şükela:  tümü | bugün
  • nöroloji ve sinirbilim cevrelerinde hm olarak bilinen, dunyanin gelmis gecmis en talihsiz ve en taninmis hastalarindandir. bellekle ilgili rahatsizligi bir beyin ameliyati sonrasi 1950'lerde baslamis ve oldugu 2008 yilina kadar hastaligi uzerine sayisiz calisma yapilmistir. oldukca siradisi vakasi sayesinde bellek ve beyin islevleri konusunda yeni bircok teori uretilmistir ve olumunden sonra dahi beyni kaliforniya universitesi-san diego tarafindan cok ince kesitler halinde hala incelenmektedir.

    gelelim hastaligina. 9 yasinda gecirdigi bir bisiklet kazasi nedeniyle kismi epilepsi nobetleri gecirmeye baslamis. ilk gencliginde nispeten basa cikabildigi nobetler 20li yaslarinda iken dayanilmaz hale gelmis ve 27 yasina geldiginde connecticut'taki bir beyin cerrahi tarafindan epilepsi lokalize edilmistir. doktor, tedavi olarak temporal lobunun bir kisminin alinmasina karar vermistir. ameliyatla birlikte hipokampus ve amigdala'sinin yaklasik ucte ikisi alinmis olan henry'nin epilepsi hastaligi kontrol altina alinmis. ancak hipokampus'un cok buyuk bir bolumu alindigindan anterograd amnezi hastaligina yakalanmistir. diger bir deyisle ameliyat oncesi anilarini ve kazandigi yetenekleri kismen de olsa hatirlasa da yasadigi yeni olaylari hafizasina kaydedememektedir. cocuklugunda, gencliginde, ameliyat oncesinde ve sonrasinda yasadigi tecrubeler siniflandirilarak yapilan calismalarda bunlari azalan miktarlarda hatirlayabildigi icin amnezinin zamansal olarak derecelendigi anlasilmistir.

    kendisi uzerine yapilan calismalar prosedurel bellek, amnezi, motor ogrenme, uzaysal bellek, bellek guclendirme gibi konularda eski bir cok teorinin cope gitmesine neden olmus ve yeni teorilerin uretilmesini saglamistir. onyillarca, beyni uzerine yapilan calismalara izin vererek sinirbilimdeki bellek anlayisini donusturmus bu alanda muazzam bir katki saglamistir.
  • terimlere aşina olmayanlar için yaşadığı amnezi, memento'da anlatılana yakındır.

    beyni ise kendisi gibi bilime adanmış ve 2009 aralık'ında internetten canlı yayınlanan ve saatler süren bir uğraş sonucu ucsd'de 70 mikronluk dilimlere ayrılıp araştırmacıların hizmetine sunulmuştur.
    http://www.nytimes.com/…22brain.html?pagewanted=all
    http://www.abc.net.au/…11/3227681/hm_dissection.htm
  • şimdiye dek duyduğum en hüzünlü hayat öyküsüne sahip talihsiz amca.

    amcam veletken geçirdiği bisiklet kazası sonrası epilepsi nöbetleri geçirmeye başlıyor, 9 yaşından 27 yaşına kadar bu nöbetler hayatını zorlaştıracak şekilde yaşıyor. 27 yaşında ameliyatla beynindeki epilepsiye yol açan bölgeyi alıyorlar, nöbetler duruyor, ancak bu noktadan sonra henry amcam kısa süreli hafızaya sahipken uzun dönemli hafızası neredeyse tamamen ortadan kalkıyor. memento filmindeki karakterin, veya oliver sacks'ın karısını şapka sanan adam kitabında anlattığı the lost mariner vakasının durumunu yaşıyor. en kötüsü başka açılardan oldukça sağlıklı bir ömrü 82 yaşına kadar yaşıyor, elli yıldan fazla.

