şükela:  tümü | bugün
  • eski bir istihbarat çalışanı. görevi 20. yüzyılın ortalarında cia bünyesinde bulunan kişilere "kişilik" konusunda dersler vermekti. psikolojik kökenli gereksinimleri anlatan bir de tablosu vardır. bu tabloya göre:

    saygı gösterme: kendinden üstün bir kişiye hayranlık duymak ve gönüllü bir şekilde onu izlemek. önderle iş birliği yapmak. memnuniyet duyarak hizmet etmek.

    başarı: engelleri aşmak. çaba harcamak. zor bir görevi en kısa sürede ve en iyi şekilde yapmaya çalışmak.

    saldırganlık: başkasına saldırmak ve zarar vermek. öldürmek. küçümsemek, zarar vermek, suçlamak, birisiyle kötü amalı dalga geçmek. ciddi bir şekilde cezalandırmak. sadistlik.

    otonomi: etkiye ve baskıya direnme. otoriteye karşı gelmek, özgürlük aramak. bağımsızlık için çaba göstermek.

    yakın ilişki: arkadaşlık ve ilişki kurmak. başka insanları selamlamak, onlara katılmak, birlikte yaşamak. başkalarıyal sohbet etmek, işbirliği yapmak. sevmek. gruba katılmak.

    suçtan kaçınma : suçtan, dışlamadan ve cezadan, asosyal ya da sıra dışı dürtüleri engellereyek kaçınmak. uygun davranmak ve kurallara uymak.

    karşıt hareket : öç alarak ve pes etmeyerek yenilgiyi kabul etmemek. en zor görevleri tercih etmek. eylem sırasında onurunu korumaya çalışmak.

    savunma : suçlanmaya ya da küçümsenmeye karşı kendini savunma. eylemlerini haklı göstermek. hafifteltici etmenler, açıklamalar ve bahaneler öne sürmek. hafifteltici etmenler, açıklamalar ve bahaneler öne sürmek. sorgulama karşısında direnmek

    üstünlük: başkalarını etkilemek ve denetlemek. ikna etmek, yasaklamak, emir vermek. yönetmek. kısıtlamak. grubun davranışını düzenlemek.

    sergileme : ilgi çekmek. başkalarını heyecanlandırmak, eğlendirmek, şaşırtmak ve korkutmak. kendini bir role bürünerek ifade etmek.

    zarardan kaçınma : acıdan, fiziksel zarardan, hastalıktan ve ölümden kaçınmak. tehlikeli durumlardan uzak durmak. önlemler almak.

    kaçınma : başarısızlık, utanç, küçük düşme ve alaydan kaçınmak. gücünü aşan görevleri yapmaktan kaçınmak. bir şekil bozukluğunu saklamak

    alçalma : teslim olmak. boyun eğmek ve cezayı kabul etmek. özür dilemek, itiraf etmek, telefi etmek. kendini aşağılama, mazoşistlik.

    düzen : ayarlamak, düzenlemek, nesneleri yerine koymak. düzenli ve temiz olmak. aşırı dikkatli olmak aşırı dikkatlilik ve kesinlik.

    oyun : rahatlamak, eğlenmek, değişiklik ve eğlence aramak. oyun oynamak. gülmek, şaka yapmak, neşelenmek. gerginlikten kaçınmak.

    yardım istemek : yardım korunma ve şefkat aramak. merhamet istemek. şefkatli bir anne babaya bağımlı olmak.

    reddetmek : bir başkasından uzak durmak, önemsememek, ya da dışlamak. mesafeli ve ilgisiz kalmak. ayrımcılık yapmak.

    duygululuk : duygusal izlenim peşinde koşmak ve bundan zevk almak.

    cinsellik : erotik ilişkiler kurmak ve ilerletmek. cinsel ilişki kurmak.

    anlayış : deneyimleri çözümlemek, soyutlamak, kavramları birbirinden ayırt etmek, ilişkileri tanımlamak, görüşleri tazelemek.
  • tam bir orospu çocuğudur. (bkz: manhunt unabomber)
  • bireylerin doğuştan gelen gereksinimlerine, fiziksel ve sosyal çevre ile ilişkilerine dayalı bir kişilik teorisi geliştiren amerikalı psikologdur.

    bireyin kişiliğini ve benliğini değerlendirmek için kullanılan, "tematik algılama testi (tat)" isimli projektif testin yaratıcısıdır.