şükela:  tümü | bugün
  • bugün itibariyle resmi olarak başlattığım kampanyadır. madem her gün ne kadar denyo, ne kadar öküz bir millet olduğumuzdan dem vurup duruyoruz, bugün ben kendi adıma üzerime düşeni yapmaya başlıyorum daha "insan" gibi bir toplum için. yapacağım şeyler şunlar;

    öncelikle, özellikle sosyal alanlarda - metro, otobüs, bilet gişesi vs - çalışan insanlara mutlaka selam verip kısaca hal hatır soracağım.

    yolda yolakta bekleşen, oturan, bir işle meşgul olmayan insanlara gülümseyerek "merhaba" diyeceğim.

    toplu taşıma araçlarında veya bekleşilen yerlerde dertli gibi görünen insanların yanlarına sokulup "merhaba, iyi misiniz?" diyeceğim.

    gün sonunda aldığım cevapları ve tepkileri paylaşacağım.

    bakarsın destek veren çok olur, "sen de merhaba de!" kampanyası falan başlatır genşler.
  • kampanyanın ilk gününün ilk saatlerinde yaşadığım olaylar şöyle;

    işe gitmek için evden çıkar çıkmaz bir üst sokakta pazar günü olmasına rağmen kaldırım çalışması yapan iki belediye işçisine "kolay gelsin" diye seslendim. birisi "eyvallah" dedi, öbürüsü bakmadı bile.

    mahallenin esnafı beni hemen her gün gördüğü için verdiğim selamı aldı çoğusu. ama genellikle yüzlerinde oluşan ilk ifade şaşkınlıktı. herhalde kimse "kolay gelsin" ya da "günaydın" demiyor mu yoksa "bişey mi istiycek lan yoksa bu tipine kerkindiğim" diye düşündüler. bilemiyorum.

    mecidiyeköy metrosundan yukarı çıkarken önümdeki kızın yüzüne onun önündeki çocuğun dirseği çarptı. ama çocuk dönüp özür bile dilemedi. ben de kızın yanına doğru ilerleyip "iyi misiniz?" diye sordum. çok üzülerek ve istemeyerek söylüyorum, "iim!!11!!" dedi yüzüme bile bakmadan. sanki küfür ettim!

    daha sonra bir tek simitçilere selam verebildim metroyla iş yerim arasındaki mesafede. ilk simitçi ya duymadı selamımı, ya da dalgındı herhalde hiç tepki vermedi. ikinci simitçiye selam verdim, hal hatır sordum. o da sadece "iyiyim sağolasın" dedi. "sen nasılsın" demedi.

    şimdilik böyle.
  • kısa süre içinde halkı herkese merhabacılar ve herkese selamın aleykümcüler olarak kamplara bölecek kampanya :(
  • yürümeyecek, moral bozukluguyla sona erecek kampanya.. orasi türkiye, yok öyle herkese selam.. tanisiyor muyuz?
  • mevcut kezban nüfusunu düşünürsek meydan dayağı ile sonuçlanacak kampanya.
  • yorumlara ve eleştirilere ardına kadar açık kampanyadır. canı isteyen sahiplenebilir bile. "ben başlattım ehehe çok atraksiyon sahibi bi insanım. süperim" diye düşünüyorsam götüm cortlasın.

    selam verirken genellikle selam verdiğim kişinin/kişilerin o anki durumlarını göz önünde bulunduruyorum. örneğin cami önünde oturan elinde tespih olan bi amcaya "selamünaleyküm" diyorum. çalışan insanlara "kolay gelsin" diye sesleniyorum. metroda mesela şimdilik her önüme gelene değil de "hmm bu adam beni dövmez" diye düşündüğüm insanları seçmeye çalışıyorum. onlara da merhaba diyorum. insanların dini, rengi ya da kimlikleri değil, yüz ifadeleri veya duruşlarına göre selam vereceğim kişileri belirlemeye çalışıyorum.

    kezban konusuna gelince, evet, şu ana kadar hiçbir türk kızına "merhaba" diyecek cesareti bulamadım kendimde. genellikle gözlerini kaçırıyor zaten insanlar. kezbanlar ise zaten göz teması kurduğunuz anda havalara giriyorlar. şimdilik onlara selam ver(e)memeyi tercih etmek durumundayım.

    moral bozukluğu elbette oluyor. ancak bir kişi bile selamınıza kıymet verip size karşılık verince kendinizi iyi hissediyorsunuz. sorun olmuyor yani bu açıdan.
  • antalya'da her gördüğüm rus hatuna "privet" diyerek katılacağım kampanya.

    edit: kampanyanın dakka birinde karşılaştığım hadise:

    karşıdan gelen uzun boylu sarışın rus hatuna gülümseyerek "privet" dedim.

    hatun yüzüme bile bakmadan "sen istiyor duj verecek 100 dolar" dedi. ama yılmayacağım.
  • bir önceki jenerasyondaki mahallelilik/hemşehrilik müessesesini diriltme ve yenileme amaçlı kampanya. kendi muhitimden destek veriyor saygılar sunuyorum.
  • "merhaba"yı anlamsızlaştıracak sikimsonik/ılıksever kampanya.