şükela:  tümü | bugün
  • kişinin, büyüyüp geliştiği çevre ve zamanla direkt ilişki içerisinde olsada, öz benlikten gelen bir davranış ve düşünce biçimidir. ezilen, kimi zaman bir devlet, toplum, futbol takımı gibi birbirinden bağımsız geniş bir alan içerisine yayılsa da, yanında olmak deyimi en azından düşünce evreni içerisinde geçerliliğini korur.

    ezilen bir birey olduğunda ise, kimi zaman bu eylem pratik anlamda da örneklerini gösterir. lakin aşırıya kaçmak her yerde sorunlar doğurduğu gibi, bu eylemde de sorunlarla karşılaşmanızı sağlar. örneğin, başka bir insanın evine temizliğe giden ve parasını hizmet üretip, çalışarak kazanan bir insanı, ezilen bir insan olarak kafanızda sınıflandırmışsanız, çok zorda kalsanız dahi evinizi kendiniz temizlersiniz. bir insanın, başka bir insana hizmet etmesini kan bağı haricinde doğal karşılamadığınız için, örnek üzerinden gidersek eve gelen temizlikçi insana acır ve onunla aynı ortamda bulunamaz, kendi halinizden utanırsınız. hareket tarzlarınızı düşündüğünüz bir zaman diliminde ise, çeşitli hayat sorunları sonucunda, iş anlamında (utanarak yazıyorum) vasıfsız bir insanın istihdam yolunu kapattığınızı görebilirsiniz.
  • zaman zaman acı vermesine , zorlamasına , sinirlendirmesine rağmen savunma ve direnme manyakları için kaçınılmaz bir şeydir .
  • her zaman ortada kalmanin ve gozler onunde olmanin sebebidir ki insanlar tarafindan sevilen kisi olmak anlamina gelmez, aksine insanlar bu tarz kisilerden nefret ederler. nefretlerini ilk etapta direkt olarak soyleyemiyorlar ise arka planda kalarak dis bilerler. ezilen sahsin yaninda olan kisiye minnettarlik duyacagi ve her zaman onla birlikte olacagi da dusunulmemelidir. unutulmamasi gereken bi gercek vardir ki keser doner sap doner, gun gelir devran doner ezilen kisi ezen kisi olur ve yanindakilerden nefret etmeye baslar.
    olsun kendini boyle hisseden insanlar var ise yollarinda devam etmeleri gerekir ki bu tip insanlar baska turlu yasamazlar. bi sure de olsa diger taraflarda olmak bu insanlari rahatsiz etmeye ve daha kararli bi sekilde savasmaya dinamitlemek icin yeterlidir. bu tip insanlar yorulmayan savascilardir. bi gun bu cephede baska bi gun baska bi cephede savasirlar. yapabilecekleri tek sey ayakta kalmak icin savas sonunda masaya oturmamak ve arkalarina bile bakmadan cekip gitmeden tum insanlari unutup geride birakmaktir. ihtiyac duyduklari deneyim zaten kendilerinde daimi olarak bulunmaktadir, silah arkadaslari ise her zaman baska cephelerde baska vesilerle yanlarindadir.
  • (bkz: tatar ramazan)
  • pek moda olan bir davranış değildir. ezilene acımak da ayrı bir kibir unsurudur ve elbette ezilenlerin pek çoğu fırsatını yakalarsa ezmekte mahsur görmeyecektir. ama denge ve adalet adına birilerinin bu düsturu edinmesi şarttır. gölgelerin gücü adına gibi oldu ama oldu işte.
  • doğrusu için (bkz: her daim haklinin yaninda olmak)
  • ezilen insan her zaman magdur gorundugu icin savunma mekanizmasi ile dolu turk halkina özgü anaç davranış biçimi. bu türdeki insanlar, futbol olsun rafting olsun, f1 olsun, butun musabakalarda ezileni destekler. onun icin herseyini verir, ta ki ezilen takim one gecinceye kadar lider oldumu bir anda diger takima haksızlık yaptigini anlar ve onu tutar.