şükela:  tümü | bugün
  • latincesi bellum omnium contra omnes. thomas hobbes'ın leviathan'da tanımladığı sosyal öncesi durum. barışı arzulayan toplumlar bu durumu ancak leviathan'ın otoritesi altında bir sosyal sözleşmeye * girerek aşabilir.

    (bkz: liberalizm)
    (bkz: neoliberalizm)
  • hatta kalmak... insan herşeyden önce kendine yararlıdır ve kendi yararı diğerlerininkinden önemli olduğu müddetçe hatta çatıştığında bu yararlar kendini savaşın içinde bulmak işten bile değildir....
  • (bkz: death match)
  • hobbes'a göre #1058389'de söylenenin tersine, insanın gideceği değil geldiği nokta. aslında, insanın ne geldiği ne gittiği nokta, varolan durumun ta kendisi. hobbes sosyal sözleşme'ye giren toplumların uygarlaşacağını varsayar, ancak barışın kaynağı nedir? dışarıdan gelecek tehditlere karşı devletin ordusu, içeride sosyal sözleşme. uzlaşma toplumu.

    toplumların ulus formunda örgütlendiği -çünkü sermayenin ulus çapında örgütlendiği- çağlarda iş gören bu sosyal sözleşme anlayışı, bu liberal tutum, uluslarası ve daha da ötesi, ulusötesi koşullarda nasıl işleyecektir? barış için gerekecek güvenliği kim sağlayacaktır? abd? o zaman bush, yeni leviathan olarak belirmektedir, ancak insanlık geldiği noktada hiçbir otoriteyi böyle onaylamaz artık ve buna da liberalizmin kendisi neden olmuştur.

    öte yandan sermaye küreselleşmektedir, bir zamanlar barışı sağlamış ulus devlet formu zorunlu olarak eski işlevlerini yitirmektedir (ya da devredilmektedir) ve bunların en başında da güvenlik gelmektedir. günümüzde güvenlik ulus devletin klasik araçlarıyla artık sağlanamamaktadır. bu yüzden herkesin herkese karşı savaşı, hayatımızı sarmış güvenlik kameraları, antiterör timleri, intihar bombacıları, özel güvenlik şirketleri ile tekrar kendisini görünür kılmaktadır.
  • içeriden aldığım bilgiye göre eli kulağında olan savaş.
  • thomas hobbes'a gore devlet olmasa hepimiz aynı değerlerin peşine düşer ve kaçınılmaz olarak çatışmaya girerdik: “herkesin herkesle savaşı” .