şükela:  tümü | bugün
  • hikaye odur ya:

    hephaistos ne zaman etnadaki atölyesine gitse aphrodite hemen cepten aresi arar 'topal gitti suyu ocağa
    koyuyorum' dermiş. söylentiler ayyuka çıkınca hephaistos duruma ayıkmış, arada hermes de bişeyler çıtlatmış tabii.
    hephaistos sanatının başucu eserlerinden birini hazırlamış. yine etna ya yollanacağı bir gün, bizim topal helalini (bkz: aphrodite)
    öpüp çıkmış gitmiş. gitmiş gibi yapmış fakat o da ne.. saklanıvermiş hemen eve. yatağın üzerine kurduğu görünmez ağdan
    haberi olmayan aphrodite cepten bağlanıvermiş fuckbuddysine. ares eczaneden partnerinin favorisi tırtırlı prezervatifleri
    alıp koşuvermiş kollarına güzeller güzelinin. ocaktaki abdest suyunun kaynadığını görmeleriyle uçkurlarının çözülmesi bir olmuş.
    daha tırtırlı prezervatifi alete geçirmeye kalmadan üstlerine düşmesin mi topalın görünmez ağı. kalakalmışlar öyle anadan üryan.

    eh artık hephaistos un da saklanmasına da gerek kalmamış. ares le aphrodite nin ben ettim sen etme yalvarmaları fayda
    etmemiş. topal toplamış olymposluları başlarına. iki sevişgenin rezilliklerini göstermeye. tanrıçalar elleriyle gözlerini
    kapatıp ayıplamışlar yataktaki üryanları. tanrılar da ayıplayacaklarmış ama gözlerini alamamışlar aphrodite nin ay gibi götünden.
    kıs kıs gülüşmeler felan derken. bizim topal hephaistos güzel tanrıçaya boşol boşol boşolu söylemiş de aralarındaki
    hukuku bitirmiş.
  • ateş tanrısıdır. efsaneye göre, zeus ile heranın oğlu olan bu tanrı topal olarak doğdu, üstelik çokda çirkindi. hera onu doğurduğunda çirkinliğinden utandı, ve diğer tanrıların kendisiyle alay etmesinden korkarak onu olympostan aşağı fırlattı.

    hephaistosun olympostan aşağı lemnos adasına düşüşü tam bir gün sürdü. bir hocanın yardımıyla burada demir, bronz ve değerli madenler üzerinde çalışma sanatını öğrendi ve ve bir yanardağın içine demir atölyesini kurdu. bu demirhane de insanı hayrete düşürecek sanat şaheserleri yarattı. nadide yüzükler, bilezikler kalkanlar yaptı. fakat annesini ve onun kendisine yaptıklarını hiç unutmadı. annesinin yanına çağırılması için bir şeyler yapması gerekiyordu. ve bir gün oturup annesi hera için altından muhteşem bir taht yaptı. bu öyle bir tahttı ki insanın gözlerini kamaştırıyordu, diğer yandan hiçte göründüğü gibi değildi. görünmez bağlardan yapılmış kıskaçları vardı ve üzerine biri oturduğunda bir daha açılmamak üzere kilitleniyor oturan kişiyi hapsediyordu.

    tahtı olymposa yolladığında hera tahtın ihtişamına hayran kaldı, fakat üzerine oturur oturmaz kıskaçlar kapandı ve hera tahta bağlanıp kaldı. bütün tanrılar el birliği ile onu tahtan kurtarmaya çalıştılar ama başaramadılar. son çare hephaistosu çağırdılar fakat hephaistos kulak asmadı. tüm çağrıları duymuyormuş gibi davrandı. kendisine yaptıklarından dolayı heranın cezasını çekmesini istiyordu.zeus hermesi yolladı ancak hermes de onu olymposa çıkmaya razı edemedi. ardından ares geldi, onu olymposa çıkarmak için zor kullanmaya çalıştı ama, hephaistos onu kavgada yendi ve gerisin geri geldiği yere yolladı. bunun üzerine şarap tanrısı dionysos onu getirmeye talip oldu ama o çok farklı bir yol denedi. içirdiği şaraplarla hephaistosu sarhoş ederek ondan herayı tahtan kurtaracağına dair söz aldı. fakat hephaistos bunu tek bir şartla yapmayı kabul edecekti. bunun için tanrılar katına kabul edilmesi ve güzeller güzeli aphroditein kendisiyle evlenmesi.

    karısının daha fazla acı çekmesine dayanamayan zeus oğlunun şartlarını kabul etti. bunun üzerine dionysos onu alıp olymposa götürdü. hephaistos herayı kurtardıktan sonra ilk iş olarark kendisine baştan başa tunçtan bir saray yaptı. saray güneş doğunca parıl parıl parlıyordu, dört tarafına yıldızlar serpiştirilmişti. görenleri hayran bırakan sarayın bir tarafına da muhteşem demirhanesini yerleştirdi.