    tamam kendisinin sinirbilime ve hafıza çalışmalarına denek olarak katkısı çok olmuş da, insan üzülmeden edemiyor haline. ayrıntılı hayat hikayesini merak edenler permanent present tense adlı suzanne corkin kitabına bakabilirler.
  • memento filminin esinlendiği hastalığa sahip insan. biliyorum, birileri bir sinirbilim dersinde bu adamın adını duyacak ve buraya bakacak. o kişilere eğer izlememişlerse mementoyu öneririm.
  • uzun süreli belleği olmadığından her gün aynı şekilde babasının ölümü açıklanan ve her defasında aynı acıyı yaşayan talihsiz bir insandır kendisi.
  • bilateral mesial temporal lobu alınmış. bu demek oluyor ki hipokampüsü ve amigdalasının bir kısmı alınmış (2/3’ü).
    hipokampus beynimizdeki bellek konusunda önemli bir rolü olan limbik sistemimizin bir elmanıdır. kısa süreli belleğimizdeki bilgileri uzun süreli belleğimize depolar. amigdala ise duygusal işlemlerimizden sorumlu limbik sistemimizin bir diğer elemanıdır.
    epilepsisini tedavi etme amacıyla geçirdiği operasyon sonucu olarak yeni bilgileri uzun süreli belleğine geçiremiyordu yani ameliyattan sonrasına ait hiçbir bilginin anısını oluşturamıyor, duyduğu öğrendiği şeyleri bir dakika gibi kısa bir süre sonra hemencecik unutuyordu. yaşamının ilk 27 yılından uzun süreli belleğine aktarabildiği kadar anının içine hapsolmuş ve 82 yaşına kadar yaşayabilmiş.
    edit: bir yerde phineas gage ile karıştırdığım için verdiğim birkaç yanlışı bilgi silindi.
  • anterograde amnesia yasayan ve cogu kisi tarafindan talihsiz olarak kabul edilen bir adamdir.
    basitce yeni karsilastigi seyleri ogrenemiyor ama eskiden bildigi seyler sapasaglam duruyor. bu eski-yeni ayrimini yapan sey gecirdigi temporal lob ameliyati oluyor. aslinda bu sendromu saglayan bazi ilaclar da var (bazi benzodiazepin cesitleri) ama bu arkadasimizi bu kadar populer yapan sey muhtemelen cerrahi gecirdikten sonra basina bu olaylarin gelmis olmasi.

    kendisi kadar unlu olmasa da dunyanin en unlu ikinci amnesia hastasi da e.p. olarak bilinen baska bir hasta onunla da ilgili bilgiler ucsd tarafindan yayinlaniyor
  • h.m.'in içler acısı bir hikayesi vardır. küçük yaşta geçirdiği bisiklet kazasında kafasına 17 dikiş atılmıştır. baba tarafında epilepsi geçmişi olan h.m., 16. yaş gününde ilk grand mal nöbetini geçirmiş, ameliyat olacağı 1953 yılına kadar her hafta ortalama on küçük bir büyük nöbet yaşamıştır. hastalığı yüzünden mezuniyet törenine bile alınmamış h.m., 1950lerde lobotomi ve epilepsi konusunda uzman bill scoville adında bir doktora ameliyat olmuş ama doktor, h.m.'in hipokampüsve amigdalasına zarar vermiş, epilepsi tedavisini düzeltememiş ve ekstradan ileriye dönük hafıza kaybı* hastası olmasına sebebiyet vermiştir. 1953 yılındaki epilepsi ameliyatından hemen sonra yine epilepsi nöbeti geçiren h.m., her hafta yaşadığı nöbetler yerine birkaç ayda bir büyük nöbet yaşamaya başlamıştır. ameliyatın başarılı geçtiğini söyleyen yüzsüz doktor scoville, ameliyattan sonra karısına "guess what? ı tried to cut out the epilepsy of a patient, but took his memory instead! what a trade!" demiştir. ameliyattan sonra amigdala hasarı oluşan, duygu kontrol sorunları olan, öfke patlaması yaşayan, yaşını ve o günün tarihini hatırlayamayan h.m., 27 yaşında olmasına rağmen 33 yaşında olduğunu ve 1930 yılında yaşadığını söylemiş, ilerleyen günlerde hayatını "waking from a dream… every day is alone in itself’." cümlesiyle tanımlamıştır.

    kısa süreli hafızası kısmen çalışan ama yeni olayları kaydedemeyen h.m., brenda milner isimli bir hafıza araştırmacısı tarafından 20 yıl izlenmiştir ve onunla her karşılaşmasında onu tanıyamamıştır. crossword puzzle seven, hafıza testlerinde ortalama seviyenin üzerinde bir iq'ya sahip olan, akıllı, eğlenceli bir kişiliğe sahip h.m., ölünceye kadar yılda üç kere brenda'nın öğrencisi suzanne corkin tarafından izlenmiştir. onun için günler dakikalar, haftalar saatler, yıllar ise haftalar gibi geçmektedir.

