şükela:  tümü | bugün
  • bildiğin travma sonrası stres bozukluğu bu aslında. türkiye'de hergün bir olay oluyor, sürekli bombalar patlıyor, insanlar ölüyor, biz de yavaş yavaş bu olayları kanıksadığımızı düşünüp hayatımıza devam ediyoruz oysa ki aslında kanıksamıyoruz sadece kanıksadığımızı düşünüyoruz ve gittikçe psikolojilerimiz daha da bozulmaya başlıyor. herşeyden korkmayalım da ne yapalım :/
  • tedirginlik ile korkmanın karıştırılmasıdır.
  • sanırım bu sabah toplu taşıma kullanan herkesin başına gelmiştir.
    metrobüse garip tipli bir adam bindi. heyecanlı heyecanlı hareketler yapmaya başladı, geldi tam karşımda durdu. şüpheli hareketler, sağa sola bakmaya devam etme, nerede duracağını bilememe hareketleri 2-3 durak sürdü. ben de sürekli adamı kestim acaba üzerinde bomba var mıdır, elindeki poşette ne var, montu biraz şişik lan yoksa canlı bomba mı? kısmete bak lan tam da karşımda duruyor, şimdi patlasa kesin ölürüm, abicim bari biraz öteye gitseydin diye düşüne düşüne zincirlikuyu metrobüs durağına vardık.
  • bir önceki ankara patlamasının üzerinden birkaç gün geçmişti. metroya binerken sağıma soluma bakındım ürkülecek bir tip var mı diye. ürkülecek tip tanımım da çok geniş ama, iç güdüleriyle hallediyor insan işte bu tanımları. iki tane genç adam şu vagon mu, yok buna binelim muhabbeti yaptılar zaten gözüme kestirmiştim onları bir tırstım, uzaklarındaki vagona bindim. son/ilk durak olduğu için kimse yok. bir sonraki vagona baktım, içeri bir adam girdi, sağına soluna bakınıyor ofluyor dualar eder gibi bir hali var yüzünü kapatıyor filan, ürktüm. 6 durak daha gitmem gerekirken ilk durakta inip bir sonraki metroya bindim.

    herhangi bir mantığı var mı şu yaptığımın? yok. yaparken de yoktu ve biliyordum.

    ama bunun adı, doğduğun, büyüdüğün topraklarda kendini sanki yakalanacak bir suçlu gibi, peşine kiralık katil takılmış bir uyuşturucu çetesi lideri zannetmektir.

    bunun adı korku da değildir yalnızca, paranoyadır, evhamdır.

    psikolojik sorunlara yol açar.

    herşeyden olmasa da bir çok şeyden tırsıyorum sözlük. sokağa çıkmaktan, insanlara selam vermekten, bilmediğim bir numara aradığında cevap vermekten bile.

    paranoyalarla yaşamak zordur. yaşatanlara katmerli katmerli beddualar gönderiyorum.
  • arkadaşlarımın yakınlarımın isimlerini hayatını kaybedenlerin yazılı olduğu o a4 kağıtlara bakarken oldu bu korku. her bir ismi tek tek okurken, tanıdığını bulamadığın için mutlu olamıyorsun. her bir isim için tek tek yutkunuyorsun.
    toplu taşımaya bindiğinde, etrafına bakıyor içinden neye inanıyorsan artık ya dua ediyor ya da başka bir rahatlama ritüeline başlıyorsun ama olmuyor; bir iki kişiden ürkerek hızla otobüsten iniyorsun. diğer otobüsün garantisi yok onu sen de biliyorsun. ama bunu yapıyorsun, durakta kalbin çarpıyor etrafına bakıyorsun. eğer evine dönemezsen, senden geriye kalanlara ne olur korkusu basıyor kimilerine. biliyorsun çünkü; eğer sen o evi çekip çeviriyorsan; bu dünyadan yitip gittiğinde onların üstüne akbabalar üşüşecek.
    her kalabalık içinde tedirgin oluyor, biraz uzağa atmaya çalışıyorsun kendini ama; tenhalarda tekin değil ki. sokağının başında bile tecavüze uğraya-bilirsin; komşular perdelerini sıkıca kapar sen yardım isterken. öyle olmadı mı televizyonlarda gördük.
    saldırı videolarını izlerken "bu geçen patlamanın" rahatlığına gelmiş bir ülke zihninde, yaşamaya yaşatmaya çalışanlar, her şeyden korkmaya başladılar. diğerleri ise, ölenlerin kimliği dini inanışları ile kategorize etme derdinde.
  • kalabalık alanlardan uzak dur her an bomba patlayabilir
    tenha yerlerden uzak dur her an tecavüze uğrayabilirsin
  • kaybedilmiş çok şey olduğu anlamına gelebilir.

