şükela:  tümü | bugün
  • bu yaz çıkması beklenen hande yener'in hepsi hit serisi albümlerinin ikincisi. albüm 10 şarkıdan oluşacak ve 8 şarkısının söz müziği mert ekren'e ait olacakmış.

    ve maalesef hande yener yine beklenileni yaptı (bkz: #60832104). bu kadın bir kişiye komple albümü teslim etmekten ne zevk alıyor anlamış değilim. hiç sevmediğim demet akalın bile iyi şarkı seçimleriyle ve farklı besteci - aranjörlerle çalışmasıyla kendini bu zamana kadar taşıdı ve atarlı giderli şarkıları tercih ederek kendine bir tarz yaratmış oldu. artık demet akalın için şarkı yapanlar bile bunu göz önüne alarak şarkılarını hazırlıyorlar.

    ama hande yener çıkışının üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen hala bir tarz oturtamadı. deneme yanılmalarla bir şeyler yapmaya çalışıyor hala. takdir edilen apayrı ve nasıl delirdim albümlerinin izinden yürürse kendini bulacaktır. bunun için tekrardan bilhassa erol temizel, daha sonra sezen aksu, mete özgencil, alper narman gibi isimlerle çalışması lazım. sinan akçıl, berksan, mert ekren'in de arada mutlaka güzel şarkıları çıkıyor ama albüm başı bu isimlerden 1-2 şarkı al geç, tüm albümü yaptırmak nedir yahu?

    her neyse, heyecansız bir şekilde bekliyoruz hepsi (s)hit vol. 2 yi...
  • ilk teklisi çıktı.

    ayrıca (bkz: #68362305)
  • sanki 1'i çok güzeldi de 2'sini yapmışlar.. incir reçeli 2 gibi bi şey olsa gerek.
  • hande yener'in bugün itibariyle piyasaya sunduğu albümü. genel olarak değerlendirecek olursam yazın sık duyacağımız şarkılar var içinde ve yorum olarak apayrı zamanlarını anımsattı bana.
  • an itibariyle i-tunes üzerinden satışa sunulmuştur

    1) alev alev
    2) bakıcaz
    3) patates
    4) sana bir şey olmaz
    5) vay
    6) benden sonra
    7) ben en çok
    8) leyla
    9) faili meçhul
    10) şükür
    11) misafir
    12) alev alev (feat. mert ekren)
    13) bakıcaz (remix)
    14) sana bir şey olmaz (remix)
  • dinlemedim ama eminim ki tarkan'ın ajdarvari albümünden kat kat güzeldir.
  • yılın albümü. şu an kulaklarım bayram ediyor, serotonin patlaması yaşıyorum.
    yoksaa patatese bağlıyo iiişler ki ben buna katlanamam.
  • tek kelime ile berbat bir albüm. o kadar beğenilecek ne varmış diye hepsini tek tek dinledim, hatta kaçırdığım bir şey mi var? diye tekrar dinliyorum ama yok abi berbat, tarkan'dan sonra hande yener'de sıçmış.
  • albümdeki faili meçhul daft punk'ın "the game of love"ına o kadar ama o kadar benziyor ki... şarkının söz yazarı, bestecisi ve şarkının düzenlemesini yapanlar acilen sektörden el çektirilmeli! insan içine çıkmaları acilen yasaklanmalı!
  • şu hayatta en çok zevk aldığım şeylerden biri hande yener albümlerini incelemek haline geldi. neden bilmiyorum, uzun yıllardır pek ciddi biçimde takip ettiğim filan da yok, genelde de gömüp duruyorum kendisini ama gelenek oldu işte, yeni albüm çıktı mı merak edip dinliyorum. bir önceki albüm hepsi hit'i de incelemiştim aslında, ama o sırada gündeme başka bir şeyler hakimdi ve "şimdi sırası değil, sonra yayınlarım" deyip bir kenara atıp bıraktığım inceleme öylece kalakaldı. onu da şurada: #69007946 çok geç de olsa kelimesine dokunmadan yayınladım. yazı öngörülerle filan dolu tabii. tutan tutmayan her şey yerinde duruyor. neyse. gelelim hepsi hit vol. 2'ye.

