şükela:  tümü | bugün
  • her şeyin yolunda olmadığını fark etmenizi sağlar
  • ne yaptım şimdi ben acaba? diyerek iç sesin sorduğu soruya yine iç sesin cevap vermesini bekletir böyleleri.. kimsenin başına gelmesin.
  • aslında yolunda olan bir şey yokmuş, öznelerden biri yolda değilmiş ya da ara duraklarda etrafına bakınıyormuş belki de, belki de o da tam nerede olduğunun farkında değilmiş, ya da yoldan geçen bir başkasına gözü takılmış, --ki bu da aslında aynı yolda olmamayı tarif eder--, ancak kesinliğe yakın olanı şu, iki öznenin aslında aynı gökyüzünde farklı esintilerle yolculuk yapıyor olmaları...

    aklıma louis aragon'un dizeleri geliyor, bırakıp gittin beni diyor ozan, son dizesi çok can yakıcı, "ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen"...

    günümüz ilişki silsilesinin sözcüklerinden biri oldu epeydir bu "gitmek" sözcüğü, birine ilgi duyduğunu anlatmak için gençler "yürümek" diyor, öyle ki bu temayla ilgili koca koca ozanlar adına sulu sepken şiirler yazdırılıyor, "kadınlar susarak gider" isimli bir ucube cemal süreya ismini lekeleyerek kullanılır, can yücel adına da benzer saçma sapan dizeler... birden sinirlendim nedense...

    ismet özel ve ataol behramoğlu memleketin önemli iki ozanı, gençliklerindeki dostlukları bilinir, her ikisinin de yazdığı yıkılma sakın dizeleri geliyor aklıma, yıllarla ayrışan iki ayrı yol ya da o yollarda kaybolan - değişen insan...

    "yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor" diyor ismet özel, çiftimize dönersek, biri kaldırmıştır o kabuğu, diğeri kabuk tuttuğunun dahi farkında değildir, farkında olsa dahi "diren öyleyse, diren, yılma" diyordur behramoğlu örneği... aslolan, ikisinin de yüreğini ve zihnini uyaran bir "yıkılma" sızısının damarlara girmesidir, biri sadece...

    iki ozan, birbirine yazdıkları mektupları bir genç şairden bir genç şaire mektuplarismiyle kitaplaştırırlar, behramoğlu, ismet özel'e, "kulakların kendi sesinle öyle dolu ki, başka sesleri duymuyorsun pek" diyor, durum biraz da budur, çiftlerimizden biri kendiyle o kadar meşguldür ki, çok sevdiğini düşündüğünü duymuyordur adete... yol, kendini göstermiştir..

    her ilişkinin, genellemelere varmayan bir rengi ve dinamiği var, o ilişkideki insan dahi önceki ve sonraki ilişkilerindeki insan değildir bir anlama, ilişki de biçimler insanı, belki de bu:

    "benim elbet bir bildiğim var:hayat saçma sapandır." **