    kaybedilenler de çoğunlukla hayaller ve kişiliğin doğru ve güzel yönleridir. her korku, boyun eğmeyi beraberinde getirir. boyun eğen biri, bundan böyle yoktur. oysa kişiliğin güzel yanları, zaman içinde daha çok gelişip güçlenmişse - korku - giderek azalır, zaman içinde ortadan kalkar.

    korkular çoğu kez insanın kendi kendisine ettiği ihanet ile alakalıdır.korkarsın; çünkü kişiliğinin o korkuyla mücadele edecek yanını, daha önce zamanın bir noktasında öldürmüştün veya ölmemesi için çaba sarf etmemiştin. korkarsın; hala oradaysa bile kendinle iletişim kurmuyorsun. korkarsın; çünkü kendi kendini yalnız bıraktın ve insanların seni vahşi doğa belgesellerindeki gibi parçalamasına sesini çıkaramadın.

    ve günün sonunda cesaret için hiçbir şey kalmadı, bu da senin hikayen oldu. yerini yürürken arkasını kollayan, her şeyden korkan; en gerçek duygu, istek ve özlemlerini bile kontrol etme isteğine karşı koyamayan herkes tarafından ele geçirilebilecek garip bir insan aldı.

    her şeyden korkmak, hayallerin ve kişiliğin güçlü yanlarının öldüğünü, henüz ölmediyse bile zorbaca bir baskı altında tutulduğunu gösterir.

    bastırmayın, yaşayın. başkalarının istediklerini değil, kendi istediklerinizi söyleyip yapın. kendi istek ve düşüncelerinizi, zaman içinde başkalarının ve başka tercihlerin oluşturduğu kostüm benzeri düşüncelerden ayırt edip yaşayın; çünkü dibe bastırılıp korkutulmuş olan sizden başkası değil.
  • kaybetmeye devam edileceğinin işaretidir. insani korku ve ümit bitirir oysa ki. ne ümit etmeli ne de korkmali.
  • sanırım yaşlanmak...
  • yıllar geçtikçe katlanarak artar. küçükken annemin ve babamın ölmesinden çok korkardım. geceleri yanlarına gider nefes alıyorlar mı diye kontrol ederdim. kapalı havalarda içimde hep korku oluşurdu. gerçi bu durum hala aynı. mesela otobüse biniyorum, ya kaza yaparsak ya sevdiklerimi bir daha göremezsem sonra verdiğim sözleri düşünüyorum ya tutamazsam. aslında hayatımın çoğu dönemi korkarak geçti. korkmaktan sıkıldım ve yoruldum. keşke çok cesur olabilsem keşke sevdiğim insanlara seni seviyorum diyebilsem. bunu söyleyemeyeceksem niye yaşıyorum ki zaten. bu yaşıma kadar hep kurallara uydum. ilkokulda, ortaokulda, lisede. çok düzenli olduğumdan değil aslında. korktuğum için. her dönemde bir şeylerden korktum lan ben. öğretmenlerimden, üst dönemlerde ki orospu çocuklarından, benden büyük olan herkesten korktum. ilkokulda sınıf öğretmenimizin kızıyla aynı sınıftaydık ve birbirimizden hoşlanıyorduk. ne olduğundan haberimiz olmasa da birlikte bir şeyler yapıyorduk. tabi olmazsa olmazlardan sınıfımızın piç çocuğu da aynı kızdan hoşlanıyordu. bir ara geldi yanıma bir daha o kızla konuşmayacaksın falan dedi hatta bir kaç kere vurdu ama ben nasıl korkuyorum işte çocuğu gözümde çok büyütmüşüm galiba. sen kimsin lan it diyemedim aslında hiçbir şey diyemedim çünkü çok korktum. bu olay hep içimdedir. bazen sebebini düşünüyorum ama cevap bulamıyorum. üniversitede durum farklılaştı. hakkımı sonuna kadar savunuyorum ama yinede bir şeylerden korkuyorum. tam olarak neyden korktuğumu bilmiyorum ama korkuyorum.