şükela:  tümü | bugün
  • desteklemediğim önerme. doğrusu için "bir aile çocuğunu vezir de eder, rezil de" minvalinde bir önerme kurulmalıdır.
  • doğruluk payı çok yüksek. ihtiyacı olan sevgiyi ve güveni vermeyip aşağıda çekebilir olmak istediğinden başkası olmasını da isteyip zorlayabilir. her iki uç ta çocuğun hayatını mahvedebilir.
    sanırım özünde iyilik sanılan bencillik var işin içinde.
  • doğrudur. çocuğun istekleri ve yetenekleri yerine kendi idaellerini dayatan ebeveynler yüzünden kaç nesil heder oldu.
  • yüzde 80 oranında katılıyorum. ne ekerseniz onu biçersiniz.

    ha bazen delilik çocuğun ruhunda oluyor, o noktada sizin bir suçunuz olmuyor. ya da çocuk zamanla diğer çevresinden etkilenip devreleri yakıyor orası ayrı bir dava.
  • katıldığım önerme..öğretmenlik değil anne ve babalık yapın çocuğunuza.. evlat veya evlatlara sahipsiniz yarış atlarına değil bilin istedim.
  • "çocuğunuzun size anlatmak istediği her şeyi can kulağıyla dinleyin. küçükken anlattığı küçük şeyleri dinlemezseniz, büyüdüğünde yaşadığı büyük şeyleri anlatmayacaktır. "

    bu bağlamda doğrudur.
  • şu kitabın konusudur aynı zamanda.
  • dünyaya getirme amaçları nedir sorgulanır, sevgi ve saygı dahilse bile muhakkak sıfat ve ünvanların çevresel etkilerle önemli olduğu bir çağdayız malum, aile denilenlerin çocuklarını içsel, bireysel yetersizliklerin dışa vurumlu ispat deneği gibi gördüğü durumlarda da zaten çocuklar yarış atı muamelesi görüp kendi değerinden biihaber başka kalıplara dökülüp, başka hayallerin çizgisinde geçen yılların ardından heba olup solan hayatları yaşamıyorlar mı sanki?

    üstelik bu ünvan sevdasının aile içi ikilikler, çatışmalar ve evlatlar arası bölünmelere yol açması da cabası. bencillik nasıl bir perdedir ki "ben yaptım ben yazarım" kafasına evriltiyor insanları düşünülesi bir ayrım burda.

    kendini çok geç olmadan keşfedebilen ve keşfine binalar inşa edip çevresine kendisini destekleyenlerle güzel bahçeler oluşturanlara da ayrıca selam olsun bunu bir aile ile değil yine kendi kendine başarmıştır çünkü.
  • sadece çocuğu değil, bazen onunla birlikte ülkeyi de mahveder. bir büyüğümüzün hayat hikayesini okursanız, ailenin, aile içi ilişkilerin, aile içi şiddetin, büyüğümüz özelinde baba şiddetinin ve bunun üzerine yatılı okulda görülen şiddetin, sadece bir kişinin değil, bir ülkenin de hayatını mahvedebileceğini gayet net görürsünüz.
  • iyi niyetli ya da kötü niyetli her anne baba, çocuğunun hayatını mahveder.
    babamın çocukluğum boyunca bana ve kendisine uyguladığı şiddete, bir işi/maaşı olmasına rağmen boyun eğmeyi seçen, dünya iyisi, benim için canını verebilecek olan annemi artık hakkıyla sevemiyorum örneğin. yeterince cesur olmadığı için ve kendi olası (ama bir türlü gerçekleşmeyen mutluluğu) için benim ve abimin hayatını mahvettiği için. piskopat babamla bir şeyler düzelir umuduyla 17 yaşıma dek ona şans vermeyi sürdürdü. 17 yaşına kadar yaşadıklarım da kalan hayatımı mahvetmeye yetti de arttı bile.
    o yüzden herkese öfkeliyim, o yüzden yatışmam, sakinleşmem çok zor.
    şu anda sahip olduğum güzel şeylerin hiçbirinin bana yeterli gelen, psikolojimi onaran bir tarafı yok.

    her aile çocuğunun hayatını mahveder.
    bu yüzden evlilik fikrinden iğreniyorum.
    baba ve anne rollerinden iğreniyorum.