şükela:  tümü | bugün
  • bugün markete gidince farkettiğim gerçek. çok zengin bir ülkede yaşıyor olmalıyız. çok şaşırdım. ama bir yandan sevindim demek ki dedim insanımız bayağı bir zenginleşmiş. devletimiz gerçekten iyi iş çıkarıyor:)
  • ayıptır söylemesi az önce marketten iki tane 500mllik meyve aramalı süt ve 6 adet 200mllik paketlerinden aldım.

    18 lira verip çıktım ve kendi kendime "neden her şey bu kadar pahalı?" diye sordum...
  • 40 yıllık ömrümde ben hiç duymadım, herşey ne güzel çok ucuz kazancımızla herşeyi alıyoruz, yetiyor da artıyor, diye bir cümle. hangi hükümet olursa olsun bu durum hep aynıydı, herşey ateş pahasıydı.
  • eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız içinizden birkaç defa"her şeyin çok pahalı olması gerçeği yansıtmıyor" diye tekrarlayın. siz de farkı göreceksiniz.
  • insanoğlunun doğasındaki açgözlülüğü bir kenara bırakacak olursak, bu konuyu barınma, yeme-içme, temizlik gibi temel ihtiyaçlar üzerinden değerlendirebiliriz.

    5 veya 10 yıl öncesine göre, bir aylık asgari ücretle kirada oturulabilecek ortalama evin kalitesinin ne kadar düştüğünü, yapılabilecek alışverişin miktarının ne kadar azaldığını, seyahat özgürlüğünün maddi anlamda ne kadar kısıtlandığını görmek mümkün. millet kötü kokmasın diye kullanılması gereken deodorant fiyatlarındaki artışa bir bakın, akıl almaz! göreceksiniz; bu yaz, her geçen yazdan daha kötü kokacak metrobüsler, sebebi de bu.

    tüm bu süre içerisinde, hükümetin yerli üretimi bitirmesi ve dışa bağımlılığımızı hızla arttırması yetmedi; dışa bağımlılığın birim maliyeti de hızla arttı. nedir o? dolar ve euro. neden oldu? çünkü ehonomi çoh eyi değil, bombok durumda.

    göstergeler belli, sonuçlar aşikar. bunlar hala nispeten iyi günlerimiz.
  • bu ülkede insan hayatı hariç her şey pahalıdır.

    belediyenin açıpta kapatmayı unuttuğu bir çukura düşebilirsiniz,

    yolda yürürken sabitlenmeyen bir plaka yerinden çıkıp kafanıza düşebilir,

    hapishanelerde siyasi suçlular sayesinde yer olmadığından defalarca suç işlemesine rağmen serbest bırakılan birisi madde etkisi altında, eğlencesine size işkence edip öldürebilir.

    ama ölmek dışında, özellikle yaşamak çok zordur bu ülkede.
  • 5 yıllık hayat planımın ilk 15 günlük kısmında bütünlemeye kalan son dersimi başarıyla geçip fakülteden mezun olup stajyer avukat olarak mesleğe bir adım atmak var.
    daha sonrasında ihtiyaçlarım şu şekilde, bir dizüstü bilgisayar, çürümeye yüz tutmuş iphone 5s'ten kurtulup en azından uzun batarya ömürlü bir akıllı telefon daha sonrasında 25 bin lira civarında bir hatchback otomobil ve avukatlık ruhsatı alıp kendi büromu açmak var.

    1. sınıftayken hem daha cesurdum hem de piyasa hiçbir konuda bu kadar vahşileşmemişti. şimdi ise geleceğe korkarak bakan kaygılı bir üniversite mezunu rolündeyim.

    çok korkuyorum yazar arkadaşlar, bi baltaya sap olamayıp köpekler gibi sürünmekten.

    kafamı yastığa koyunca düşünüyorum, acaba 24 haziran seçimlerinde hükümet değişirse daha ne kadar sürpriz zorluklar çıkar karşıma acaba hükümet değişmezse ne gibi değişik zorluklar çıkar karşıma.
    allahım bir çıkar yol göster, üst düzey paranoyam kuruntu yapmama yol mu açıyor yoksa işler harbiden sikimsonik mi ayırt edemiyorum artık.
  • öğrenilmiş çaresizlik
  • her şey pahalı değil aslında bizim paramız değersiz.
  • sikindirik çin malı aux kablosu 40 lira. bir adet karpuz 25-30 lira. kiraz 10 ila 20 lira arasında. erik 10 liraya yeni düştü. mevsimi olmasına rağmen bütün meyveler çok pahalı. peynir kilosu 40 liradan başlıyor. et olayına zaten girmiyorum. en temel gıda maddeleri oldukça pahalı ve piyasadaki ürünlerin hiç biri organik değil. hepsi hileli, aşılı, katkılı vs. sikindirik bir paket ithal bakliyat bile 20 lira. 80 milyon nüfusunu ithal ürün ile doyurmaya kalkınca böyle oluyor demek ki. lanet olsun. hadi insanlar giyinmese, bilgisayarını yenilemese, iyi arabaya binmese, iyi evde oturmasa ölmezler ama temel gıda maddelerinin bu denli ulaşılmaz olduğu başka bir ülke daha olduğunu sanmıyorum.