şükela:  tümü | bugün
  • şu uzun anadolu'yu* gezip tozun, selçukludan osmanlıdan kalanların dışında bir tane zarif, bir tane estetik örneği cami bulamazsınız. kümes yapar gibi cami yapmıştır insanlar. kaba saba ilçe camileri, döküntü, çinko damlı köy camileri, her yerinden sefalet, kasvet akan moloz yığını yapılar. içlerine girdiğinizde öğürten ayak kokusu, iki tane moruk, saman çöpü ve burun boklu, toza bulanmış cami içleri, balgamlı şadırvanlar, işte size köylü duyarlığı.
    o köylüler elli senedir türk şehirlerinin, özellikle istanbul'un anasını sikip attı, cami dikmediği bir yer kalmadı. ne kanun ne kitap, ne sit alanı. köylü siyasetçiler bulduğu her metrekareyi oya çevirmek için cami yaptı. köyden gelmiş köy dernekleri buldukları her mahalleye, her sokağa bir cami dikti.
    seksen bin gecekondu cami ile türkiye bir cami inşaatına dönüştü.

    eyyyy müslümanlar, ey köylüler! biliniz ki camiler boştur, tuğla, beton ve moloz yığınıdır. allah camilerde değil insanların kalbindedir. ulan seksen bin camiyi toplasanız bir selimiye etmiyor, yeter artık. şimdi de taksime cami. her şey inat için. her şey bak bizim borumuz ötüyor demek için.

    edit: imla.
  • aslında cemaat(müslümanlar) arasında inancın zayıfladığının işaretidir. ibadete, inanca yönelik istek azalınca bunu perdelemek için her yere camii dikiliyor.

    başlarda islam ümmeti bir kitledir. islamiyet'in ilk yayılmaya başladığı zamanlarda hedef herkesin bu dine iman etmesini sağlamaktı ve bunun için çalışılıyordu. böylece kitleye(ümmet) de ulaşılmaz bir hedef gösterilmişti, hatta dünyadaki herkes müslüman olsa dahi uzayın en ücra köşelerine kadar ulaşıp şayet oralarda yaşayan canlılar var idiyse onlara dahi allah'ın kelamını ulaştırma şevkiyle hareket ediliyordu. böyle kitlenin sınırsız büyümesi imkanı olacaktı.

    günümüzde ise inancın ve ibadetin zayıflaması ile birlikte, kitlesini(ümmet) korumak isteyen din, sınırsız büyümek yerine yoğunlaşmayı tercih etti. yani eldeki mevcut ümmeti olabildiğince diri tutmayı amaçladı, böylece kitlenin çözülmesi de engellenebilecekti.

    yoğunlaştırma faaliyeti sonucunda her yere camii inşa edilmeye başlandı lakin bu camilerin cemaatleri 5'i geçmez vaziyette. özetle; dini ritüellerden ve inançtan kopuşla doğru orantılı olarak camii sayısı da artmıştır.
  • köylü zihniyeti değildir. 100mt'e bir camii yaparak yobaz zihniyeti herkese dikte ettirmeye çalışmaktır. bu arada 100mt'e bir derken genelleme yapmadim.daha bile sık aralıklarla olabilir.