şükela:  tümü | bugün
  • ingiliz krali. henry 4'ün en büyük oglu, bunun oglu da henry 6 olmus zaten. siradan gitmis alisilageldigi üzere. william shakespeare bir de oyun etmis bunun için the life of king henry the fifth diye..*
  • william shakespeare'in büyük eseri.
  • 1989 yılında kenneth branagh'ın hem yönetip hem rol aldıgı son derece basarılı bir shakespeare uyarlaması.
  • savaşa gitmesi gereken insanlar nasıl gaza getirilir isimli harika monolog'u barındıran play.

    edit: monolog demişim vaktinde yanlış olmuş. o bir nutuktur.
  • shakespeare'in hayatini pek sevdigi, son derece havai bir gencken sorumlu bir kral olan ingiltere kralinin adidir. shakespeare, henry'nin prens harry oldugu donemleri henry iv part one ve part two'da anlatmi$, agincourt sava$ini henry v'in konusu yapmi$tir.

    ozan, ayrica, henry iv part ii'de prens harry kral be$inci henry oldugu zaman, karde$lerinin "acaba bizim kellelerimizi vurdurur mu?" endi$esini gidermek icin yeni kral henry'ye "burasi osmanli degil ingiltere sarayi. henry henry'yi izlemekte, murat murat'i degil" dedirtmi$tir. sozkonusu olan, tabii ki eser yazildiginda osmanli tahtina cikan ve kim var kim yok herkesi bogdurtan iv. murat'tir. aslen, henry'nin tam referansi "amurath amurath'i takip etmiyor" $eklinde murat'in latincele$tirilmi$ haline tekabul eder.
  • eserin en etkileyici ve bilinen kısımlarından biri agincort savaşında kendilerinden çok daha güçlü olan fransız ordusuna karşı savaşacak ingiliz askerlerine verilen cesaret nutkudur:

    "
    westmoreland:
    o that we now had here
    but one ten thousand of those men in england
    that do no work to-day!

    king:
    what's he that wishes so?
    my cousin westmoreland? no, my fair cousin;
    if we are mark'd to die, we are enow
    to do our country loss; and if to live,
    the fewer men, the greater share of honour.
    god's will! i pray thee, wish not one man more.
    by jove, i am not covetous for gold,
    nor care i who doth feed upon my cost;
    it yearns me not if men my garments wear;
    such outward things dwell not in my desires.
    but if it be a sin to covet honour,
    i am the most offending soul alive.
    no, faith, my coz, wish not a man from england.
    god's peace! i would not lose so great an honour
    as one man more methinks would share from me
    for the best hope i have. o, do not wish one more!
    rather proclaim it, westmoreland, through my host,
    that he which hath no stomach to this fight,
    let him depart; his passport shall be made,
    and crowns for convoy put into his purse;
    we would not die in that man's company
    that fears his fellowship to die with us.
    this day is call'd the feast of crispian.
    he that outlives this day, and comes safe home,
    will stand a tip-toe when this day is nam'd,
    and rouse him at the name of crispian.
    he that shall live this day, and see old age,
    will yearly on the vigil feast his neighbours,
    and say 'to-morrow is saint crispian.'
    then will he strip his sleeve and show his scars,
    and say 'these wounds i had on crispian's day.'
    old men forget; yet all shall be forgot,
    but he'll remember, with advantages,
    what feats he did that day. then shall our names,
    familiar in his mouth as household words-
    harry the king, bedford and exeter,
    warwick and talbot, salisbury and gloucester-
    be in their flowing cups freshly rememb'red.
    this story shall the good man teach his son;
    and crispin crispian shall ne'er go by,
    from this day to the ending of the world,
    but we in it shall be remembered-
    we few, we happy few, we band of brothers;
    for he to-day that sheds his blood with me
    shall be my brother; be he ne'er so vile,
    this day shall gentle his condition;
    and gentlemen in england now-a-bed
    shall think themselves accurs'd they were not here,
    and hold their manhoods cheap whiles any speaks
    that fought with us upon saint crispin's day.
    "

    shakespeare bu nutku gerçekte söz konusu savaştan 200 yıl sonra yazmıştır. ancak belki de böyle bir nutku yazabilmek için savaşın sürpriz sonucunu biliyor olmak ve de 200 yıl bekleyip olan biteni gözlemlemek gerekmekteydi.
  • kendisi normanların ingiltere'yi fethinden sonra gündelik hayatında ingilizce konuşan ilk ingiltere kralıdır.
  • shakespeare'in en sevdiğim eseri, şöyle bir videosu var mesela agincourt savaşı ile ilgili. çok kasmadan direk yorumu copy paste ediyorum:

    "very fitting music to be played at the end of a victorious battle. the scenes of the dead and dying in the field and the king carrying a young dead boy on his back through the muddy/bloody fields speak volumes, as if he was carrying not only him but the weight of the battle on his conscience, a very a noble trait."

    kısaca özet geçmem gerekirse sadece zayiyi değil, aynı zamanda savaşın ağırlığını da taşıyor. bu arada mevzubahis ilahinin sözleri şu şekilde:

    non nobis, domine, non nobis sed nomini tuo da gloriam. tapınakçıların düsturu, "bizi değil, tanrım, bizi değil; kendi ismini şereflendir*" demek; fakat burada nomini değil nomine diyorlar. bu da anlam kayması yapıyor, yani diyor ki "senin adındır bize şeref veren". shakespeare'in böyle bir şey yapıp yapmadığı meçhul, zira eserde geçen şu şekilde:

    henry v:

    do we all holy rites;
    let there be sung 'non nobis' and 'te deum;'
    the dead with charity enclosed in clay:
    and then to calais; and to england then:
    where ne'er from france arrived more happy men.

    bir de tenerife film müzikleri festivali'nde seslendirilmişi var, gayet hoştur; şurada.