şükela:  tümü | bugün
  • espri olsun diye ailecek şuursuz olarak yetiştiştirdiğimiz 9 ve 13 yaşındaki iki yeğenimde gördüğüm davranış bozukluğu.

    bayramlarda, aile toplantılarında filan "hadi bir tecavüz sanığına neler yapılması lazım çiz bakalım resmini" diye pastel boyaları önlerine koyuyoruz. maşallah çok güzel şeyler çiziyorlar.

    inanır mısınız, 13 yaşındaki yeğenim 300 spartalı'nın siktiği bir tecavüz sanığı resmi çizdi geçen gün. ben sonra bir duygulan, bir duygulan...
  • her zaman olmasa da çoğunlukla ayıbı ayıpla karşılamaktır.
  • artarak ve çeşitlenerek devam eden tecavüz vakalarına karşı uygulanan hukuksal yaptırımın güdüklüğünden cesaretlenen mütecavizlere sinir/korku yollu bulunan en keskin çözümü dillendirmektir.

    şu devirde aklıselim sahibi bir kişinin idam kelimesi ile cümle bile kurmasını yadırgasam da suç boyutu o kadar fantastik rakamlara/çeşitliliğe ulaşmış vaziyette ki işe akıldan ziyade duyguların karıştığına inanmak istiyorum.

    suç karşısında çaresiz bırakılmış biz masum izleyiciler düzgün hukuki yaptırımlarla rahatlatılmadıkça damat koğuşundan, idamdan, "çükünden asalım" önerisinden medet umanları görmek o kadar da şaşırtıcı gelmiyor.

    edit: bir de malum çevrelerce konulan yayın yasakları, mağdurların yıllarca zarar görmüştür/görmemiştir tartışması içerisinde hayatlarının yeniden ve defalarca kaydırılması falan bu toplumsal histeriyi arttıran faktörlere ektir...
  • yanlış olduğunu bilmeme rağmen benimde ağzıma gelen laftır.
    söyle açıklayalım.
    insan kan yada yaralanan bir insan vs. gördüğünden o manzaradan dolayı korkmaz/midesi bulanmaz. bu manzara karşısında insanı rahatsız eden o olayın kendi başına gelebilme ihtimalidir.

    şimdi bunu tecavüz vs. gibi olaylara uyarlayalım.
    kadın veya erkek olmanız farketmez. öncelikle sadece kadınlar tecavüze uğrar diye birşey yok. açık açık yazıyorum kimse kendini kandırmasın cidden yok öyle birşey. iki cinsde korkar bundan.
    daha basitini düşünün: kadın veya erkek yine farketmez tacize uğradığınızda kolay kolay sesinizi çıkartamazsınız. (özellikle erkekler hiç çıkartamaz. toplumda erkek güçlüdür şöyledir böyledir , erkek ağlamaz etmez gibi kalıplar varken tacize uğradım diyebilecek varsa ya fazlasıyla kalıplayı umursamamayı başarabilen birisidir yada hayal aleminde yaşamaktadır)

    konuyu uzatmadan ağır versiyona yani tecavüze dönelim:
    toplumda çoğu kadında tecavüz korkusu olağan birşeydir, burda tecavüze uğrayanların sayısına değinmek bile istemiyorum. tecavüze uğrayıpta bunu kimseye anlatamayan ve haliyle istatistiklere girmeyen sayısını hiç düşünmeyelim bile bence. inanın manzara güzel olmayacaktır. sanırım olayın psikolojik boyutundan bahsetmeye hiç gerek yok.

    olaya erkek boyutundanda bakalım. ney? "bana birşey olmaz?" mı diyorsun? pardon uyandırmak istmezdim ama erkek çocukları bile tecavüze uğruyor. koyun, eşşek, tavuk (!) bile tecavüze uğruyor.
    seni bir erkek olarak dokunulmaz yapan nedir acaba ?
    neyse erkeği geçtik. bu erkeğin sevgilisi kardeşi vesaire de var. bu toplumun (bu insanların) içinde yaşayan ve bu olayları gören erkek etrafındaki değer verdiği kadınlar içinde korkucaktır. etrafında ne kadar çok değer verdiği kadın varsa korkusu o kadar artıcaktır. olayı illa "namus davasi" na dönüştürmeye gerek yok. tekrar söylemek istiyorum bu olayın psikolojik yönü var. ve s.kmişim namusunu vesaire tecavüze uğrayan kişinin psikolojisi hayatını çökertecek bir darbe aldıktan sonra.
    olayı "sevgilisi tecavüze uğrayan bla bla bla" seviyesine getirenlere birşey hatırlatmak istiyorum. değer verdiğiniz bir bayan arkadaşınızın başına böyle bir olay gelse ve göz yaşlarını görseniz nasıl hissedersiniz? kısacası illa "ana, avrat, yenge ......" olmak zorunda değil, namus diğe zırvalananda böyle basit değil.

    anlatımım biraz ağır kaçtıysa özür dilerim. anlatabilmenin daha kolay bir yolunu göremedim maalesef.

    sonuç olarak tüm bu anlattığım durumları bir düşünün. bu durumlardan herhangi birini yada aklıma şimdi gelmeyen benzer bir örneği yaşayan birisinin psikolojisini düşünün.
    idam lazım demek istemiyorum ama öfke nedeni ile bile olsa bu tepkide haklılık payı yokmu şimdi?

    idam fikri haklıdır demiyorum; bu psikoloji içindeki bir kişinin "idam lazım" diye düşünmesi normaldir diyorum.