    corkin sayesinde mirror drawing, mirror writing ve mirror reading gibi teknikleri öğrenen h.m.'in yapılan araştırmalar sonucunda, işlemsel hafızasında sorun olmadığı, otobiyografik olaylar, dünya hakkındaki bilgiler ve bilinçli hatıraları içeren episodik ve semantik hafızasında problem olduğu anlaşılmıştır.

    h.m. vakası sayesinde kısa süreli hafızanın hipokampüste olmadığı anlaşılmıştır. h.m., başkalarına faydam dokunsun diyerek beynini bilime bağışlamıştır. ölünceye kadar h.m.'e eşlik eden corkin, h.m. gibi bir insanın tıp dünyasında ne kadar ünlü olduğunu bilmeden ölmesinin garipliğine değinmiştir. ayrıca son görevini de yerine getiren corkin, solunum yetmezliğinden 82 yaşında ölen h.m.'in beynini california üniversitesi'ne incelenmesi için ulaştırmıştır.

    "hayaller hayatlar" sözünün bilimdeki karşılıklarından birisi hiç şüphesiz henry gustav molaison olmalı.
  • şimdiye dek duymuş olduğum en acıklı hayat öyküsüne sahip olan, ebedi bir 'şimdinin' içine hapsolmuş bir kişidir henry molaison.

    9 yaşında geçirdiği bir kazadan sonra epilepsi nöbetleri geçirmeye başlar. 27 yaşına geldiğinde bu nöbetler yaşamını ciddi seviyede etkilemeye başlar. henry molaison, hartford hastanesi’nde beyin cerrahı olan dr. william beecher scoville’e gider ve scoville beyne ameliyatla müdahale etmeye karar verir. scoville, 1950’lerin başında, amigdala ve hipokampüsün de içinde bulunduğu, beynin bazı bölümlerini aldı.

    ameliyattan sonra, epilepsi nöbetlerinin kontrol edilmesine rağmen henry molaison’ın belleğinde bir anormali ortaya çıktı.daha önce gördüğü doktor ve hemşire yüzlerini hatırlayamamış, kendisine verilen ilaçların isimlerini aklında tutamamış hatta hastaneye niçin yattığını dahi söyleyememişti. yeni anılar oluşturamamak bir yana, geleceği de düşleyemiyordu molaison. kısa süreli hafızasında hiçbir problem olmamasına rağmen, molaison yeni bilgileri uzun süreli belleğine aktarma yetisini kaybetti. uzun zaman önce tanıdığı insanları hatırlamasına rağmen, yeni gördüğü insanları hafızasında tutamıyordu.

    ameliyattan sonra bildirimsel belleğine hiçbir yeni bilgi kazandıramayan molaison, yöntemsel belleğini etkileyen herhangi bir şey yaşamadığı için sonrasında yaşadığı 55 yıl boyunca yeni motor becerileri kazanmaya devam edebildi.

    henry molaison geçirdiği ameliyattan sonra yukarıda bahsedilen bellek problemleriyle birlikte biyolojik yaşlanmasının yanı sıra, bu yaşlanmaya eşlik etmesi beklenen kendisine ait yeni bir bellek oluşturamadan 55 yıl daha yaşadı. bu süre içinde bilim dünyası yeni araştırmalar nedeniyle kendisiyle çok kez bir araya gelerek ameliyattan önce bilinmeyen birçok bilginin şifrelerini çözdü.