    hephaisto her sabah güneş doğduktan sonra atölyesine gidiyor, akşama kadar hiç durmadan çalışıyor, tanrıları ve insanları hayrete düşüren ve hayran bırakan şaheserler yaratıyordu. zeus için muhteşem bir asa ve altından taht imal etti. demeter içinse parlak bir orak. apollon ve artemis içinse sağlam ve hızlı oklarla, ok kılıfları yaptı. tüm bunların yanında olymposu süslemek için elinden geleni yaptı; apollon için güzel bir saray inşa etti, zeusun sarayını güçlendirip süsledi. ve tanrılar için onların arzularına göre hareket edecek koltuklar imal etti.

    hephaistos sadece tanrılar için değil insanlar içinde bir çok iyilik yaptı. çirkin ve topal olmasına rağmen iyi kalpli oluşu ile gerek tanrılar gerekse insanlar tarafından sevildi ve sayıldı. ama arzu ettiği ve hak ettiği mutluluğa hiç bir zaman tam olarak ulaşamadı. onu sevmeyen ve sürekli aldatan aphrodite ile olan evliliği ona mutluluktan çok acı ve utanç getirdi.
  • hephaistos topaldır. tanrılara çeşit çeşit silah üretir. sanayinin tanrısı diye de bilinir.
  • olymposa geri dönmesi için kendisine başvuran her tanrıyı birşekilde alt etmiş ama dionysosun ikram ettiği sarap ile sarhoş olup, faka basmış topal proleter ateş tanrısı. ates olsa curmuk kadar yer yakar bu ateş parçası, ayrıca kendisini sürekli aldatan aphrodite ile evlenmişti dionysos abi ile kafaları çektikten sonra. kendisinden sonra da bütün işçiler şarapla olmasa da başka başka şekillerde uyutulup kandırılmaya ve aldatılmaya devam edilmişlerdir***...
  • zeus insanları * cezalandırmak için yeryüzüne göndereceği kadını (bkz: pandora) sipariş etmiştir kendisine. hephaistos da bu kadını yaratırken aphrodite'den esinlenmiş ve oluşturduğu heykelin kalbine ruh yerine bir kıvılcım koymuştur (bkz: olaylar gelişir) (bkz: pandoranın kutusu)
  • achilles 'in ilyada 'da annesinden yeni silahlar istediği vakit, kendisine gerekli teçhizatı sağlayan tanrı.

    (bkz: achilles/@jimi the kewl)
  • tanrılar arasında en ezik en zavallı olanı gibi de gözükse de nerdeyse bütün tanrıların ona bir yerde işi düşmüştür tanrıların çoğu evlerini ona yaptırmıştır. akhileus'un troia da savaştığı özel kalkanı o yapmıştır. bu abimiz dünyalar yakışıklısıdır. o kadar yakışıklı ve karizma bir abimiz ki dönemin değme yakışıklıları olan apollon olsun herakles olsun dionysos olsun ve adını sayamadığımız diğer karizmatik abilerimizin kapamadığı dönemin en ateşli ve en güzel hatununu aphroditi kapmıştır. derler ya işte insan da çirkin şansı olcak diye. ama çirkin erkek güzel kız mutlu mesut yaşamışlar 3-5 çocuk yapmışlar hikayesi olmamış aphrodite bacımız bu abimizi savaş tanrısı aresle aldatmıştır. fakir çirkin topal ama gururlu abimiz hephaistos eve ekmek götürmek için çalıştığı atölyesine her gittiğinde aphrodite eve ares'i atmıştır.bunu öğrendiğinde usta bir marangoz olan abimiz dünyalar güzeli karısını ve tokmakçısını cezalandırmak ve onları bütün tanrılara rezil etmek için seviştikleri yatağa bir düzenek kurmuş ares aphrodite sex bom sex bom şarkısı eşliğinde çırıl çıplak kalıp işi pişirdikleri sırada kapana kısılmış hephaistos da bu sahneyi bütün tanrılara göstermiş ve bu ahlaksız terbiyesizleri rezil etmiştir.
  • tipe bak çay demle ayarını yiyen ilk organizma olan vasat tanrı. geçmişte gayet cool bir tanrıyken günümüzde nerde bir eskici, işportacı ve demirci varsa onların tanrılığını yapmaktadır.
  • ateşin ve zanaatkarların tanrısıdır. aynı zaman'da afrodit'in kocasıdır. hera zeus'a bir nedenden sinirlenip bu çocuğu yaratmış. fakat çok çirkin olduğu için denize atmıştır. daha sonra zeus onu olimpos'a getirmiştir. çok çirkindir. çokta yeteneklidir. afrodit'in kemerini yapmıştır. mitolojide "aldatılan eş" olarak geçmektedir.
  • genellikle hera ile zeus'un oğlu olarak bahsedilse de bir söylentiye göre o sadece hera'nın oğludur. onu tek başına yaratmıştır.

    (bkz: virgin mary)