    albüm, hepsi hit piyasaya çıktığında herkesin tahmin ettiği üzere gelişi baştan belli bir projenin ikinci ayağı. ilk albümde isminin aksine tek bir hit olabilecek potansiyelde şarkı dahi olmadığımı söylemiştim, nitekim öyle de oldu. daha önce pek dinlemediğimiz türden bir hande yener şarkısı olan seviyorsun da dahil olmak üzere, hepsini tükettik gitti bile. önceki albüm mükemmel'in aksine daha özenli klipler gelmesine rağmen, kliplere eşlik eden şarkılar vasatın etrafında dolandığı için klüplerde biraz boy gösterdikten sonra sahneden çekildiler. hepsi hit vol.2'de bu döngüyü kırarak senelere meydan okuyup dillere dolanacak ve hande yener'in klasikleri arasına girebilecek kadar iddialı bir şarkı görünmüyor. bir başka deyişle aynen ilk albümde olduğu gibi albümün ismiyle şarkıların kalitesi arasında bir tezat var. bununla birlikte ikinci hit albümü, belki de tesadüfen, ilkine göre ağırlıklı olarak daha düzgün altyapılı şarkılardan oluşmuş, sinir bozan ve saçma sapan sözlü, cuppa cuppa* tempolu şarkıların sayısı azalmış, hit olamasalar da playlist'inizi canınız sıkılana kadar meşgul edecek eğlenceli şarkılar gelmiş. hatta bir-iki sürpriz bile barındırıyor.

    albümün açılışını yapan alev alev bu şarkılardan biri. mert ekren'in geri vokallerini duyduğumuz alev alev'in altyapısı, saf bir pop şarkısından bekleyeceğiniz derecede sağlam. bir hayli pes girişi biraz tuhaf gelse de şarkı nakarata gelip tizlere demir attığında tam kıvamını buluyor. albümün sonunda bir de mert ekren'le düet halini dinliyoruz. iki versiyonu da oldukça iyi olmakla birlikte mert ekren şarkıya bir miktar baharat tadı vermiş. çıkış için kliplenmesi gereken şarkı da alev alev imiş ama ne yazık ki birazdan bahsini edeceğim "şey"e klip çekildi. alev alev'in mert ekren düetli versiyonu da acilen kliplenmeli.

    alev alev'i bakıcaz takip ediyor. bu şarkı ilk albümün lokomotifi olan mor'a o kadar benziyor ki, tabiri caizse aynı bokun laciverti. mor'u da zaten çıktığında silik bir kırmızı kopyası olması sebebiyle eleştirmiştim, bakıcaz artık için de uzun uzun yorum yapmaya gerek yok, mor için ne dediysem aynısı geçerli. şarkı basit ve kelebek ömrünün yeteceği ölçüde eğlenceli olsa da bu tarz, bu tempo, bu efektler ve bu "kıymetimi bilemedin ve beni kaybettin, şimdi avcunu yala dur" hikayesi artık öğürtmeye başladı. ancak tabii ki kliplenen şarkı yine bu oldu. bu arada şarkının ismiyle ilgili bir karmaşa yaşanıyor. albüm kartoneti ve itunes'da bakıcaz ismiyle piyasaya sürülen şarkı, klip ve bazı tanıtımlarda bakıcaz artık olarak geçiyor.

    patates, albümü aşağılara çeken ikinci şarkı. sinir bozan cuppa cuppa altyapısına bir kez daha geri dönüyoruz. nakaratı o kadar zayıf ve şarkının geri kalanından o kadar farksız ki ne zaman başladığını bile anlamıyorsunuz. sözlerde ilginç bir şey bulunmuyor. efekt curcunası arasında gaza basma sesi bile duyuluyor ve şarkı, girişindeki diyalog şeklinde yazılan: "-patates ve kafes. +ne alaka?" sözlerinin hakkını veriyor. ne alaka hakikaten?

    sana bir şey olmaz, albümün ilk orta temposu ve düzgün aranjeli şarkılardan. sözlerde yine dikkate değer bir şey bulunmamakla birlikte, akra* albümünü hatırlatan şarkı, eski sevgilisini düşünüp efkarlanmak isteyenlere tam istediklerini verecek türden bir parça. albümü yukarılara taşımıyor, fakat tatsız tuzsuz patates'in üzerine biraz ketçap döküyor en azından.

    alkış efektlerinden tutun da elektro gitar tınılarına kadar daha önce defalarca duyduğumuz hareketli hande yener şarkılarının sahip olduğu her şeyi barındıran vay, orta şekerli bir şarkı. hani bana ve vah vah'ı bir hayli andırması bir yana, iddiasız sözleri ve stabil melodisiyle de hafızanızı uzun süre meşgul edecek türden bir parça değil. bir müddet hoşça vakit geçirtip misyonunu tamamlayacak.

    az önce alkış efektli bir şarkı dinlememişiz gibi aynı tarzla araya dalan benden sonra, bir başka kop kop yaz şarkısı. tatil yöreleri ve kulüplerde bolca duyacağımız şarkı, yeterince ilgi görürse ucuz bir kliple bile ödüllendirilebilir. korkunç değil, ama ilginç de değil. ilginç olan sıradaki şarkı.