    -kişisel not (peşin edit): idam olması gerketiğini kesinlikle savunmuyorum. tam tersine tecavüz suçu işleyen kişilerin işaratlenim halk içinde sürekli bir leke taşımaları sağlanabilir. bu sadece bir örnek olarak aklıma gldi ama bunun gibi yaratıcı ve etkin bir önlem olmadan bi gibi suçlar artmaya devam edicektir.
    genelde savunulanın aksine tecavüz gibi suçlar dinle vs kesinlikle engellenemez. kadın kapansın etsin gibi fikirlerle asla engellenemez (tam tersine bu fikirleri sapıklık olarak görmekteyim(itirazı olan lütfen bana 9 10 yaşındaki bir kızı sex objesi olarak görüp örtmeyi açıklasın)).
  • isin ilginc tarafi bu lafi edenler hic sunu dusunmezler, idam cezasi varken de tecavuzun cezasi idam degildi. hatta tecavuzcu kurbaniyla eger evlenmeyi kabul ederse, dava dusuyordu.
  • bir ritüeldir. haber sitelerinde bir tecavüz haberinin altındaki yorumlara baktığınızda mutlaka göreceksiniz. artık o kadar alıştık ki, o yorumu göz ucu ile görüp okumadan geçiyor insan.
  • tecavüz ve cinsel istismarla ilgili güncel vakalarla beraber yine idam cezası konusu gündeme gelmiş durumda. özelde amasız, fakatsız "insan sever" bir insan değilim. yani ölüm cezasını onaylamış olmam veya bu cezanın verilmesinde direkt veya dolaylı bir payımın olmasının, beni de katil yapabileceği duygusallığıyla da ilgilenmem. bunda, içinde bulunduğumuz ülke durumunun da payı olabilir.

    ancak işe yarayacak bir şey değildir idam cezası. eğer işe yarasaydı, samimiyetle söylersem önce ben destekçisi olurdum. eğer işe yarayan bir şey olsaydı, şeriat ülkelerinin mevcut durumunda tecavüz veya istismarın hiç olmaması gerekirdi. hatta ve hatta tecavüze uğradıktan sonra bir de asılarak veya taşlanarak öldürülen kadınların veya çocukların da olmaması gerekirdi. idam cezasının mevcudiyeti, bir suçlunun "ben bir kötülük yaparsam, bir şekilde bundan kimsenin haberi olmaz; gelebilecek bir cezadan yırtarım" gibi bir düşünceye sahip olmamasını da garanti edemez.

    ayrıca idam cezası, bir suçun işlenmesindeki kök nedenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir eylem değildir. sadece reaktif bir tedbir olup, suç gerçekleştikten sonra alınabilecek çaresiz bir eylemdir bana kalırsa. risk yönetimi ile ilgisi olanlar az çok konuyu bilirler; bir problem varsa bu problemin gerçekleşmiş zararını hafifletmeye çalışmak ve olay gerçekleştikten sonra reaksiyon vermek o problemi ortadan kaldırmıyor. kısacası önemli olan kök nedeni tespit ederek o nedenin üzerine gitmeye çalışmaktır.

    idam cezası avrupa birliği'ne uyum sürecinde ceza hukukundan kalkmış ve yasaklanmıştır. bu adamların bildikleri bir şeyler var; ayrıca bizde olmayan bir şeye sahipler ki, onun adı da "sistematik düşünmek"tir. avrupa birliği ve üye ülkeleri, idam cezasını çok mu duygusal veya hümanist oldukları için kaldırdılar acaba? tabii ki değil. sadece olumlu toplumsal dönüşümü sağlamak için, daha uzun vadeli ve kökünde beşeri bilimler, eğitim olan konulara yatırımlar yaptılar.

    o yüzden siz siz olun hep kök nedenlerin üzerine gidin, ilkellik ve sığlıktan biraz olsun sıyrılarak. bu sorunun kök nedenini ortadan kaldırmak demek, ciddi bir toplumsal dönüşüme girmek demektir.
  • (bkz: her tecavüz haberi sonrası erkeklerden iğrenmek) masum olanlar, kusura bakmayın türünüz yüzünden kurunun yanında yaş oluyorsunuz.
  • hepimiz -en azından bilinçli azınlığımız- biliyor ki o idam gelirse taciz,tecavüz veya ağır suçlar için değil iktidarın karşısında olup gerçekleri konuşan masumları alıp götürecek aramızdan.dünya ve özellikle türkiye en ağır "distopya".yoksa siz hâla iyi şeylerin olabileceğine mi inanıyorsunuz?keşke sizin yerinizde olabilseydim.şahsen ne hayat enerjim kaldı ne de kırılacak umutlarım...