şükela:  tümü | bugün
  • "hergün işe gitmek"le ilgili bir olay dersek kimse bize darılmaz heralde.
  • askerde sabahlari yarim saat erken kalkmayi da beraberinde getirir.
  • sakalları uzadıktan sonra kesmeye göre çok daha kolaydır, ayrıca ciltte sivilce vs oluşumunu önler, her gün tıraş edilen cilt elmas gibi parlar, on haftada neşe katar.
  • daha önce de sevmiyordum ama askerde seven adamı bile bıktırır abi, surat zımpara gibi oldu yahu!
  • en çok hatun kısmının memnun kaldığı durumdur. cildim tahriş oluyo falan da hep hikaye. bunun bin türlü after shave'i var, losyonu var, ıvırı var zıvırı var. kozmetikçiler sadece hatun kısmına çalışmıyo. ayrıyeten kızlar cici görünüyüm diye binbir türlü eziyete katlanırken, erkek milleti de onlara cici görünmek için mümkünse olsun tıraşını hergün.

    bi de dedemiz vardı bizim, her akşam uyumadan tıraş olurdu. düşünceli adamdı vesselam, 'karımın gül tenine kıyamam ben' derdi hep.
  • her erkeğin yapması lazım gelir, pürüzsüz bir yanağı öpmek ki? sakalların diken diken olduğu bir yanağı öpmek mi güzeldir diye sorulursa bir kıza? hangisinin yanıt olacağı ortada. hem daha yakışıklı oluyor kişiler sakalsız, şahsi fikrimce.
  • işini seven sabah, eşini seven ise gece yaparmış bunu.
  • insanı yoran eylemler bütünüdür.
  • sert (benim durumumda diken!) sakallı kişiye dünyanın en büyük zûlüdür. her gün dört saat kızarık bir surat ve mütemadiyen fiske fiske tahriş sivilcesiyle dolaşmak demektir. otuz yaşımda bile sivilceli dolaşmaktan korkarım.
  • çalıştığınız şirkette henüz birkaç senelikseniz, tazeyseniz, oldukça dikkat edilir buna. ne zaman ki (afedersiniz) kaşar mertebesine yükselirsiniz, o zaman kimse siklemez sizin sakalınızı, tıraşınızı. evet.