şükela:  tümü | bugün
  • kıbrıs meselesinde kissinger planı adlı planla türkiyeye ambargo konulmasını altı aylığına engellemiş ve türkiyenin bugün bile kabul ettiremediği iki devletli ada projesini gümüş tepsiyle türkiyeye sunmuştur. ecevit -hükumet krizlerinin yaşandığı günlerde- planın kabul edilmesi için kapı kapı gezmiş ama durumu kimseye kabul ettirememiştir. planın sunulduğu ilk günlerde hükumet ortaklarından bir olan milli selamet partisi lideri erbakan'ın projeyi kabul etmeyip adanın tamamen feth edilmesini istemesi ve bu yüzden hükumetin düşmesine sebep olması mide bulandırıcıdır. kanımca bu hareket ülkeye yapılmış en büyük kötülüklerden biridir.
  • "there cannot be a crisis next week. my schedule is already full." seklinde bir laf etmistir vakti zamaninda.
  • soğuk savaş döneminde amerikan dış politikasının rotasını belirleyen kişi. containment policy adını verdiği bir kominizmi çevreleme, ilerleme ve yayılmasını durdurma politikası belirlemiştir. "ulan abd'nin vietnam'da işi ne? orası fransa'nın himayesinde değil miydi? ne akla hizmet oraya gitmiş bu salaklar" diyenlere verilecek yanıt bu politikada ve kissinger'in beyninde gizlidir. bu politika ve bu beyin pek çok başka darbede daha kilit rol oynamış, yüzbinlerin hayatına malolmuştur. ayrıca birleşmiş milletler genel kurulunu tyranny of the majority olmakla suçlamış, bm'nin işleyiş sisteminin değiştirmiştir. görevden ayrıldıktan sonra bile, hatta halen onun bu containment policy üzerine kurulu global polis doktrini geçerliliğini korumaktadır. çok büyük bir diplomat, olağanüstü bir stratejisttir ama makyevel bile yanında hümanistin allahı gibi kalır
  • kendisinin aldığı nobel barış ödülü ile bana bu muazzam entrimden dolayı nobel edebiyat ödülü verilmesi arasında pek bir fark yoktur.
  • bir an önce ölmesini dilediğim amerika birleşik devletleri'nin dış politikasını belirleyen zeka küpü.

    bu adam öldüğü vakit abd'nin dış politikası eskisi kadar iyi olmayacaktır. abd'de kişiler pek önemli değil fakat henry kissinger çok önemli.

    bir yandan da çin'in gücü artarken; türkiye yavaş yavaş bölgesel güç olmaya ilerlediği için sürekli rusya ile çekişirken amerika birleşik devletleri'nin dış politikada daha etkin olması gerektiğini düşünüyorum ama bu adam tam bir amerikan milliyetçisi. sağı solu belli olmaz.

    kitaplarını bir bir okuduğumda çok etkilenmiştim ve çok büyük saygı duymuştum fakat esas mesele kitapları okuyup uluslararası ilişkileri değerlendirmeye başlayınca ortaya çıkıyor çünkü ne dediyse, uluslararası ilişkilere hangi şekilde baktıysa doğru olduğunu görüyorsunuz.

    avrupa'yı ve asya'yı kıyaslamış, avrupa'nın hızlı bir güçlenme döneminden sonra iki savaş geçirip bu savaşlar sebebiyle gücü kaybettiğini yazmıştı. asya'nın yükselişini de avrupa'nın yükselişine benzetip, savaşın asya'ya yayılacağını; bu savaşın kaçınılmaz olduğunu fakat yıkıcılığını asya ülkelerinin belirleyeceğini yazmıştı ve aslında asya'nın yüz yıl önceki avrupa olduğunu belirtmişti.

    bugün çin ile hindistan arasında çatışmalar mevcut, yine pakistan ile hindistan arasında çok büyük sıkıntılar mevcut. kuzey kore, güney kore zaten belli ve güney asya ülkelerinde şiddet, açlık yükseliyor.

    japonya için de "kesinlikle çin ile savaşacak" demiyor bunları söylerken. çıkarına gelirse çin ile iş birliği yapmaktan çekinmeyecek diyor.

    şimdi ben şunu görüyorum: bu adam asya'da gücün yükseleceğini görüyordu, biliyordu. doğal olarak amerikan dışişleri ve pentagon da biliyordu. buna uygun olarak asya'yı avrupa'ya benzetti ve savaşların çıkacağını söyledi. burada çin'in önünü kesecek nokta asya'da başlayacak çatışmaları rayından çıkarıp, asya ülkelerin uzlaşmasını engellemek olacaktır ve bu şekilde çin'in üst üste savaşla, belayla uğraşmasını sağlayarak gücünü eritmeye çalışacaklar.

    bir yıldır asya'yla ilgili çalışmalar yapmaya çalışıyorum, artık daha iyi öğrenmek gerekiyor asya'yı. zaten onlarca savaş var 20. yüzyılda dahi.

