şükela:  tümü | bugün
  • herbert von karajan. berlin flarmoniyi, viyana devlet operasını ve la scalayı aynı anda yönetebilecek kadar yetenekli bir şefti
  • (bkz: karajan)
  • kendisi çalışmalar esnasında gayet güzel çalınırken orkestrayı susturup bir kemancıya akordunun bozuk olduğunu soyleyecek kadar kulağa sahip biridir..
  • hikmet simsek'in, pazar konseri programi vasitasiyla turkiye'de genis kitlelere tanittigi, muzik adami. 1908 yilinda (mozart'in da dogdugu yer olan) salzburg'da dogmus ve 1989'da yine ayni kentte olmustur. viyana muzik akademisi'ni bitiren karajan, 1950'lerden 1970'lere kadar avrupa'da bircok buyuk orkestrayi -hatta bizzat kendisi icin kurulan londra filarmoni orkestrasi'ni- yonettigi icin "avrupa'nin genel muzik direktoru" diye anilmistir.
  • sefliginin yaninda tartisilan bir kisiligi vardir. genelde kustah, kendini begenmis suclamalariyla karsilasmis bir seftir, ki deha emarelerini gosteren insanlara sikca takilan bir kulptur bu.

    sviatoslav richter, anilarinda david oistrakh ve mstislav rostropovich ile beraber karajan yonetiminde bir uclu koncertoyu kaydettikleri donemi anlatir. gunun yarisinin karajan tarafindan fotografcilara karizmatik pozlar vererek gecirildigini, hatta kendilerinin de buna alet edildiklerini yazar. bir fotografta bu ucunun sempanze gibi siritarak poz vermesi, karajan'in da ote dunyada bestecinin ruhuyla transa girmis bir sekilde derin klark cekmesine bayaa bozulmustur richter. karajan'in fazla sekilci oldugunu dusunur.
  • 1933-1942 yılları arasında nazi partisi üyesi olmuştur. ancak, müzik konusundaki yeteneği bu konunun öne çıkmasını engellemiştir. ayrıca, avrupa birliği marşının düzenlemesini yapmıştır,
  • berlin'deki philharmonie konser salonu binasının bulunduğu sokağa ismi verilmiştir: herbert-von-karajan-str.
  • 5. ve 6. senfoni yorumlariyla, beethoven'dan haz etmeyen kisilere dahi bu bestekari sevdirmis sef.
  • salzburgun mozarttan sonra çıkardığı en büyük adam derler onun için.. ben de derim ki kendisi gelmiş geçmiş en egosantrik, egzantrik ve bilhassa karizmatik orkestra şefidir.. furtwanglerden devraldığı berliner philharmonikeri dünyanın en iyi orkestrası yapmıştır kendi zamanında.. karajanda olup da furtwanglerde olmayan şey (saç dışında y.n.) aslında klasik müzik ürünlerinin geniş halk kitleleri için tekrar çalındığı, üretildiği ve pazarlandığı yeni çağda talep edilen "star" orkestra şefi özelliğidir.. bu kavram içeriğinde "pozörlüğü" de barındırdığı için karajan parsayı toplamıştır 60lardan 80lere kadar: la scalada maria callasla çalışmış (ne çift ama!), metropolitanda ve uzun dönem sanat yönetmenliğini yaptığı salzburg festivalinde unutulmaz konserler vermiştir.. ayrıca fransız yönetmen henri-georges clouzot ile beraber birkaç konser filmi çekmişlerdir.. işte bu filmlerde kameralar simsiyah spor giyimli, gözleri kapalı ve trans halinde orkestrasını yöneten karajan imajını beyinlere kazımıştır.. berliner philharmoniker denince artık sadece karajan akla gelmektedir o dönemlerde.. o kadar ki berlindeki yeni orkestra binasını dizayn eden hans scharoun binanın merkezine konserlerde orkestra şefinin durduğu yeri oturtmuştur.. ona gıcık olanlar sonraları bu binaya "karajanın sirki" diyeceklerdir komik olduklarını zannederek.. müzik adamlığının dışında bir stara yakışır şekilde yaşamaktadır ayrıca: genç ve güzel bir eşi, avusturyada ultramodern bir çiftlik evi, formula 1 sürüş tekniklerini çalıştığı hızlı spor arabaları, motorsikletleri, ve aynı zamanda pilotluğunu yaptığı bir jet uçağı vardır.. görüldüğü üzere hazret hızlı yaşamıştır ama buna rağmen genç ölmemiştir.. yaşadığı tek ciddi kaza hayatının son dönemlerinde evinin çatısını onarırken -kem gözler yüzünden olsa gerek- düştüğü ve kendisini birkaç kez bıçakaltına yatmak zorunda bırakan olaydır.. fakat ne yazık ki 81 yaşındayken doğduğu yer olan salzburgta kalp yetmezliğinden beethovena komşu olmuştur yukarılarda bir yerlerde.. son söz olarak bence bu ikilinin birer posteri okullardaki bütün müzik odalarına konulmalıdır, malum hala imaj çağındayız..
  • bu adam çok steril.

    sterili kısır anlamında değil de, nasıl anlatsam, bazı kayıtları kusursuz ama furtwaengler'in coşkusu da yok. egmont üvertürü kaydını dinliyorum diğer iki isimsiz kayıtla karşılaştırdım, onlar finallerinde dağılmışlar, orkestra uyumu iyi değil, üflemeliler bir tarafa yaylılar kendi kafasında gidiyor, bilmeden dinleyen eseri beğemeyebilir. karajan ise kusursuz, orkestrası tam bir uyum içinde eserle birleşmiş, yorumu kusursuz. lakin rahatsız edici bir sterilitesi var. anlatamıyorum, biraz dikkatli dinleyin hak vericeksiniz. ha, kötü mü bu? değil tabi, yine ondan dinliyorum, yine ondan.

    ilginç bir dipnot, önce nazi partisi üyesi olmuş sonra yahudi sevgili bulup evlenmiş. üstelik bu işi savaş sırasında yapmış, kimse de birşey diyememiş. savaştan sonra da naziliğine ses çıkartamamışlar; egosu da kendisi gibi büyük olan büyük adam.