• "herkesin polisi kendi vicdanidir, fakat polis vicdani olmayanlarin karsisindadir" diye devam eden, gerek istanbul emniyet mudurluğu'nun sitesini, gerek ankara emniyet mudurlugunun duvarini koskoca bez bir pankartla susleyen, merkezi kontrolu otokontrol uzerinden olumlayan, harikulade, yaratici ankara polisi sloganidir.

    (bkz: yaratici ankara itfaiyesi sloganlari)
  • emniyet genel müdürlüğü binasındaki nal gibi yazı. bana hep şöyle hissettirir: "siz kendi aranızda takıladurun, bu binaya es kaza girerseniz biz sizi... "
  • ankara emniyet müdürlüğü'nün duvarında büyük mavi harflerle yazılı cümle. cümleyi ilk gördüğüm anı hatırlıyorum, 7 veya 8 yaşında olmam lazım, artık ailece nereye gidiyorsak, onu hatırlamıyorum. araba camına sinek gibi yapışmışım, etraftaki her şeyi seyrediyorum. şimdi farkettim o huyum hiç değişmemiş. her gün aynı yolu gidiyorum, hala izlerim. neyse cümleyi zar zor okuduğumu hatırlıyorum. böyle kafama balyoz inmiş gibi olmuştum. daha önce hiç o kadar anlamlı bir cümle görmediğimi düşündüğümü hatırlıyorum. tabi muzaffer izgü, ömer seyfettin, kemalettin tuğcu okuduğum yıllar. mevzu orada değil. vicdan mefhumunun ne olduğunu sanırım o an kavradım gerçek anlamıyla. şunu düşündüğümü hatırlıyorum: demek ki insan vicdan sayesinde başkalarını öldüremez. polisin o'nu yakalamsına gerek kalmaz. zarar vermemeni sağlayan tek şey vicdan.
    çiğ bi düşünce tamam da yaşım belli ehe. ondan sonra polis olmaya karar vermiştim. vicdanı olmayanları bulmak için. sonra çabuk büyüdüm allah'tan, superman olmaya özenmediğime sevindim bari.
    ama cümle sağlamdır, hakkını vermekten hiç vazgeçmedim. ta ki "herkes vicdanı kadardır" cümlesini görene kadar...