şükela:  tümü | bugün
  • hayalgücünün, yaratıcılığın en üst seviyesi olması sebebiyle ortaya çıkan gerçeğin ifadesi.

    hayalini kurduğumuz herhangi bir kişi, olay veya nesnenin bizim şimdiki formumuzda algılayabileceğimiz biçimde vücuda gelmiyor oluşu, gerçek olmadığı anlamına gelmez. siz gözünüzün önüne ne kadar az getirirseniz getirin, aklınızda onları bir kere yaratmış olmanızla doğmuş olurlar, ve yaşamaya devam ederler. isterseniz devam ettirir, geliştirir veya geriye götürür, isterseniz sürekli başa alıp yeniden başlatır, öldürüp diriltir, isterseniz durdurup zaman zaman bakar, isterseniz yalnızlığa terkedersiniz. kontrol tamamen sizde.

    zihinde yaratılan bu evrenler mevcut algılarla hissedilen nesnel dünyanın kopya edilerek başlatıldığı bir simülasyon da olabilir, hissedilenleri farklı parçalara ayırıp türlü kombinasyona sokarak oluşturulan öznel bileşenler bütünü de olabilir. nasıl olursa olsun, kendi rızalarıyla değil yaratan kişinin iradesiyle ortaya çıkmışlardır. (bkz: dünyaya gelmeden önce rızamızın alınmaması/@tevfikken)

    bazı insanlar bu evrenleri saklamayı, fiziksel algılarla hissettiği dünyada kalmayı tercih eder. bu insanlar içsel bir huzur içindedirler çünkü kendilerine sakladıkları evrenlerini kimseye açmadıkları için orada onları rahatsız edecek kimse yoktur.

    bazı insanlar ise yarattıklarını diğer bireylerle paylaşma isteği duyar, algılanabilecek forma sokup sergilemek ister. bundan en büyük hazzı duyan yine hayal sahibinin kendisi olsa da, aslında ortaya çıkardığı şey asla hayallerindeki gibi değildir. bu sebeple bitmez tükenmez bir tatminsizlik söz konusudur.

    aradaki dengeyi korumayı reddeden, algılar arasındaki duvarları kaldırıp mevcut formundan sıyrılabilenler günümüzde şizofren/ruh sağlığı yerinde olmayan gibi talihsiz tanımlarla betimlenir.

    her insanın bir tanrı olması, -kesin olmasa da- bizi de yaratan biri olabileceği, onu da yaratan biri, onu da yaratan biri (ve/veya devamı) olabileceğine işarettir. zincirin nerede başladığı gerçeğine ulaşmak için gereken adım iletişim denen tuzaktan kurtulmaktır. (bkz: evrenin sınırlarının ötesine geçmek/@tevfikken)

    kendi çaplarındaki bu tanrılığın farkında olanlar içine sıkıştırıldıkları fiziksel formla mücadele halindeler ve bir gün galip geleceklerdir, yenilgiyi baştan kabullenenler ise zamanın kölesi olmaya mahkumdur.
  • zihnimizde tasvir ettiğimiz tanrı, bir insan formuna indirgenebilecek özellikte ise doğru bir söylemdir.

    andy weir'in (bkz: the egg) hikayesini okuduğumda, insan denen yaşam formunun ve bu kurulu düzenin aslında herkesin birer tanrı olmak için bu yolda olduğunu ve tanrılık mertebesine ruhen ulaşabilmesi için farklı hayatlarla ve yaşam mücadeleleri ile yoğrulması gerektiği için meydana geldiğini düşünmüştüm.

    bu sadece bir varsayım tabi ki. ama her zaman olduğu gibi ilk önce cevaplanması gereken soru başlangıcının nasıl ve neden olduğudur. zaten bilimde de takıldığımız nokta bu.

    dünyaya gelmek için rızamızın alınmasına da aslında şöyle bakıyorum. belki de bizden önce tanrı olanlar yaratılmış olan ruhlarımıza, yeryüzünde yaşayacağımız hayatla ilgili bize özet halinde görsel bir sunum izleterek, bunu kabul edip etmeyeceğimizi soruyor. eğer kabul edersek, her türlü zorluğu hayatın bütün olan düzenini kabul etmiş sayılıp dünyaya gönderiliyoruz ve reenkarnasyonla farklı hayatları, farklı bedenlerde yaşayarak ruhumuzu terbiye ediyoruz.

    tabi ki zihnimizin ve beynimizin yeryüzünde kullanamadığımız bir noktası nedeniyle ruhumuzun tercih ettiği yaşamı hatırlamıyoruz. öldüğümüzde, tekrar aynı sorgulamalarla karşı karşıya kalıp, farklı biçimlerde dünyaya gönderiliyoruz. sadece insan olarak değil, kimi zaman bir hayvan kimi zaman bir bitki olarak.

    dünyadaki bunca kötülüğe rağmen, bile isteye bu düzeni kabul etmemiz ise tanrılığın bize cazip gelmesi, ruhumuzu tatmin etmesi, tanrı olduktan sonra bizi bekleyen şeyler olabilir.

    neyse ben en iyisi bir çay koyayım.*
  • (bkz: şintoizm)
  • ben yarattım=bilincin üçüncü aşaması. yaratılan ve yaratan ayrımının olmadığını idrak edeceğin altıncı aşamaya kadar başarılar diliyorum sana krdşm. tabii altı nasibinde varsa...
  • su olmasa götünü yıkayamayacak olan aciz canlı ifadesi
  • şeytan tanrı'nın kulu ve kölesidir. insan ise tanrı'nın yeryüzündeki vücut bulmuş suretidir.

    09.06.2007 16:11 rodaj makinasi (çaylak entrysi)
  • ötv ödeyen tanrı mı olur. günah lan.
  • doğrusu:

    --- spoiler ---

    netice itibariyle her insan kendi başına alemdir. ve allah alemlerin rabbidir.
    --- spoiler ---
    (bkz: ismet özel)