şükela:  tümü | bugün soru sor
  • istisnasız herkes ama herkes çok fazla konuşuyor.
    doluya boşa biteviye konuşuyor millet.
    en çok ben konuşmak istiyorum derdinde herkes.
    az konuşun, çok dinleyin amk.
  • kesinkes her kesimin mezbahada olmaması denli cüretkar bir yaklaşım...
    hatta duyduğuma göre, bir kısım "herkes" çok da yazarmış; ne gam, çok da fifi!*

    (bkz: konuşan türkiye)
  • aynaya bakarak dogrulayabilecegim durum.
    ustelik de cok bos konusuyor sanki bu herif.
  • biz sustuk, sen konuş
  • herkes çok konuşmuyor, ama artık kimsenin kimseyi dinlemediği kesin. amaç anlamak değilde sadece anlatmak olunca öyle oluyor galiba.

    anlamak isteyip, saygıyla dinleyerek karşısındakinin sözünü kesmemeye özen gösteren bir insan böyle düşünebilir. bakar ki bir türlü araya giremiyor, ya da girebilse bile dedikleri hiç dikkate alınmıyor; sonra ne mi yapar? kendi kendine konuşmaya başlar, önce içinden, sonra yüksek sesle. ne mi derler? “deli” derler.

    onların kalıplarına tüküreyim ben.
  • türkler’ e özgü kronik bir hastalıktır. aslında bu ortadoğu genelinin bir kronik durumudur. özellikle bu tarz kronik hastalıklardan herkes şikayet eder ama kendisi de başka bir kronik rahatsızlık içinde uygulayıcı olarak hayatını sürdürür.

    hep konuşulur hep bir şikayet ama düzelme yolunda atılım olmaz. yoldaki çukurdan herkes şikayet eder herkes konuşur. bir gün hadi o zaman bir kaç kürek toprak atalım da sorun çözülsün dersin demesine de kimse kalmaz ortada. sonra küfreder alırsın küreği, çözersin bu çukur işini. bu sefer toplum başlar yaptığın işe bok atmaya ki o kadar abartı olur, bu işten çıkarın dahi sorgulanır. oysa düne kadar hepsi konuşuyordu ve şikayette idiler. buna rağmen yine de üstünden geçer giderler, başka bir bok atma konusuna doğru.
  • genelde başlık altında fiziksel olarak çok konuşmakla haksızlığa ses çıkarmak birbirine karıştırılmış. haksızlığa ses çıkarmak için çok konuşmak gerekmiyor hatta yeri gelir sadece durarak bile karşı çıkarsınız. ama fiziksel olarak çok konuşma konusuna gelince kesinlikle katılıyorum. insanların büyük bir kısmında hiçbir konuşma filtresi bulunmuyor. hatta anlattıklarının büyük kısmının kendi kafasının içindeki ses olarak kalması gerekiyor. bir de karşı tarafa bir şey anlatma derdi de yok. ben anlatayım da ne olursa olsun kafası mevcut. bu yüzden çoğunlukla diyalog da yok.