şükela:  tümü | bugün
  • günümüz insanının farkında olmadan içine düştüğü durumdur. günümüzün gelişmiş iletişim teknolojileri aslında insanları yalnızlığa itiyor. sürekli bütün sosyal çevremiz ile iletişimde olduğumuzu düşünüyoruz ama fena halde yanılıyoruz. tamam facebook, twitter, msn ve bunun gibi çeşitli programlar ile sürekli yüzlerce kişi ile bağlantı halindeyiz ama kaç tanesi sizi gerçekten umursuyor, kaç tanesi yazdıklarınızı okuyor, okuyanlardan kaç tanesi ne yazdığınızı anlıyor, anlayanlardan kaç tanesi gerçekten umursuyor? bu oran neredeyse hiçtir, en çok umursayan bile çok güzel yazmış der bir iki yorum yazar ve unutur. bütün insanlar maalesef artık kendi derdinde ve farkında olmadan kendi küçük dünyalarında yaşıyorlarlar.

    (bkz: modern iletişim teknolojilerinin yalnızlaştırması)
  • toplumun insanı yönlendirmesine karşı çıkamayan aciz bireylerin toplumda çok ciddi bir çoğunluk oluşturmasının doğal sonucudur. sürekli facebook, twitter başında; ellerinde android ya da ios yüklü telefonları ve whats app'ın nimetleri yardımıyla sosyalleştiğini zanneden kesim, daha az okumaya ve daha az paylaşmaya doğru yönelir. youtube'da ünlü olan videoları bilmemenin ayıp olduğu ortamlarda kitap okuyanların garipsendiği bir çağa gelmişsinizdir, ansızın. bu durumu reddetmeye çalışanlar ise keskin bir yalnızlıkla baş başa kalmaktan başka çareleri olmayanlardır. bu çağın gereksinimleri reddetmesine rağmen zayıflığı sebebiyle yalnızlığa katlanamayanların ise sevgilisiz yapamadıklarını görmek çok zor değildir; çünkü iki kişinin paylaşabileceği bir dünyada bu keskin yalnızlıktan sıyrılmanın en net çözümlerinden biridir bu. fakat iki kişinin geçinmesinin çok zor olduğu bir dünyada kavgalar, kıskançlıklar, anlaşmamazlıklar arasında boğuşan çiftler de bir şekilde çağa ayak uydurduklarını ve reddettikleri bir hayat tarzının başka bir şeklini yaşadıklarının farkına varamazlar.

    kimsenin kimseyi gerçekten de önemsemediği çağımızda, insanlarımız arkadaşlarının paylaştığı youtube videolarına yorum yaparak, sürekli birileri ile aciz iletişimler kurarak paylaşımlar içinde bulunduğunun ve yalnızlıktan kurtulduğunun sanrısını görebilir adeta. reddetmek, zordur; dediğim gibi bu kadar keskin bir yalnızlığı bünyesinde hisseden insanlar sürekli çelişkiler diyarında "onlar gibi olmanın" hesaplaşmasını yaşarlar. bazıları da bir çemberin içinde ya da dışında kalmanın kararsızlığı arasında hayatlarını mahvederler.

    bir takım şarkılar; bu durumu güzel özetler. biraz da canınızı yakarlar ama yine de dinlemek elzemdir:
    (bkz: başka türlü bir şey)
    (bkz: çember)