şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır içinde bulunduğumuz durumdur.

    herkesin kendinden bir sonraki nesli eleştirmesi artık sizce de yetmedi mi? bizim anne babalarımız bizi saygısızlıkla eleştirdi.

    "bizim zamanımızda anne babamızın karşısında ayak uzatmayı bırak hazırolda bekliyorduk." derdi hep.

    biz de bir sonraki nesli:

    " eve kapanmışlar bilgisayar ışığını güneş zannediyorlar, yeni bilgileri öğrenmeye kapalılar sadece tüketiyorlar." diye eleştiriyoruz.

    fakat bunlar aslında onlar böyle olduğu için değil, biz yeni toplumun hayat standartlarına alışamadığımız için böyle.

    bakın aristoteles mö 350 yılında ne demiş:

    “bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. kaba bir şekilde yemek yiyorlar. yetişkinlere karşı saygısızlar. ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenleri sinirlendiriyorlar.”

    yani demem o ki sorun bizde
  • "çocukluk bayramlarımız çok güzeldi, şimdiki bayramların tadı yok" serzenişini eklemezsek olmaz.

    tüm bu duygularımızın işaret ettiği yer, geçmişe duyulan özlem olsa gerek.
  • tesbit gibi tesbittir.

    bir de kendi doğum yılını "bu yıldan sonrası fos abi" diye anlatanlar vardır.
  • her neslin bir önceki nesli eleştirmesi kadar kırıcı değilidr.
  • aslında "ne ekersen onu biçersin"' dir.
  • 85-90 arasını çok eleştirdiler akıllar bir karış havada diye
    en son gezi parkında alnımızdan öpüyorlardı.
    takılmayın. önceki nesiller yapamadıklarını bizim yapmamızı istiyorlar. başka açıklaması yok.
  • türkiye'de biraz da sonraki neslin, öncekinin hatalarını sorgulanmasından duyulan rahatsızlıktandır.
  • yeni bir mevzu değildir.

    "yeni nesil de çok reröre" diyen ilk kaynağı aradığımda sokrates'a kadar gittim. muhtemelem öncesi de vardır.

    yanlış anlaşılmasın akademi içinden bir bünye olarak ben de yeni nesilden pek umutlu değilim tek farkla 2500 yıldır aynı geyiği yapıp durduğumuzun farkındayım sadece.