şükela:  tümü | bugün
  • gercekcilik ve karamsarlikla yogrulmus beynin herhangi bir seyle karsilastiginda hep en kotu tarafi gormesidir.
  • bir çeşit savunma mekanizmasıdır.
  • tedbirli olmaktır, yola çıkarken başınıza nelerin gelebileceğini önceden hesaplayıp tartmaktır.
  • kurtardığı zararlı durumlardan keyif alınmasını engelleyen, yararlı ama mutsuz edici düşünme şekli.
  • abartmadığınız sürece olumsuz bir olay başınıza geldiğinde çok da üzülmemenize vesile olur. gerçi onun adı daha çok "en kötü ihtimali de düşünmek"tir.
    fakat olur ya bunu düşünce tarzınız haline getirirseniz; ya başınıza hiç iyi bir şey gelmez, ya gelse bile geldiğine inanmazsınız ya da inansanız bile yeterince mutlu olamazsınız.
  • ''hayallerimi benden başka kimse yıkamaz'' demektir.
  • bir nevi olmayacak şeyleri ölçüp, tartıp, değerlendirip, acıya karşı kontrol geliştirmektir. ama yeterli olmaz. siz hiç hayal kırıklığı yaşamamış bir bireye rastgeldiniz mi?
  • aslında genelde lan keşke böyle olmasa, tahmin ettiğim başıma gelmese denerek yapılır. lan hakkaten böyle olmasa ne iyiydi olm lan. ne güzeldi. ama bu da fena diil, alışsan alışırsın yani.

    ama çaktırılmamaya da çalışılır, etraftaki herkese en kötüsüne hazırmış havası verme amacı da var bunda. belki hakkaten de hazırdır bu davranış içindeki kişi, ama o da istemez ki lan öyle olsun. o da insan. hazır diye abanmaya gerek yok ki adama.
  • basina dusundugunden de kotusu gelenler icin gudumlu anne terligi gibidir; bir yerden sonra hep dusunulur ve oyle ya da boyle, hep o en kotu ihtimal yasanir.
  • murphy yasalarına uymaktır.*