şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ..ama kahrolasi çikarlarimiz var.
  • "durun biz evlenemeyiz! kardesiz..."
  • - ru$ti! hamza! durun siz karde$siniz!
    - ne? nasil?
    - be..ben.. benim pek karde$im yok..

    (bkz: heretic) / arteffect
  • (bkz: musluman)
  • (bkz: hadi len)
  • 1964 yapımı siyah beyaz bir türk filmidir. ülkü erakalın’ın yönetmenliğini yaptığı bu filmin hem afişinde hem de jeneriğinde senaryo “değirmencioğlu” * diye geçer. cüneyt arkın’ın ilk filmlerinden olması hasebiyle jenerikte adı şu ibareyle yer alır : “ve cüneyt arkın’ı takdim eder” .

    ege’nin bir köyüne atanan idealist bir öğretmen ile köy halkının, köydeki düşman iki ailenin ilişkisini anlatan filmde rol dağılımı şöyledir :

    cüneyt arkın: öğretmen ahmet tunç
    tamer yiğit: murat
    hülya koçyiğit : elif
    aliye rona: elif’in annesi nazlı teyze
    hasan ceylan : kara yusuf
    semih sezerli: aşık garip

    --- spoiler ---
    öğretmen ahmet tunç * ege’nin bir köyüne atanır. iki düşman ailenin ortak mülkü olan bir yapıyı satın alıp okula çevirir. köy artık bir okula kavuşmuştur ama düşman olan aileler çocuklarını okula yollamazlar. idealist öğretmenimiz ahmet, çocukları yaka paça okula götürür. kara yusuf * bu duruma çok bozulur. köy halkının üzerinde kurduğu baskı sonucu okulun tek öğrencisi kalır. o da nazlı teyzen’nin * oğlu ali’dir. ahmet öğretmen, ali’yi iyi , vatansever bir öğrenci olarak yetiştirmeye gayret eder.

    öte yandan , nazlı teyze’nin kızı elif köye yeni gelen bu genç adamdan çok etkilenmiştir. murat * küçüklüğünden beri onların yanında büyümüştür ve elif ile sözlü sayılırlar.

    ahmet öğretmen’e haddini bildirmeyi planlayan kara yusuf en sonunda okulu yakar. okuldaki eşyaları dışarı çıkarmaya çalışan ahmet’e ali de yardım etmek ister. duvarda asılı duran atatürk portresini indirir. ne yazık ki üzerine bir kalas düşer. filmin duygu yönünden tavan yaptığı yerlerden biri buradadır. aydınlık yüzlü ali, kucağında atatürk portresiyle can verir.

    burada araya girip , filmden kaptığım bir iki özlü sözü de aktarayım. nazlı teyze, elif’e hayattan beklentisinin sınırlı olması gerektiğini vurguladıktan sonra şöyle der : " inek sağmasını, ekmek yapmasını, hele hele de değirmen döndürmesini de bildin mi yeter işte, korkmazsın”.

    bir diğer sahnede kara yusuf’un oğulları, murat’a elif ile ahmet’in yakınlaşmasını duyurmak için kahvede şu lafları ederler : "dibine don, sırtına mintan geçiren kendini erkek sandı”

    filmde ; ali’nin ölümünden sonra nazlı teyzeyi resmen bir eğitim neferi olarak görürüz. “ben evladımı kaybettim , ama senin hissettiğin acıyı gördükçe kendi acımdan utandım” der bir yerde ahmet'e meselâ.

    ali’nin ölümü iki aile arasındaki düşmanlığın bitmesine vesile olsun diyerek murat, kara yusuf’ların evine gider. ali’nin mevlidine davet eder onları. kara yusuf, vicdan azabı çekmektedir zaten, kabul eder. tam o sırada öğretmen ahmet de kara yusuf’lara gelir. kara yusuf’un oğlu bir anlık öfke ile ahmet’i vurur. kara yusuf olanlara engel olmaya çalışırken, murat da onu vurur. yusuf’un ölüm sahnesi de oldukça güzel işlenmiştir. kara yusuf , kapının önündeki basamaktan tek tek inerken altta fon müziği olarak, o adım attıkça davul sesi duyulur.

    ali ölür, kara yusuf ölür, ahmet öğretmen de ölür. köyün tek okulunun adı “şehit ahmet okulu” olarak değişir.
    --- spoiler ---

    konu biraz sıkıcı işlenmişse de birkaç yönüyle izlenmeye değer bir filmdir. bir kere filmdeki köy havası, anlatımı şimdinin dizilerindeki köylerin anlatımı gibi değildir. dekoru, kostümü, kahramanlarının adları, görüntüleri , şiveleri ile tamamen yerli ve oturmuştur. galleş, gayri, dur hele, leng ali vs kelimeleri yöresel ağızlarıyla duyabilirsiniz.

    filmde göze batan tek şey, 64 yapımı bu filmde 17 yaşında olan hülya koçyiğit’e verilen dublaj sesidir. suzan avcı’ya, mine soley’e, sevda ferdağ’a verilen ses onda çok iğreti duruyor. filmin bir sahnesinde “ niye leng ahmet” diyor misal, “tostumu yedim odama gel” gibi bir etki bırakıyor. tabi bu benim fikrim.

    tozlu arşivlerden seçtiğimiz bir filmimizin tanıtımının daha sonuna geldik, esen kalın !