şükela:  tümü | bugün
  • regli öncesi başgösteren bir hadisedir, çizgifilmlere bile ağlayası gelir insanın. sinirler bam teli olmuştur bir kere...
  • şımarık çocuk kısmısında da görülebilen hadise. istediklerini elde etmek için kendilerine bol bol yüz veren ebeveynlerine ağlar bu çocuklar, tabi ki herşeyi istiyorlardır ve tabi ki istekleri bitmediği için sürekli ağlıyorlardır.
  • tuvaletteyken , marketteyken , duştayken , insanlarla iletişim kurmaya çabalarken , yemek yerken , saçma sapan yazılar yazarken , sürekli ağlayan ağlayarak hiç bir yere varamayan ve bunun verdiği huzursuzlukla daha da bir çok ağlayan ve sonunda helak olan insanın davranış biçimi .
  • bozuk bir ruha sahip olmanın göstergesi.
  • anneannemin günlük davranışı...
  • sınav döneminde, yarış döneminde veya antrenmanların falan yoğunlaşmaya başladığı dönemde zaten deli gibi gerilen sinirlerin isyanıdır bu. abuk subuk şeylere ağlarsını; kalemin kaybolmasına, silginin kopmasına, kısaca herşeye. hayır işin garip yani bazen o kadar garip oluyor ki, bunların yanında normal kalıyor. buyrun ağlama sendromlarımdan birinin nedeni;
    sınavlar hayatımda hiç görmediğim kadar sıklaşmıştır fakat bitmek üzeredir. en sona artık biyoloji, ingilizce, alman edebiyatı falan gibi eğlenceli derslerin sınavları kalmıştır. fakat ne kadar eğlenceli olsada onlarada çalışılması gerekiyordur, en azından biyolojiye arkadaşlarından çalıştırılması gerekiyordur. bu amaçla arkadaşlardan biri eve gelir. bu arada aynı gün için abimin bize gelmesi söz konusudur. ve fakat ben 1 hafta öncesinden gelmemesinin yollarını aramaktayımdır. çünkü daha önceki sınavlar pekte iyi geçmemiş buna bağlı olarak notlar yerlerde sürünmektedir. ve pek tabi bunun sonucu olarakta abi durumu öğrenirse yenecek fırçanın haddi hesabı yoktur. aynı zamanda da arkadaşla ders çalışmak istenmektedir. işte olaylar bu noktada kopuyor.
    abinin gelmesi gereken gün arkadaşla ders çalışırken telefon çalar. genelde beni aramayan abim ne işse beni arama ihtiyacı duymuştur. nasıl bir psikolojiyse artık kızıp neden beni arıyor ki, annemi arasa ya diye söylenir dururum kendi kendime. bunu abime de belirtince "beni de arasana biraz diyen sen değil miydin?" diye ayarı yer ve susarım. abimin arama nedeni ise bugün geleceği fakat 3-4 saat kadar geç kalabileceğidir. ne güzel di mi? tamam notları değiştiremezsin ama 3 saatin daha var çalışmak için, sevinsene salak. işte o anda benim gözümden yaşlar gelmeye başlar, "ama niye, sen beni sevmiyorsun, yaa gel."
    ne kadar saçma di mi? evet bencede. şimdi söyleyince, yazıp okuyunca çok komik geilyor, hatta aşırı salakça geliyor ama o anda o kadar normaldi ki. niye gelmiyordu sanki?
    allahım ya.
  • hormanların insana oynadığı bir oyundur. çok dikkate almamak gerekir zira geçicidir.
  • insanın kendi kendini yıpratmasıdır, başka da birşey değildir. ha engel olabiliyor musun derseniz, yok öyle birşey tabii ki.
    bir de bunun "her şeye sinirlenmek" versiyonu vardır, düşmanımın başına diyorum.
  • özellikle yaşamın ilk yıllarında* ve son yıllarında* daha sık yaşanan eylem.
  • gözyaşlarının gözlerin ucunda pusuya yatarak beklemesi durumu. insanın ne denli dayanıksız hale gelebildiğini gösteren daha somut bir kanıt var mı, bilmiyorum.