    75 yaşından sonra henry’nin sağlık durumunda bozulmalar oluştu. tekrarlayan ufak nöbetleri ve tansiyon yüksekliği bu süreci hızlandırdı. 2 aralık 2008 tarihinde öldü. bilim dünyasında 55 yıl süreyle h.m. olarak bilinen ünlü vakanın adının henry molaison olduğu açıklandı.

    bilim dünyasında beynin yapıları ile ilgili birçok noktaya ışık tutan, filme konu olan bu olay belki de trajik yaşam öykülerinden biridir. 75 yıllık hayatının büyük bir kısmında hiç anı biriktiremeden geçen bir ömür...

    bu vaka nöroloji ve sinirbilimde çokça yeni keşfe yol açmıştır. ışık tutmuş olduğu ve keşfedilen bilgiler şöyle özetlenebilir:
    1-nsanda bellek işlevlerinin kısa ve uzun dönem bellekleri olarak organize olduğunun anlaşılması. henry, hipokampusunun iki taraflı çıkarılmasını takiben yaşadığı olaylardan hemen sonra ne yaşadığının hatırlayabiliyordu ancak bu anıları uzun süreli bellek haline getiremiyordu.

    2-henry’nin bir olayı yaşadıktan sonraki 30 saniye içinde o olayı anımsayabilmesi, 30-60 saniye arasında anımsadıklarının düzensiz hale gelmesi ve 60 saniyeyi aşan sürelerde yaşadıklarıyla ilgili hiçbir izlenime sahip olamaması, bilim dünyasına ilk kez kısa süreli belleğin ve uzun süreli belleğin zaman açısından ne anlama geldiğini (atkinson & shiffrin, 1968) tanımlama fırsatı tanıdı.

    3-, molaison vakası bellekte başka türden ayrımlar olabileceğini de gösterdi. bu ayrım, bir kişinin kendi hayatıyla ilgili anısal belleğiyle, dünyanın genel anlamda tanınmasıyla ilgili olan anlamsal belleği arasındaki ayrımdır.bellekte bu tür ayrımlar 1984 yılında tulving tarafından tanımlanmıştır. örneğin bir kişinin ne zaman, nerede, kimin, çocuğu olarak doğduğu, hangi okullara gittiği, öğretmenlerinin kim olduğu anısal belleğiyle; içinde yaşadığı toplumu ve o dönemin dünyasını ilgilendiren önemli bir olayı anımsaması, su bardağını kibriti, kalemi, tanıması anlamsal belleğiyle ilgilidir. anlamsal bellek beyinde hipokampusla sınırlı kalmayıp daha geniş temsiller bulurken, kişinin kendi geçmişiyle ilgili anılarının içinde toplandığı anısal belleği ağırlıklı olarak hipokampusa bağımlıdır. henry kendi öz geçmişiyle ilgili bellek problemleri yaşarken dünyaya ait anlamlar konusunda iyi durumdaydı. bu ayrım hipokampusumuzun kendimize ait belleğimizin merkezi olduğunu gösterdi.

    4-henry ameliyat sonrası yürümesine yardımcı olacak yürüme dayanağını nasıl kullanabileceğini öğrenebilmişti. her seferinde onu yeniden öğrenmeye gereksinim duymadan kullanabiliyordu. buna karşın her sabah geçmişini unutmuş olarak uyanıyordu. kim olduğunun her sabah kendisine söylenmesi gerekiyordu. böylelikle, alet kullanmanın, bisiklet ya da araba sürmeyi öğrenmenin beyindeki hipokampus dışındaki yapılarla ilgili olduğu ve bu bilgiler bir kere öğrenildikten sonra unutulmadan korunduğu anlaşılmış oldu.

    5-henry’nin görsel mekânsal ya da navigasyonla ilgili belleği de problemliydi. bu bulgu öncelikle bilim insanlarını düşündürdü çünkü o dönemlerde bu yeteneklerin hipokampusla değil sadece beynin sağ yarısının yan üst lobuyla ilgili olduğuna inanılıyordu. henry ameliyattan sonra yaşadığı yıllar boyunca bu tür bir zorluk yaşadığından bu konu bilim insanlarının gündeminden düşmemişti. sonraları 2000’lere doğru bu konuda yapılmış araştırmalar henry’nin neden bu problemi yaşadığını ortaya çıkardı. hipokampusta bulunan özel bir hücre tipi (grid hücreleri) yer ve yön bulmayla ilgiliydi. hipokampusu olmayan henry’nin problemi bu nedenle ortaya çıkmıştı.

    https://hipokampusakademi.com/…nry-molaison-vakasi/

    http://www.tpocg.org/blog/henry-molaison

    https://www.kreatifbiri.com/…r-hafiza-kaybi-oykusu/

    https://tr.wikipedia.org/wiki/henry_molaison