şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kapitalizmin en büyük başarılarından biri her şeyin paraya tahvil edilmesini sağlamış olmasıdır. bu şekilde para, her önermenin kerteriz alınan doğrusu ve her bilinmezin sabit bilineni haline getiriliyor.

    dünya bilmem ne örgütü açıkladı: yağmur ormanlarının kesilmesinin dünyaya yıllık maliyeti 500 milyar dolar ya da suriye’deki savaşın maliyeti yıllık 300 milyar dolar (hep de dolardır bu para dikkat edersen) filan. (rakamlar hayalidir)

    yahu savaş olmuş, canlar yitirilmiş, ülkenin kültürel, tarihi değerleri yok edilmiş, hayatlar yerle bir olmuş ama senin bunları ölçmek için kullandığın değer birimin para.

    ya da dünyanın ciğerleri sökülmüş, aptal sınırlardan dolayı belli ülkelere ait görünen ama aslında insanlığın ortak malı olması gereken yağmur ormanları kapitalistlerce katledilmiş, tüm bir habitat (orman sadece ağaçlardan ibaret değildir. bir orman çiçeğiyle, böceğiyle, ağacıyla, hayvanıyla kendi içinde bir dünyadır.) geri dönüşsüz şekilde yok edilmiş senin ölçü birimin gene ve sadece para.

    az önce birinin (yurt dışında yaşayan bir avukat) tedx konuşmasını izledim. türkiye’nin son yıllarda yaşadığı beyin göçünün ülkemize maliyeti 45-50 milyar dolardır diyordu mesela.

    ne yani biri bize “madem öyle al şu 50 milyar doları da kes sesini” dese susacak mıyız? “bir toplumun kültürü, kimliği o toplumu oluşturan bireylerin toplamından oluşur. o bireylerin -hem de en nitelikli olanları- çekip gidince kimliğimiz zarar görür, ülkenin kişiliğinin değeri azalır. bunu da hiç bir para telafi edemez” demeyecek miyiz?

    ya da bir başkası çıkıp yağmur ormanları kesilince 500 milyar dolar kaybettik ama o ağaçlardan sağlanan ekonomi bir trilyon dolar sağladı dese “iyi o zaman kesin ağaçları, talan edin ormanları” mı diyeceğiz?

    her şeyin paraya tahvil edilmesini kabul edersek, kabul etmeyi de bırak kendi içimizde normalleştirirsek daha büyük miktarlı bir para önümüze konulunca itiraz etme dayanağımız kalmaz. bunu yapıyorlar ki bu kayıpların telafisinin mümkün olmadığını görmeyelim; onların yalanını, talanını, hırsızlığını, haksızlığını fark etmeyelim.

    kapitalist sömürgecilerin bu oyununa gelmemeli ve demeliyiz ki: hayır efendim o iş öyle değil. savaşın maliyeti dökülen göz yaşlarıdır, orman katliamının maliyeti insanlığın geleceğidir, yurt dışına giden gençlerimizin maliyeti ülkenin kimliği ve çocuklarımızın geleceğidir.

    başlarım paranıza!
  • cebinde beş kuruş para kalmayıp dört duvar arasında kalan herkesin anlayacağı gerçek.
    boş vaktiniz var kendinizi geliştirmek mi istiyorsunuz? yeterince e-kitap (korsan), bilimsel makale okuma şansınız var. bunu yeterince yaptığınızı düşünüyor bir enstrüman mı çalmak istiyorsunuz? paranız var mı? çünkü paranız yoksa enstrüman alamazsınız.sosyal anlamda kendinizi geliştirmek mi istiyorsunuz? bir aktivite yapacak paranız var mı? çünkü yapacağınız her aktivite için para gerekli paranız yoksa dışarıda en fazla hava solursunuz.yakışıklısınız ya da değilsiniz fark etmez güzel giyinmek kendinizi şık mı hissetmek istiyorsunuz? paranız yoksa bunları da yapamazsınız.azcık mantık çerçevesinde düşünürsek öyle bir zamana geldik ki mutlu olmak para harcamakla eş değerdir.eğer para harcamıyorsanız hayatınız bu paranın karşılığında alacağınız hizmetlerden mahrum kalacak ve mutlu olamayacaksınız.
    ben bunu yadırgamıyorum bunun doğruluğuna inanıyorum olması gereken belki de budur. herkes mükemmel olamaz sonuçta ama mükemmel olamayanın ben olması zenginlere karşı olan nefretimi katlayarak arttırıyor.