    önümüzdeki süreçte büyük ihtimalle ölecektir ama yazdığı şeyler gelecek için ipucu niteliğinde. abd'nin çin'i nasıl durduracağını anlamak için henry kissinger'ı anlamak yetecektir.
  • “biz amerika olarak neden çok güçlüyüz, biliyor musunuz? bizler, amerika olarak, aramızdaki, vatan hainlerini hemen öldürürüz! dünyanın diğer birçok ülkesindeki vatan hainlerini ise kahramana dönüştürerek, ülkelerinde önemli yerlere getiririz!"
    buyurmuş nam-ı diğer global katil.
  • dünyanın sahibi
    1 numara..

    zbigniew brzezinski ile karşılıklı
    dünya üzerine gerçek satranç oynarlar..
    milletlerin başkan/başbakan sandığı adamlar
    bunların tezgahında alalade piyondur...

    ecevit anlatımıyla;
    1974 kıbrıs harbinde ilk gün...
    savaş kararı almış, genç toy bir başbakan olarak ajandasına kendisi bile hakim değil...
    bir meclis'e gidiyor, bir çankaya'ya çıkıyor..
    kâh genel kurmay'da olağanüstü toplantı yapıyor,
    kâh basına demeç veriyor...
    bu koşuşturmaca esnasında tesadüfen geçtiği koridorlarda telefon çalıyor ve
    -"sayın başbakanım kissinger arıyor"
    diyorlar..
    taaa amerika'dan bu tesadüfi telefon ulaşmaları
    1 değil
    2 değil
    aynı gün içinde tam 5 kez yaşanıyor...

    ecevit'in yorumu daha manidar...
    -"böylesi bir güce hayır demek her seferinde daha zor oluyor"

    tabii, sadece tesadüfi ulaşmalar değil, kissinger'in ne istediği ve isterken ağzından çıkan sözlerin gücü de önemli...

    dönemin abd dışişleri bakanı henry kissinger, ecevit'e:
    -"harekatı başlattınız, başarılı da oldunuz. ama buraya kadar. hemen ateşkes ilan edin. zaten genelkurmay başkanınız az sonra size ateşkes teklifiyle gelecek."
    diyor..
    ecevit, ne diyeceğini bilemediği için,
    - "bakarız"
    gibi kaçamak cevaplarla geçiştirmeye çalışıyor.
    telefonu kapattiktan birkaç dakika sonra dönemin genelkurmay başkanı orgeneral semih sancar başbakanlığa geliyor... elinde "ateşkes teklifi" var. ecevit"in nutku tutuluyor.
  • eski usa dışişleri bakanı ve başkan nixon’un ulusal güvenlik danışmanıdır. 1975 yılında bu göreve getirilmiştir.

    --vietnam’da savaşın tırmandırılnasından ve bu ülkede üç ile beş milyon arasında masum insanın katledilmesinden birinci derecede sorumludur.
    -- vietnam’la bağlantılı olarak kamboçya’nın ve laos’un gizlice bombalanması kararında yeralmış, kamboçya’da 600 bin, laos’da ise 350 bin sivilin ölmesine neden olmuştur.
    --bir milyon kadar insanın katledilmesi ile sonuçlanan bir cia ve mi-6 darbesi ile 1965 yılında endenozya’da iktidarı gaspeden general suharto, kissinger’in dışişleri bakanı olduğu 1975 yılında usa silahları ve kissinger’in onayı ile doğu timor’u işgaledip halkının üçte birini ödürmüştür.
    --11 eylül 1973 günü şili’nin demokratik yöntemlerle seçilmiş cumhurbaşkanı salvador allen’de ye karşı general augusto pinochet tarafından gerçekleştirilen, allende’nin, general rené schneider ve daha 10 bini aşkın masum insanın katledilmesi ile sonuçlanan askeri darbenin planlayıcısıdır.

    yukarıda bir bölümünü arz ettiğim suç listesine sahip olan bu insan kasabına şili’deki kanlı askeri darbeden yalnızca üç ay sonra nobel barış ödülü de verilmiştir!

    buradan payımıza düşen odur ki ;
    ülkemin pırıl pırıl genç insanları bu tür olayların günümüzde yaşanan muhtelif varyasyonlarını göz ucuyla takip etmekte ve gayet güzel analiz etmektedir.bu böle bilinmelidir.
  • soyadının manası "öpeyim de geçsin" dir.
  • winston lord üzerinde günlerdir çalıştığı bir raporu kissinger'a verdikten sonra üzerinde, "yapabileceğinin en iyisi bu mu?" yazısıyla geri gelir rapor. lord raporu yeniden yazar, düzenlemeler yapar ve tekrar teslim eder; yine aynı soruyla gelir rapor. bir kez daha düzelttikten ve kissinger'dan yine soruyu aldıktan sonra lord parlar. "kahretsin, evet, yapabileceğimin en iyisi bu." kissinger şöyle cevap verir: "güzel o halde artık okuyabilirim raporunu."

    walter isaacson