şükela:  tümü | bugün
  • zamane toplumunda bulunan bir özellik. ben alışamadım, bünyem kabul etmiyor ama sonunda dahil edecek sistem beni de çarklarına.
  • yürümekle yollar aşınmaz da yürekler nasırlaşmaz mı? yeni adı flörtözlük, eski adı yavşaklık bile övünülecek meziyet oldu.
  • ey romalılar,
    insan genetik kodu icabı soyunu devam ettirmek ve kalıtsal bilgisini aktarmak üzere tasarlanmıştır.
    ne kadar sosyal gelişmiş medeni vs. olduğumuzu iddia etsekte özümüzü değiştiremeyiz.
    bu sebeple her insan evladının doğru eşi bulmak üzere birbirine "yürümesi" de doğaldır.
  • bu yıl defalarca şahit olduğum saçma olay.

    şu zamana dek herhangi bir yürüme olayıyla karşılaşmamıştım sosyal medya manyakları haricinde. fakat bu yıl bakıyorum gayet aklı başında insanlar dmden yürüyüp duruyor ve eminim ki bunu sadece bana da yapmıyorlar. sosyal medyada mide bulandırıcı kıvamda rahat konuşmalar yapılıyor. herkes bilmem kaç flörtünün olduğundan bahsediyor. "hayırdır yani gerçekten bu kadar mı ayaklar altına alındı sevgi denen şey? bu kadar mı kritersizsiniz?" diye sormadan edemiyorum. kimseyi böyle sevemezsiniz arkadaşlar, anlık heveslerinize ve libidonuza sevgiyi alet etmeyin nolur.
  • herkes herkesi sikmek istiyor çünkü.
  • internetin getirdiği olumsuzluklardan biri.

    eskiden birisiyle ilgilenebilmemiz için bir şekilde o kişiyle aynı ortamda bulunmamız gerekiyordu. bu da haliyle iç sesten gelen "o kız sana bakmaz oğlum" uyarılarını beraberinde getiriyordu. şimdi ise en dipteki adam tutup en tepedeki kadına erişebiliyor. bir nevi şans deniyor. üstelik tanıdık olmalarına gerek de yok. farklı kıtalarda bile olabilirler. mesela eskiden üniversitede kızlar teklif ediyormuş geyiği vardı. üniversiteye gidince tüm bu sıkıntı çözülecek sanıyorduk. çünkü millet olarak öz güven denilen şeyden bihaberiz. düşünün özgür kız diye bir karakterin olduğu reklam serisi bile çekildi. hatta yetmedi kadın ünlü oldu. günümüzde gerçekten kızlar da teklif ediyorlar. bunun benim süper birisi olmamla alakası yok üstelik. çünkü en beklenmedik adamın bile takıntısı çıkabiliyor. bu dediklerimin kadın versiyonları zaten ezelden beri var. o yüzden hep erkek üzerinden konuşuyorum.

    yalnız bu durumun doğal bir ilerlemeyle oluşmamasının sancıları da yok değil. erkekler kutuplarda beslenmeye çalışan, ekmeğini taştan çıkaran kutup ayısı gibiyken bir anda somon dolu olan nehirle karşılaşınca ortalık ısırılıp atılmış somondan geçilmez oldu. çünkü biliyoruz ki hepsini bitirmeye kalksak patlarız. kadınlar da tam tersi bir şekilde vitrindeki değerli vazo gibi özenle üzerlerine titrenirken şu an çin malı girmiş pazar gibi derinden sarsıldılar. bazısı öne çıkmak için kadınlığını kullanıyor, bazısı çok kültürlüyüm mesajı vermeye çalışıyor, bazısı da hala piyasa çin malı istilasına uğramamışken en iyi fiyatı yakalamaya kalkıyor. nasılsa ortalık yangın yerine döndü deyip içinden geldiği gibi takılanlar da yok değil. yalnız onların da bu suni ilerlemeden dolayı yetersiz kaldıklarını söylemeliyim.

    şimdi kız gelip çaktırmadığını düşünerek sana yürüyor. sonra olay tam rayına oturacakken eski kutup zamanları mı aklına geliyordur nedir tutup kezbana bağlıyor. sanki o istemiyormuş da sen zorla kendini yamamaya kalkıyormuşsun gibi bir tavır takınıyor. ya hu arkadaşım ben senin gönlünü yapmaya uğraşana kadar somonlu nehre dalar kendi gözüme kestirdiğimi kovalarım. eski ucuz kaçıp kovalanmayı bekleme numaraları geçti artık. niye beni istediğin için benim senin için takla atıp amuda kalkmam gerekiyor? madem ilgin var, bunları sen yapacaksın. bunu söyleyince bizden kötüsü olmuyor. söylemesek konu sinir bozucu bir hal alıyor. özetle bu kadınla erkeğin doğasından gelen rollerin iç içe geçmesi çok da iyi olmadı. belki bizim çocuklarımız, torunlarımız rahat ederler ama biz tam geçiş sürecine denk geldiğimiz için sancısını da biz (kabaca 15-45 yaş arası insanlar) çekiyoruz.