şükela:  tümü | bugün
  • bu ülkede herkes akpliymiş gibi, başına kötü bir iş gelen herkese oh olsun diyen mal değneği ekşici.

    bugün olduğu gibi, bir yerde fabrika satılır, işçiler işsiz kalır, hemen o ilde akp'nin aldığı oy oranı verilir, oh çekilir. sanki bütün işçiler akpli... tren kazası olur, insanlar ölür, ihaleyi alan yandaş üzerinden, oy oranları ortaya konur ya da akp iktidar oldu diye ölenleri akpli sayarak, oh olsun denir...

    oğlum az adam olun lan. akp'nin en çok oyu aldığı rize'de trabzon'da karadeniz'de hes'lere, orman katliamlarına karşı çıkan, mücalede eden, ülkede her ilde, ilçe'de yolsuzluğa, hukuksuzluğa isyan eden insan var. işsiz kalan, evsiz kalan, canından olan herkese oh çekip durmayın, saçma sapan ergen puştluğu yapmayın.

    işinden olan yüzlerce insan da mı akpli? tren kazasında, soma'da ölen onlarca insan da mı akpli? soma'da ölen insanların akrabalarının tamamının öncesinde sonrasında akp'ye oy verdiğini nereden biliyorsun da, oh çekiyorsun. akp her yerde %100 oy oranı mı alıyor? kendi başına geldiğinde ne yapacaksın?

    artık tiksinti boyutuna ulaştınız, herkese oh çekip durmayın az insan olun lan.
  • (bkz: oh olsun)
  • çünkü onlara göre halkın %52si asgari ücretle çalışıyor ve bunlarin hepsi akpli geri kalanlar beyaz yakalı zengin ve itfaiyeci *
  • ülkenin bekası için bunun tek yol olduğunu düşünüyordur.

    her seçim sandık görevi aldım. referandum için hayır çadırlarında evetçilerle tartıştım. gözümün içine bakarak yalan söyleyen, kılıçdaroğlu'nun yerel yönetimlerle ilgili demeçlerini alıp "hayır çıkarsa ülke bölünecek" diyen akp'liler bu insanları "yapmayın etmeyin, yargıyı politikleştirmenizin sonuçlarını bizzat gördünüz, bari meclise dokunmayın" diyen benden daha iyi ikna etti.

    şu an haklı olduğumun açığa çıkmasının verdiği mutluluk ve elimden geleni yapmış olmanın verdiği rahatlıkla yazıyorum bunu.

    haklı olduğumuz ilk kez de ortaya çıkmıyor. "açılım süreci meclis çatısında altında olsun, kapalı kapılar altında olmasın" diyen de bizdik, haklı çıktık. cemaat devlete sızıyor diyen de bizdik, haklı çıktık. madenleri özelleştirme diyen de bizdik. maden, tersane gibi iş yerlerinin ölüm oranları yüksektir, işverenin ilk kâr edeceği yerler güvenlik önlemleri olacaktır dedik, haklı çıktık. bu şartlarla köprü yapılmaz, bu durumun ekonomiye hiçbir faydası olmaz dedik, yine haklı çıktık.

    bu ekşici ne yaparsa ciddiye alınacak? adamlar gerçek açlığı tadıp da bir kesime aidiyet duygusu hissetmenin o kadar da önemli olmadığını anlarsa belki, değil mi?

    peki zarar gören herkes mi akp'li? hayır. ailem eskişehir'de oturuyor, hatta bir kısmı çiftçilikle uğraşıyor. alpu termik santrali onları da zehirleyecek. ne yapayım peki? elimden ne geliyor şu anda? akp'ye oy veren binlerce insanın olduğu eskişehir için üzüleyim mi? üzülsem ne değişecek?

    ben yine sonraki seçimlerde oyumu atarım, adamlara da bir kez daha neyin ne olduğunu anlatmaya çalışırım. ama seçim olmuş iş bitmiş, akp'nin üç aylık maskesi bir kez daha düşmüş. erdoğan kendisine halkın verdiği yetkileri kullanıyor. ne yapayım, erdoğan kötü mü yapıyor diyeyim?
  • mesele asgari ücretli meselesi değildir.

    mesele; "bu ülkenin %52'si rte'ye oy verip onu başkan seçtiyse bize her şey mustehaktır" meselesidir.

    yani kendi başımıza gelse de su veren itfaiyenin hortumuna küfrediyoruz ki; zaten zamlar bizi de etkiliyor.