went to the pond to breathe fresh air,
    to amble about,

    only to discover freedom's end,
    penned between barbed wire and meshed nets
    to see nature taught how men live,
    to learn of its death - all
    to preserve one man's words."

    h. david thoreau