    ben en çok, tartışmasız biçimde alev alev'le birlikte albümün en başarılı iki hareketli parçasından bir diğeri. yener'in pop ile elektronik arasında gidip geldiği dönemi anımsatan şarkının aranjesinde oldukça temiz iş çıkarılmış ve sadece tek cümleden ibaret tembel bir kalemin eseri olsa da nakaratı dinlemesi solistin vokalinin de etkisiyle özellikle keyif veriyor -finalde kendisine yaptığı geri vokalleri de çok hoş- ancak hande yener'in kliplemeye yanaşacağı bir şarkı değil. daha garantici davranacak ve her zaman yaptığı gibi cuppa cuppa tempolu şarkılardan birine yönelecektir.

    albümün en sıradışı şarkısı ise kuşkusuz leyla. sadece bu albümde değil, şarkıcının kariyerinde de örneği çok bulunmayan bir şarkı olan leyla, hem synthpop esintili altyapısı, hem de yukarıda bahsettiğim "değerimi bilemedin, hadi şimdi yallah"tan farklı bir şeyler anlatan hikayesi sebebiyle albüme değişik ve hoş bir tat veriyor.

    leyla'nın düşürdüğü tempoyu yeniden yükselten faili meçhul, albümün yüz aklarından. daft punk'tan bir hayli esinlenildiği her yerinden belli olan faili meçhul, baştan sona tutarlı sözleri ve efektleriyle de kulak okşuyor. mükemmel albümünde karar ver ile yaptığına benzer bir sürpriz yapan hande yener'in bu tarza daha fazla eğilmesi ve hatta baştan sona bir albüm haline getirmesi daha şık olurdu aslında. kendisi iyi başlayıp kötü bitirdiği elektronik müzik kariyerinden sonra elini iyice korkak alıştırdı fakat son birkaç albüme tek tük yerleştirdiği bu şarkılar kulağa hem risk barındırmayacak kadar aşina ve pop, hem de modern geliyor.

    orta tempo aşk şarkılarından şükür, aşk kadın ruhundan anlamıyor albümüne throwback özelliği taşıyor. bestesi, sözleri, yener'in vokali, her şey nostaljik. dinlemesi ve sevmesi kolay, rahatsız edici hiçbir şey barındırmıyor ve sevgiliye sürekli laf sokan şarkılar yerine bu "cool kadın" tarzının hande yener'e çok daha fazla yakıştığını bir kez daha kanıtlıyor.

    remixlerden önce albümün kapanışını misafir'le yapıyoruz. hoş bir altyapısı olmasına rağmen sözleri darmadağınık ve akılda kalıcı değil. nakaratı şarkının geri kalanından ayrılmayacak derecede zayıf. şarkının isminin girişte ve aralarda sürekli tekrar etmesi de biraz sinir bozucu. çok kötü bir şarkı değil fakat vasatın etrafında kulaç atıyor.

    genel itibarıyla hepsi hit vol. 2, ilk projeye kıyasla daha iyi bir albüm. hem hareketli şarkılar, hem de orta tempolar açısından daha iyi tercihler yapılmış. en azından albümün yarısı gayet dinlenebilir durumda ve mükemmel albümüne daha yakın, sinan akçıl albümlerine daha uzak bir albüm olarak fena olmayan bir iş çıkarıyor. ancak aşk kadın ruhundan anlamıyor, apayrı ve nasıl delirdim'den hala fersahlarca uzaktayız. 11 şarkıdan 8'inin mert ekren imzası taşımasıysa işin aslı biraz endişe veriyor. bütün albümü tek bir isme devretmenin sonunu sinan akçıl albümleriyle görmüştük. böyle bir projede birbirinin aynı, fabrikasyon şarkılar kaçınılmaz oluyor. her ne kadar mert ekren'in müzikal becerileri sinan akçıl'a kıyasla çok daha umut verici olsa da bir önceki albümle tehlike çanları çalmaya başlamıştı bile: ekren hala tekerleme gibi muzip sözlü şarkılarda naber'in üzerine çıkabilmiş değil ve artık biraz nadasa bırakılması gerekiyor. anlaşılan o ki baştan sona şarkı atlamadan dinleyebildiğimiz hande yener albümlerini bir müddet daha özleyeceğiz. bir üçüncü volume gelecek mi yoksa bu son perde miydi bilmiyoruz. şayet gelecekse, şarkıcının daha fazla isimle çalışması ve albümü tek adam şovuna döndürmeden şarkıları çeşitlendirerek dengeli bir kompozisyon yaratması gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta yarar var.