şükela:  tümü | bugün
  • oscar wilde böyle söylüyor..

    ya sevdiği tarafından öldürülenler?

    isimsiz mezar taşları gibi bakar onların gözleri.bir kara delik taşırlar tam da sol göğüslerinde. ellerinden yalnızlık fışkırır, cesetlerinden hüzün damlar yerlere. ayakları onları nereye götürür bilmezler. gittikleri yerlerde tanıdık yüzler görmek istemezler. bilmedikleri ıssız yerleri tercih ederler. kalabalıklar iğneli fıçılar gibi gelir onlara. acıyan gözlerle bakanlar tarafından kurşuna dizilirler meydanlarda, dar sokaklarda. söylemek istedikleri acı bir çığlık gibi yayılır bakışlarından o kalabalıkların içinde. kimsenin duyamayacağı bir çığlıktır bu çığlık. birinin duymasını istemezler, yeniden ölmeyi kaldıramayacaklarini bildiklerinden..

    herkes öldürür sevdigini, ya sevdiği tarafından öldürülenler?..
  • neylan ve serhat da soruyor, "insan kaç kez öldürür sevdiğini ?" beni affet
  • farz edelim ki, 2 sevgili fırtınalı,ihtişamlı bir ilişkiden sonra ayrılıyorlar. ilişkiden arta kalanlardan sonra kafamda oluşan hikaye üzerine;

    oysa herkes öldürür sevdiğini
    kulak verin bu dediklerime,
    kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    kimi dalkavukça sözlerle,
    korkaklar öpücük ile öldürür,
    yürekliler kılıç darbeleriyle
    kimi gençken öldürür sevdiğini
    kimi yaşlı iken
    şehvetli ellerle boğar kimi
    kimi altından ellerle
    merhametli kişi bıçak kullanır
    çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
    kimi yeterince sevmez
    kimi fazla sever
    kimi satar kimi de satın alır
    kimi gözyaşı döker öldürürken,
    kimi kılı kıpırdamadan
    çünkü herkes öldürür sevdiğini
    ama herkes öldürdü diye ölmez...

    diyorum bende. yersen.. bir iki birşeyler yazasım geldi o kadar.

    elbette yukarıdaki bu satırların hepsini okuyan kişi rahmetli tuncel kurtiz abimizin ses tonuyla, kendi içinden okudu. herkes gibi ben de ne zaman okusam bu satırları aynı şekilde okuyorum. sesin hafıza da ki önemi...

    harbiden satırlarda yazdığı gibi, herkes öldürüyo sevdiğini, yaşanılan onca şeyden sonra, o bitme raddesindeki o ''durum,vaziyet'' var ya, heh işte karşındaki insanı o zaman tanıyosun.. o kadar zamandan sonra, beynine anca sonrasında mıh gibi saplanan dakikalar, beraber geçirdiğin zamanlar gelir. iyi mi kötü mü bilemiyorum, anı olarak kalır söylenen sözler, kucaklanan zorluklar, vakitli mutluluklar, atılan bakışlar acısıyla tatlısıyla..

    bir sonraki evrede ise, paranoyaklaşma durumu söz konusu. hazmedebilme durumundan sonra, yalanmış herşey modu aktif. düşülen boşluk, yaşanılan çaresizlik, ölümden beter diye hissettiğin o duygu.. yooo yoo dostum. değil, ölüm tek gerçek, unutmamak gerek. ben sana acını yaşama demiyorum ama unutma ki ölümün gerçekliğini, arsızlaşma. hiç değilse kendine olan saygın elinde kalsın onca kaybolan şeyden sonra.

    şimdi dostum akıl falan vermiyorum, haddime değil. sadece bil istedim, 2 ucu boklu değnek bu. nasıl savaşın kazananı olmuyorsa, bunda da öyle. herkes kendinden birşey feragat ediyor ilişki boyunca, ayrıldığında da o feragat ettiğin şeyleri, sırf sen feragat ettin diye, bir daha kazanamıyorsun kolay kolay. zor bir durum. insanların bıkkınlığı ya da bezmişliği, yeni insan tanımak istememeleri bence bu yüzden. ama sevginin gücü o kadar kuvvetli ki, onca zaman sonra bile yalnız başına kaldığında, sevilmeye alışıksın ya, o yok diye kötü hissettiğin zamanlar vardır hani, o duruma düşüyorsun işte. bu durumda seni ''bad trip'' dediğimiz, ay neyim var bilmiyorum, içim sıkılıyor ama anlamadım durumuna getirtiyor işte. sevdiğini kaybetmeden önce, hallice bir düşün, bil istedim..

    tek bir an bile hatırlayınca bazı şeyleri, gülümseyebiliyorsan o zaman güzel işte. güzel insan sevmişsindir. ben mi?
    ben öldüm abi, hemde öyle bir öldüm ki, yaşayan her bir parçamı gömdüm. bir bakıma;
    ben o gemiyi yaktım, belki içinde ben de yandım ama yaktım.

    çünkü ''daha fazla'' seven taraf, daha fazla kaybeder. bizim ki de o misal.

    neyse, nereye bağlayacağımı da unuttum zaten. çok uzattım toplayayım son bir söz ile..

    when the power of love overcomes the love of power the world will know peace.

    jimi hendrix

    harbiden de böyle ulan!

    tanım: tuncel kurtiz okuyunca daha bi fena olan şiirimsi..
  • "kimisi, sadece unutarak öldürür.

    ve kimisi için de, unutulmak, en acılı ölümdür..."
  • hamlet ve ophelia'dan arak gibi.
  • bazen de farketmez öldürdüğünü..!
  • türk televizyon tarihinin unutulmayacak efsane dizisi ezel 'de ramiz karaeski karakteriyle bilinen şiir.

    --- spoiler ---

    kulak verin sözlerime iyice,
    herkes öldürebilir sevdiğini
    kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    kimi dalkavukça sözlerle,
    korkaklar öpücük ile öldürür,
    yürekliler kılıç darbeleriyle!

    kimi gençken öldürür sevdiğini
    kimileri yaşlı iken öldürür;
    şehvetli ellerle öldürür kimi
    kimi altından ellerle öldürür;
    merhametli kişi bıçak kullanır
    çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

    kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    kimi satar kimi de satın alır;
    kimi gözyaşı döker öldürürken,
    kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    herkes öldürebilir sevdiğini
    ama herkes öldürdü diye ölmez.

    --- spoiler ---