şükela:  tümü | bugün
  • söyleyenin işsiz kalması dileğiyle
  • (bkz: hala olmemesi)
  • bir recep tayyip erdoğan sözü.

    yükseköğretim akademik yılı açılış töreni'nde konuşan cumhurbaşkanı tayyip erdoğan, "efendim 'işsizlik var', olabilir. her üniversite mezunu iş sahibi olacak diye bir şey yok" dedi.

    kaynak

    bakın arkadaşlar işsizlik olabilir, gayet normal yani. ama o da ahlat'a saray yapılarak çözülür, bol bol iş imkanı sağlanır.

    edit:imlâ
  • madem evde oturacak niye 5 sene boyunca küçük şehirlerdeki akit esnaflara para kazandırıyor bu çocuklar reyiz açıklasana biraz. insanlara boş umutlar veriyorsunuz. üniversiteden sonra kralsın be oluuum, demekle olmuyor.
  • erdoğan: almanya'da yüksek öğrenim öğrenci sayısı 3 milyon, biz de ise bu sayı 8 milyon. almanya'nın nüfusu bizimle hemen hemen aynı. bunu merkel'e söyledim. merkel "bunu bilmiyordum" dedi.

    bu almanya bizi hep kıskanıyor be reis:)
  • devamında '' bakın ahlat'a saray yaptırıyoruz orada mühendis çalıştırıyoruz inşaat ustası amele kalıpçı sıvacı çalıştırıyoruz, istihdam sağlıyoruz '' demesini beklerdim sayın cumhurreisimizin .
  • yaptığı görev nedeniyle işsizlik sorununu çözme sorumluluğu taşıyan, ancak sanki herhangi bir vatandaşmışçasına işsizliğe karşı yüzeysel bir yaklaşımda bulunan kişinin beyanı.

    bir de konuşmasının öncesinde türkiye'de 8 milyon üniversite öğrencisi olmasıyla övündü. nüfusu bizimle benzer olan almanya'da bu 3 milyon civarındaymış. gidip her sokak başına ne idiği belirsiz sözde üniversiteler açarsan 10 milyon öğrenci de olur, daha fazlası da olur. olay nicelikte değil, nitelikte. almanya ve türkiye'nin akademik alandaki başarıları incelendiğinde kendisinin yapmış olduğu kıyaslamanın ne kadar içi boş olduğu da rahatlıkla görülebilir.
  • evimizde yatılı yardımcı çalıştırmaya karar verdiğimde tecrübesi olan arkadaşlarımdan hep gürcü olması konusunda öneri geldi. ben de arayışımı bu yönde yaptım ve büyük oranda sorunsuz çalıştık. beraber çalışma kararı aldığım üç farklı kadının üçü de ülkelerinde üniversite okumuştu.

    ilk yardımcımızla 3.5 yıl çalıştık, kendisinin ülkesindeki mesleği ilkokul öğretmenliğiydi.
    o ayrılınca gelen ikinci yardımcımız ise ülkesinde doktorluk yapıyordu. maalesef yaşı sebebiyle fiziksel yavaşlığı oğlumu idare etmekte sıkıntı çıkarınca kısa süreli çalıştık. bu hanımefendinin kızı halen gürcistan'da hakim olarak çalışıyordu.
    şu an evimizde oğlum ve benimle yaşayan yardımcımızın ülkesindeki mesleği ise avukatlık.

    keşke bu kadınlarla tanışma fırsatınız olsaydı. elbette beraber yaşamanın verdiği zorluklar var ama hepsi kafası çalışan, sorunlar karşısında çözüm üretme becerisi olan, kendilerine saygılı ve bakımlı kadınlar. ülkelerinin ekonomik çöküşü sebebiyle kendi mesleklerinden ayrılıp başka bir ülkede birçok kadının yapmak istemeyeceği, amiyane tabiriyle "hizmetçilik" işini yapan ve geride bıraktıkları ailelerine bakmaya devam eden kadınlar.

    ne yalan söyleyeyim, ülkemizin eğitimdeki çöküşünü gördükçe hep bunlar geliyor aklıma. gün gelip bizim doktorlarımız, mühendislerimiz, öğretmenlerimiz, avukatlarımız da mı böyle olacak diye dertleniyorum.
    sadece devletin istihdam konusundaki eksikliğinden değil aynı zamanda verilen mesleki eğitimlerin yetersizliğiyle de ilgili bir endişe benimki. (tabii ki bu da devletin sorumluluğudur.)

    evet her üniversite mezunu iş bulmak zorunda değil. insan sadece öğrenmek, araştırmak, kendini bilgiyle beslemek için de okumak isteyebilir. hayat şartları uygundur, çalışmasa da oluyordur, gelecek kaygısı yoktur.
    ama para kazanmak zorunda olan insanların iş bulması gerekiyor. içi boşaltılmış üniversitelerin ver-e-mediği eğitimlerle gerçekten çok yetersiz mezunlar çıkıyor piyasaya. devlet kapısına kapağı atan kurtuluyor ama özel sektöre düşen harcanıp gidiyor çünkü alternatifi çok.
    biz hala bir önceki jenerasyonun ekmeğini yiyoruz. peki 15-20 yıl sonra ne olacak? korkarım şu an bizim evde aynı endişeleri yaşayan bir başka ulusun geleceği yaşanıyor.
  • aslında zorunda da her üniversite mezununa istihdam sağlamamız mümkün değil diyemeyeceği için böyle demiş. iş bulmak zorunda değil ne demek? şu sözü kanada başbakanının falan söylediğini düşünsenize. belgrad ormanı'na gidip yerdeki otları mı yiyelim karnımızı doyurmak için? ebeveynlerimiz ölene kadar onlarla mı yaşayalım? dilencilik mi yapalım? her üniversite mezunu iş bulamayacaksa bu kadar üniversite niye var? bir şey söylemişsin, devamını getir o zaman. iş bulmak zorunda değilsek, işsiz olmamız normalse nasıl yaşayacağız onu söyle.
  • devam edin böyle, gittikçe geriye gidelim, gittikçe yaşam koşullarımız zorlaşsın. aferin...
    iyi evde oturalım o zaman iş nasıl olsa bize gelir.

    aslında bir taraftan da bu söylemle aktroll iş başvuruları için göz kırpıyor. yani diyor ki "siz üniversite bitirmekle falan uğraşmayın, gelin akp'ye oturduğunuz yerden size maaş bağlayayım, tek yapmanız gereken akp ve siyasal islam lehine çeşitli sosyal medya platformlarından yazılar yazmak."